İç, içeri; karın, gönül: “ay iç taş biligli” ey içi dışı bilen; “taşı teg içi ol içi teg taşı” dışı gibi içi, içi gibi dışıdır; “körü barsa erdi içim taşlarım” içimi dı…
Saddharmapuṇḍarīka Sūtra sözlüğü
451 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
9 madde · “i” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
Cin, kötü ruh (Sanskritçe rakṣasa karşılığı); hep “yek içgek”: “tolu yavlaḳ yek içgek ėrser kėlip ol kişig ölürgeli” kötü cinler, periler gelip o kişiyi öldürmek isters…
İçecek; hep “aş içgü” yiyecek içecek: “körügli ne barmu yigü içgü aş” gözetecek, yiyecek içecek var mı; “kim yėme aş içgü oġurlap yėgüçiler erdi” yiyecek içecek çalıp y…
Halktan kişi, sıradan (dünyevi) insan; “ḳara igil bodun” avam: “ḳara igil bodunıg yoḳ ḳılmadım” avam halkı yok etmedim; “birök igil nomçı törüçi körkin” eğer halktan, ö…
İkinci kez, yeniden, bir daha: “alḳınçsız kögüzlüg bodisvt yana ėkileyü ötünti” Akṣayamati bodisatva yine ikinci kez ricada bulundu; “niz-vanıları anın ikileyü tuġum te…
Hükümdar, kral (KB’de hükümdar Küntogdı’nın adı yerine de geçer): “ilig aydı uḳtum men emdi sözüŋ” hükümdar dedi: sözünü şimdi anladım; “ilig köz ḳulaḳ tuttı ilde ḳamuġ…
(Çince 音) ses; yalnız Avalokiteśvara’nın Çince adında, “ḳuanşi im (pusar)” (Guanshiyin, ‘dünyanın sesini duyan’): “tavġaçça ḳuanşi im tėtir” Çincede Guanshiyin denir; “…
Şöyle, böyle; “inçe tėp” şöyle diye; “inçe tėser” şöyle denirse, yani; “inçe ḳaltı” tıpkı şöyle ki: “inçe tėp yarlıġḳadı” şöyle buyurdu; “anı üçün inçe saḳınu etgintimi…
(Budist metinlerde ve KB’de) zavallı, acınacak; (isim) sıkıntı, zahmet: “irinç lġ umuġsz inaġsz bu tınlġlar” zavallı, umutsuz, sığınaksız bu canlılar; “biz-nii teg irin…