İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Saddharmapuṇḍarīka Sūtra sözlüğü

451 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

44 madde · “a” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

ada isim 1

Tehlike, bela, zarar: “bu adatın ozġuluġ yoluŋ közünmez” bu tehlikeden kurtulacak yolun görünmüyor; “bı bıçġu adasıŋa tüşmezünler” kılıç bıçak tehlikesine düşmesinler.

13 biçim · 10 eser
adın sıfat 5

Başka, diğer, öteki: “bar adın orunta sözlep” başka yerde söyleyip; “adın kişilertin tıdıġ bar” başka kişilerden engel var; “aḍın yol” başka yol.

29 biçim · 17 eser
adınçıg sıfat 1

Şaşılası, harika, olağanüstü: “adınçıġ muŋadınçıġ soġançıġ tatıġlıġ nom” harika, şaşılası, hoş ve tatlı öğreti; “adınçıġ alp erdem” olağanüstü güçlü erdem; “aşoḳ atlıġ …

4 biçim · 7 eser
adruḳ sıfat 4

Başka, farklı; “adruḳ adruḳ” türlü türlü, çeşit çeşit: “adruḳ adruḳ emgek teginürler” türlü türlü acılar çekerler; “adruḳ adruḳ etüz körtgürüp” türlü türlü beden göster…

13 biçim · 8 eser
adruḳsuz sıfat 1

Farksız, eşit: “bu ėki kişiniŋ edgü ḳılınçı bir teg tüz adruḳsuz tėtir” bu iki kişinin iyi işi bir ve eşit, farksız sayılır.

2 biçim · 3 eser
aġı isim 1

Değerli kumaş, ipek; hazine: “tabġaç bodun sabı süçig, aġısı yımşaḳ” Çin halkının sözü tatlı, ipeği yumuşak; “bir tümen aġı, altun kümüş” on bin (top) ipek, altın gümüş.

11 biçim · 12 eser
aġır sıfat 3

Ağır, yükü çok: “zerre aġırınça” zerre ağırlığınca; “yėnikin aġırın bilmek” hafifini ağırını bilmek.

7 biçim · 13 eser
aġırla- fiil 2

Saygı göstermek, ağırlamak, hürmet etmek: “ayayu aġırlayu yükünüp” saygıyla eğilerek; “aġırla kişig” insanlara saygı göster; “sini kim aġırlar, aġırla anı” seni kim ağı…

28 biçim · 9 eser
aġlaḳ sıfat 1

Tenha, ıssız, yalnız: “yaḳa yalıŋuz aġlaḳ sögüt tübinte olurġalı küseyür erdim” kıyıda, yalnız ve tenha bir ağacın dibinde oturmak isterdim; “yiri taḳı aġlaḳ” yeri de ı…

4 biçim · 4 eser
aġuḳ- fiil 1

Zehirlenmek: “aġuḳup ölmegey” zehirlenip ölmez; “aġuḳmış tınlıġlar” zehirlenmiş canlılar.

3 biçim · 4 eser
ajun isim 1

Dünya, âlem; insanların yaşadığı yer: “ajun itgüke açtı uştmaḫ yolı” dünyayı düzenlemek için cennet yolunu açtı; “isiz ajun ḳaldı mu” kötü dünya (geride) mi kaldı; “aju…

28 biçim · 11 eser
al- fiil 6

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser
al isim 3

Hile, düzen, kurnazlık: “olarnıŋ alları” onların düzenleri; “taŋrı … kafirlerniŋ alını” Tanrı kâfirlerin düzenini (boşa çıkarır).

7 biçim · 15 eser
alın isim 1

Alın: “yaruḳ tut alın” alnını (yüzünü) aydınlık tut; “ḳadaşıŋa zahid alın tügdi ḳaş” zahit kardeşine alnını, kaşını çattı; “daġ baslur anıŋ birle alınları” onunla alınl…

4 biçim · 9 eser
alḳın- fiil 1

Tükenmek, bitmek, yok olmak: “neçe tirse dünya tüker alḳınur” ne kadar toplanırsa toplansın dünya tükenir, biter; “aġı barım alḳınsar” mal mülk tükenirse; “kişi sözlese…

29 biçim · 15 eser
alḳınçsız sıfat 11

Tükenmez, bitmez: “alḳınçsız kögüzlüg bodisvt” tükenmez gönüllü bodhisattva (Akṣayamati); “alḳınçsız buyanlar” tükenmez sevaplar; “adruḳ adruḳ alḳınçsız körk” türlü tür…

4 biçim · 5 eser
alḳu sıfat 8

Bütün, hep, her: “alḳu tınlıġlar” bütün canlılar; “alḳu nizvanılar” bütün tutkular; “alḳu işlerig bütürür” bütün işleri başarır.

13 biçim · 11 eser
alḳuġun zarf 2

Hep birlikte, topluca: “alḳuġun eligin ḳavşurup” hep birlikte ellerini kavuşturup; “ḳamaġ yalŋuḳlar alḳuġun … atın atamış kergek” bütün insanlar hep birlikte (onun) adı…

2 biçim · 4 eser
alp sıfat 2

Yiğit, kahraman, cesur: “toŋa alp er erdi” Tonga yiğit bir erdi; “edgü alp kişig” iyi, yiğit kişiyi; “ḳaġanı alp ermiş” kağanı yiğitmiş; “alpın erdemin üçün” yiğitliği …

10 biçim · 17 eser
altmış sayı 1

Altmış: “yaşıŋ erse altmış, öḍüŋ erse ḳış” yaşın altmışsa, zamanın kış demektir; “altmış ėki koti” altmış iki koti; “tuġmışta berü altmış yaşḳa tegi” doğduğundan beri a…

2 biçim · 5 eser
altun isim 1

Altın: “altun kümüş” altın gümüş; “sarıġ altunın, ürüŋ kümüşin” sarı altınını, ak gümüşünü; “altun örgin üze olurupan” altın taht üzerine oturup; “altun birle ėtiglerin…

7 biçim · 15 eser
amraḳ sıfat 1

Sevgili, sevimli, candan sevilen: “amraḳ oġlum” sevgili oğlum; “amraḳ ėçimiz” sevgili ağabeyimiz; “alḳu kişike amraḳ bolur” herkese sevimli olur; “bir ikintişke ertiŋü …

5 biçim · 8 eser
amranmaḳ isim 1

Sevgi, sevme: “ulug amranmaḳın aġır küsüşün bitidim” büyük sevgiyle, derin istekle yazdım; “bir amranmaḳ ezrua teŋri tamġası” birinci, sevgi: Zurvan tanrının mührü; “ög…

12 biçim · 7 eser
amrıl- fiil 1

Dinmek, sakinleşmek, yatışmak; çoğunlukla “öç-” ile (on iki halkalı oluş zincirinin sönüşünde): “tutyaḳ öçser amrılsar, ḳılınç öçer amrılur” tutunma söner, dinerse karm…

8 biçim · 6 eser
amtı zarf 2

Şimdi, bu anda; artık: “amtı türk yigit erken” şimdi genç iken; “amtı ökünürbiz” şimdi pişmanlık duyuyoruz; “ol amtı anıġ yoḳ” o şimdi (artık) kötü değil; “amtı şasdr y…

10 biçim · 16 eser
and isim 2

Ant, yemin: “iḍiŋ tuta and” Rabbin adına ant olsun; “and key birürler” ant ve söz verirler; “bu and tutġuçı” bu yemini tutan; “andlarıŋız” yeminleriniz, antlaştıklarınız.

13 biçim · 7 eser
andıḳ- fiil 1

Ant içmek, yemin etmek: “andıḳarlar taŋrı tuta” Tanrı adına yemin ederler; “andıḳtılar taŋrı tuta ḳatıġraḳ andlarını” Tanrı adına en ağır yeminlerle ant içtiler; “ant a…

4 biçim · 3 eser
antag sıfat 6

Öyle, o türlü (Uygur metinlerinde): “antaġ küçlüg men” öyle güçlüyüm; “bolmaḳ yme antaġ erür” oluş da öyledir; “antaġ nizvanı basınçıŋa ulınıp” öyle tutku baskısına yen…

7 biçim · 10 eser
ara isim 7

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
arıġ sıfat 3

Temiz, arı, saf: “arıġ topraḳ” temiz toprak; “arıġ ton” temiz giysi; “ay teŋriniŋ arıġ yaruḳı” ayın temiz ışığı; “araġ turug köŋül” arı, duru gönül.

18 biçim · 16 eser
artuḳ sıfat 1

Fazla, çok, aşırı: “üküş sözde artuḳ asıġ körmedim” çok sözde fazla yarar görmedim; “artuḳ emgek” fazla sıkıntı; “arduḳraḳ kėŋ” daha geniş.

9 biçim · 14 eser
aryavlokitéşvar özel ad 1

Şefkat bodhisattvası Āryāvalokiteśvara: “miŋ közlüg miŋ éliglig amduq körgeli erklig aryavlokidéşvar bodistv” bin gözlü, bin elli, (dilediğince) görmeye muktedir Āryāva…

5 biçim · 3 eser
asıġ isim 8

Yarar, fayda, kazanç; “asıġ tusu” yarar ve fayda: “nomḳa ulaġ sapaġ asaġ tusu ḳılmış bolalım” öğretiye sürekli yarar sağlamış olalım; “tınlıġlarḳa asıġ tusu ḳılmaḳı” ca…

31 biçim · 13 eser
asuri isim 1

Asura: tanrılarla savaşan güçlü yarı tanrı varlıklar (Sanskritçe asura): “tŋriler yekler lular kntrler asurlar” tanrılar, iblisler, ejderler, gandharvalar, asuralar; “a…

7 biçim · 5 eser
aş isim 1

Yemek, aş, yiyecek: “aş içgü” yiyecek içecek; “yėgü aş” yiyecek; “biligligke bilgi tükel ton aş ol” bilgili için bilgi hem giysi hem yemektir; “yigüm arpa aş” yemeğim a…

16 biçim · 13 eser
at isim 15

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
ata- fiil 27

Adlandırmak, ad vermek; unvan vermek: “bu ma‘ni üçün atım ay toldı tip atadı” bu anlam için adımı Aytoldı diye koydu; “yabġu atadı” yabgu unvanı verdi; “mahaḳaşip tėp a…

27 biçim · 11 eser
atan- fiil 6

Adlandırılmak, … diye anılmak: “bodistv atanur” bodhisattva diye anılır; “ün ėşitgüçi tėp atantı” ‘sesi işiten’ diye adlandırıldı; “fasiḳ atanma” fasık diye anılma; “kö…

9 biçim · 7 eser
atlıg sıfat 4

Adlı, … adında: “ay toldı atlıġ er” Aytoldı adlı bir er; “aşoḳ atlıġ sögüt” Aşoka adlı ağaç; “bėş türlüg anantiras atlıġ aġar tsuy” anantiras denen beş ağır günah; “sum…

17 biçim · 19 eser
aya- fiil 3

Saymak, saygı göstermek, ağırlamak; çoğunlukla “aġırla-” ile ikileme: “ayayu aġırlayu yükünür men” saygıyla, hürmetle eğilirim; “ayayu aġırlayu tutmış kergek” saygı ve …

15 biçim · 8 eser
ayıġ sıfat 2

Kötü, fena: “ayıġ ḳılınç” kötü iş, günah; “ayıġ yavız yol” kötü ve aşağı (yeniden doğuş) yolları; “ayıġ saḳınġuçılar” kötülük düşünenler; “ayıg ıraḳ yolta emgenü kelmiş…

13 biçim · 10 eser
ayıt- fiil 2

Sormak: “ayıttı bu ḫacib sözin yetrürek” hacip sözünü sürdürerek sordu; “bilirke ayıt tüş, ayıtma kiçe” rüyayı bilene sor, gece sorma; “ayıtma maŋa” bana sorma; “ayıtma…

41 biçim · 11 eser
azḳına sıfat 1

Azıcık, pek az; biraz: “meger azḳına” pek azı dışında; “körkitür saŋa olarnı taŋrı tüşüŋ içinde azḳına” Tanrı onları sana rüyanda az gösterir; “azḳına tat” azıcık tat; …

6 biçim · 8 eser
azu bağlaç 2

Veya, ya da; “azu … azu” ya … ya: “braman oḳusınta erser azu ... ksatirik oġusınta erser” brahman soyundan olsa ya da kşatriya soyundan olsa; “anıŋ oḳşaġı yoḳ azu meŋze…

3 biçim · 13 eser