(Budist metinlerde, Sanskritçe śikṣāpada/śīla) ahlak kuralı, dinî buyruk; yemin edilerek üstlenilen perhiz; “çaḫşapat tut-” tutmak, “küzet-” korumak, “sı-” bozmak: “upa…
Sekiz Yükmek sözlüğü
1.038 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
9 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
Ahlak kurallarına bağlı, kurallı; kurallardan oluşan: “arıġ çḫşaputlġ tınlġlar” arı kurallara bağlı canlılar; “çhşaputlug et-özler” kuralları tutan bedenler; “çḫşapt-lı…
(Budist kozmolojide, Sanskritçe Jambudvīpa) insanların yaşadığı güney kıtası, bizim dünyamız; çoğu kez “uluş” ya da “yėr suv” ile: “bu çambudvip uluş üç türlüg uluġ çoġ…
İftira, koğuculuk; çoğu kez “yoŋaġ” ile ikileme: “tilin azuk yalġan sav sözledim erser .. çasut yoŋaġ ḳıltım erser” diliyle kötü, yalan söz söylediysem, iftira ve koğuc…
Hüner, çare, ustaca yol; hep “al” ile ikileme (“al çeviş”, “alın çevişin”): “ḳuanşi im pusar neçükin ne alın çevişin bu çambudvip yėr suvda yorıyur” Avalokiteśvara hang…
Yoksul, fakir; yoksul kişi: “bilig baylıḳ ol bir çıġay bolġusuz” bilgi, yoksullaşmayan bir zenginliktir; “ḳamuġ eḍgü isiz çıġay baylıḳım” iyi kötü, yoksulluğum zenginli…
Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…
Batmak, dibe gitmek (suya, çamura, uykuya): “taluy ögüz tegzinçiŋe çomar” okyanusun dibine batar; “basa basa taḳı çomar batarlar” gittikçe daha çok batarlar; “沈没於睡眠 çom…
(Dizini) çöktürmek, diz çökmek: “oŋ tizin çökitip” sağ dizini yere koyup; “oŋ egninteki tonın birtin açınıp tizin çökidip” sağ omzundaki giysiyi açıp dizini yere koyup.