İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Ongin Yazıtı sözlüğü

142 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

21 madde · “b” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

balbal isim 2

Balbal: ölünün mezarı önüne, onun öldürdüğü düşmanları simgeleyerek dikilen taş: “baz ḳaġanıġ balbal tikmiş” Baz Kağan’ı (babamın mezarına) balbal olarak dikmiş; “alp e…

2 biçim · 3 eser
balıḳ isim 1

Kent, şehir: “balıḳ uluşug” kenti ve ülkeyi; “toġu balıḳda süŋüşdümiz” Toğu kentinde savaştık; “şantuŋ balıḳḳa, taloy ügüzke tegmiş yoḳ ermiş” Şantung kentine, denize u…

22 biçim · 17 eser
bar isim 1

Var, mevcut: “til asġı telim bar, yası ma üküş” dilin yararı çoktur, zararı da çok; “ol ėki kişi bar erser” o iki kişi var oldukça; “birök antaġ edgü öglisi bar erip” e…

14 biçim · 21 eser
bar- fiil 5

Gitmek; bir yere varmak, ulaşmak: “anta kėrü barıp” oradan geri gidip; “yaġru barıp, üküş kişi ölt(ü)g” yaklaşıp çok kişi öldün; “teŋri yėrinte barġu yolug aç” tanrı yu…

87 biçim · 23 eser
bas- fiil 1

Basmak, bastırmak, üstüne çökmek: “üze teŋri basmasar, asra yėr telinmeser” üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe; “bastı ölüm aġtaru” ölüm bastırıp devirdi; “ed…

21 biçim · 13 eser
basa edat 1

(Çoğunlukla “anta/antada basa”) sonra, ardından: “anta basa tört yıŋaḳdaḳı ėligler” ondan sonra dört yandaki hükümdarlar; “antada basa üküş türlüg nom bitig bititdiler”…

6 biçim · 11 eser
bat zarf 1

Çabuk, tez: “küwez alp sekirtip çerig sürse bat” kibirli yiğit atını sıçratıp orduyu çabuk sürerse; “ḳılıçı … sınar, uvşanur, neŋ bat ḳılu umaz” kılıcı kırılır, parçala…

1 biçim · 3 eser
batsık isim 1

Batı, gün batısı (çoğunlukla “kün batsıḳı”): “öŋre kün tuġsıḳıġa, kisre kün batsıḳıġa tegi” ileride gün doğusuna, geride gün batısına dek; “kün batsıkıŋa” gün batısına;…

7 biçim · 6 eser
beḍük sıfat 1

Büyük, ulu, yüce: “beḍük yılan” büyük yılan; “bay bedük kişiler” zengin, ulu kişiler; “ulug bedük sögüt” büyük ağaç; “ḳırlar ediz bedük” tepeler yüksek, büyük; “biligli…

8 biçim · 10 eser
beg isim 2

Bey, soylu, yönetici: “türük begler bodun, bunı eşidiŋ” Türk beyleri, halkı, bunu işitin; “begli bodunlıġ yoŋaşurtuḳin üçün” beylerle halkı birbirine düşürdüğün için; “…

41 biçim · 20 eser
bengü sıfat 1

Ebedî, kalıcı: “ötüken yış olursar bengü ėl tuta olurtaçı sen” Ötüken ormanında oturursan ebedî ülke tutarak oturacaksın; “neŋ neŋ sabım erser bengü taşḳa urtum” ne söz…

3 biçim · 3 eser
bėr- fiil 5

Vermek: “ıraḳ erser yablaḳ aġı berür, yaġuḳ erser edgü aġı berür” uzakta isen kötü armağan, yakında isen iyi armağan verir; “teŋri ėl berigme teŋri” ülke veren Tanrı; “…

165 biçim · 22 eser
bilge sıfat 6

Bilge, bilgili, akıllı: “biligsiz otın sen ay bilge ḳuta” ey bilge, bilgisizin derdine sen deva ol; “anıŋ ara bir bilge kişi” onların arasında bilge bir kişi; “bilge tu…

20 biçim · 21 eser
biriye isim 1

(Köktürk yazıtlarında) güney; güneyde: “biriye çuġay yış” güneyde Çuğay ormanı; “biriye şadapıt begler” güneydeki şadapıt beyleri; “biriye tabġaçda atı küsi yoḳ boltı” …

4 biçim · 4 eser
biti- fiil 1

Yazmak: “bitig bitidim” yazıt yazdım; “yolluġ tėgin bitidim” (ben) Yolluğ Tegin yazdım; “bitidim kitabnı mėva‘iz mėsėl” kitabı öğütler ve örneklerle yazdım; “bitise ḳal…

30 biçim · 15 eser
bitig isim 1

Yazı, yazılı şey; kitap, mektup: “bitip ḳoḍmış atın tirigke bitig” adını dirilere yazılı olarak bırakmış; “nom bitig” dinî kitap, sutra; “ilig me bitisü öz elgin bitig”…

18 biçim · 14 eser
biz zamir 3

Biz (birinci çoğul kişi zamiri): “biz aş teg ertimiz” biz aç gibiydik; “ne ogrınta biziŋ begimiz” ne yüzden bizim beyimiz; “ökünür biz” pişman oluruz; “biziŋe yaŋıltuḳi…

19 biçim · 19 eser
boḍun isim 5

Halk, kavim, ulus: “türük bodun, bunı eşidiŋ” Türk halkı, bunu işitin; “yir basruḳı taġ, boḍun basruḳı beg” yerin ağırlığı dağ, halkın ağırlığı beydir; “begli bodunlıg”…

64 biçim · 16 eser
bol- fiil 5

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser
buluŋ isim 1

Köşe, yön, taraf: “tört buluŋdaḳı bodunug ḳop almış” dört köşedeki halkları hep almış; “öŋdün küntün buluŋda ögrünçlüg yėl yiltirdi” doğu-güney köşesinde sevinçli rüzgâ…

8 biçim · 10 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz: “buzḳunça kelir ertimiz” … geliyorduk.

1 biçim · 1 eser