Anlamı kesinleşmeyen söz (Küli Çor yazıtı, kırık bağlam): “Işbara bilge Küli Çor kişi … ebmedöki yoḳ erti” Işbara Bilge Küli Çor’un … olmayan (bir yanı) yoktu.
Küli Çor Yazıtı sözlüğü
176 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
12 madde · “e” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
İyi, güzel, hayırlı; nitelikçe üstün: “edgü bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş” iyi bilge kişiyi, iyi yiğit kişiyi (iş başına) getirmezmiş; “eḍgü sawıġ tilengil”…
Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…
Erdem, fazilet; hüner, yetenek, kişisel değer: “aŋar birdi erdem bilig ög uḳuġ” ona erdem, bilgi, akıl, anlayış verdi; “bu erdem bile er tilek arzu yir” insan bu erdeml…
Öğüt; hep “öt erig”: “üküş eḍgü yarlıġ tümen öt erig” pek çok iyi buyruk, binlerce öğüt; “teginmek öt erig tıltaġınta” öğütle eğitme sebebiyle.
Herhalde, muhakkak, belki (tahmin ve kesinlik bildirir): “bilge ermiş erinç alp ermiş erinç” (kağanlar) bilgeymiş herhalde, yiğitmiş herhalde; “teŋri ança tėmiş erinç” …
Anlamı kesinleşmeyen söz; bir kişi ya da boy adının parçası olabilir (Küli Çor yazıtı): “ḳarluḳ yegren ermelıġ arḳasin sıyu urtı” Karluk(ların) Yegren Ermelig(in) sırtı…
Anlamı kesinleşmeyen söz (Küli Çor yazıtı): “ab ablasar ermeli teg erti” ava çıksa … gibiydi (bir av hayvanı ya da kuşu olmalı).
Ev, konut; yurt: “atın mindi keldi eviŋe turup” atına bindi, kalkıp evine geldi; “ewindin turup çıḳtı” evinden kalkıp çıktı; “tört yıŋaḳtın … ėwleriŋizdin” evlerinizden…
İl, devlet, ülke; siyasi birlik ve halkı: “eçim ḳaġan ėli ḳamşaġ boltuḳınta” amcam kağanın ili sarsıldığında; “teŋride bolmış ėl ėtmiş bilge ḳaġan” gökte doğmuş, ili dü…
Elteber, Türk devletinde bağlı boyların başındaki beylere verilen unvan: “az elteberig tutdı” Az elteberini tuttu; “eki elteberlig bodun” iki elteberli halk; “uyġur elt…
Düzenlemek, yapmak, kurmak; (ülkeyi) örgütlemek: “tört buluŋuġ ėtmiş yıġmiş yaymiş basmiş” dört yanı düzenlemiş, toplamış, yaymış, bastırmış; “teŋride bolmış ėl ėtmiş b…