İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Ongin Yazıtı sözlüğü

142 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

13 madde · “e” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

eçü isim 1

Ata, büyük ata; hep “eçü apa” ikilemesiyle, atalar: “eçüm apam bumın ḳaġan ištemi ḳaġan olurmış” atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan tahta oturmuş; “eçümiz apamız tutmış…

3 biçim · 3 eser
eḍgü sıfat 1

İyi, güzel, hayırlı; nitelikçe üstün: “edgü bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş” iyi bilge kişiyi, iyi yiğit kişiyi (iş başına) getirmezmiş; “eḍgü sawıġ tilengil”…

55 biçim · 21 eser
ekin isim 1

İki, ikisi; hep “ekin ara” ikisi arasında (Orhon yazıtlarında): “kök teŋri asra yaġız yėr ḳılıntuḳda ekin ara kişi oglı ḳılınmış” üstte mavi gök, altta yağız yer yaratı…

4 biçim · 8 eser
er isim 2

Er, erkek; adam, kişi: “bilig bilse ötrü yırar erde ig” (insan) bilgi bilirse hastalık ondan uzaklaşır; “ögü bilmez erke ögüt ögretür” akıl bilmeyene öğüt öğretir; “ḳuş…

14 biçim · 21 eser
er- fiil 10

Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…

121 biçim · 26 eser
eren isim 1

Erler, adamlar; yiğitler, kahramanlar (er’in topluluk biçimi): “ajunda ne yaŋlıġ eren toġdı kör” dünyada ne türlü yiğitler doğdu, bak; “ulşıp eren börleyü” erler kurt g…

14 biçim · 11 eser
erinç edat 1

Herhalde, muhakkak, belki (tahmin ve kesinlik bildirir): “bilge ermiş erinç alp ermiş erinç” (kağanlar) bilgeymiş herhalde, yiğitmiş herhalde; “teŋri ança tėmiş erinç” …

2 biçim · 10 eser
ev isim 1

Ev, konut; yurt: “atın mindi keldi eviŋe turup” atına bindi, kalkıp evine geldi; “ewindin turup çıḳtı” evinden kalkıp çıktı; “tört yıŋaḳtın … ėwleriŋizdin” evlerinizden…

68 biçim · 18 eser
ėl isim 3

İl, devlet, ülke; siyasi birlik ve halkı: “eçim ḳaġan ėli ḳamşaġ boltuḳınta” amcam kağanın ili sarsıldığında; “teŋride bolmış ėl ėtmiş bilge ḳaġan” gökte doğmuş, ili dü…

51 biçim · 20 eser
ėlet- fiil 1

Götürmek, sevk etmek, (orduyu) yönetmek: “ḳaġanıma ötünüp sü ėletdim” kağanıma arz edip orduyu sevk ettim; “bu süg ėlet” bu orduyu götür; “eletiŋler bu köŋlekimni” bu g…

7 biçim · 4 eser
ėltėriş özel ad 2

İltiriş (Kutluk) Kağan, İkinci Türk Kağanlığı’nın kurucusu, Bilge Kağan ile Kül Tigin’in babası: “buyla baġa tarḳan birle ėltėriş ḳaġan bolayın” Buyla Baga Tarkan ile İ…

2 biçim · 4 eser
ėt- fiil 2

Düzenlemek, yapmak, kurmak; (ülkeyi) örgütlemek: “tört buluŋuġ ėtmiş yıġmiş yaymiş basmiş” dört yanı düzenlemiş, toplamış, yaymış, bastırmış; “teŋride bolmış ėl ėtmiş b…

72 biçim · 19 eser
ėyin edat 1

Ardınca, peşi sıra; -e göre, uygun olarak: “teŋriken ėyin anta yorımiş” Tanrı gibi (kağanın) ardınca orada yürümüş; “ḳaltı ėyin yatdaçılar erür” tıpkı ardınca yatanlar …

7 biçim · 8 eser