İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası sözlüğü

2.572 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

26 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

çadır isim 1

Çadır: “yaġutġan olar üze öz çadırları içre” (örtülerini) çadırları içinde üzerlerine yaklaştırsınlar.

2 biçim · 2 eser
çaḳır sıfat 1

(Göz için) mavi-gri, çakır: “ol kün çaḳır közlügler” o gün (günahkârları) gözleri gövermiş olarak (toplarız).

1 biçim · 1 eser
çaḳır- fiil 1

Bağırmak, sesini yükseltmek: “ḳıġırmaŋ çaḳırmaŋ aŋa sözledükde” onunla konuşurken bağırıp çağırmayın.

1 biçim · 1 eser
çal- fiil 1

Yere çalmak, fırlatıp vurmak: “tutup çaldı yirke aġır ig kelip” ağır hastalık gelip onu tutup yere çaldı; “ıtım tutup ḳodı çaldı” … tutup aşağı çaldı; “iḍisin çalar yir…

6 biçim · 4 eser
çalpaḳ sıfat 1

Çirkin, utanç verici, hayâsızca (iş): “yıġar çalpaḳ işdin yawuz işdin” (Tanrı) çirkin işten ve kötü işten men eder.

1 biçim · 1 eser
çaw isim 1

Ün, şöhret, nam; çoğu kez “kü çaw” ikilemesiyle: “atı eḍgü bolsa kü çaw bolġu teg” adı iyi olursa ünü, şöhreti olur; “kü çaw at tilese tuz etmek yitür” ün ve ad dilerse…

7 biçim · 3 eser
çeçek isim 1

Çiçek: “tü tü çeçek çergeşür” türlü türlü çiçek sıralanır; “teŋridem hua çeçekler yüzken yaġmur osuglug yaġıdtılar” tanrısal çiçekleri yağmur gibi yağdırdılar; “kim çıḳ…

13 biçim · 8 eser
çehar-daŋ isim 1

(Kur’an çevirisinde, Farsça) dört altıda bir, yani üçte iki (miras payı): “eger bolsalar ikegü ol ikike iki iki çehar-daŋ andın kim ḳoḍtı” eğer (kız kardeşler) iki kişi…

1 biçim · 1 eser
çekürge isim 2

Çekirge: “ıḍtımız olar üze aḳar suwnı çekürgeni yaḍaġ çekürge hem baḳalar hem ḳannı” onların üzerine tufanı, çekirgeyi, yaya çekirgeyi (haşereyi), kurbağaları ve kanı g…

2 biçim · 1 eser
çeraġ isim 2

Kandil, lamba, ışık kaynağı (Kur’an çevirisinde peygamber ve kitap için): “ündegüçi taŋrıḳa anıŋ yarlıġı birle hem çeraġ yaruḳ yıldraġan” Tanrı’ya, onun izniyle çağıran…

1 biçim · 1 eser
çıġay sıfat 6

Yoksul, fakir; yoksul kişi: “bilig baylıḳ ol bir çıġay bolġusuz” bilgi, yoksullaşmayan bir zenginliktir; “ḳamuġ eḍgü isiz çıġay baylıḳım” iyi kötü, yoksulluğum zenginli…

10 biçim · 9 eser

Yoksulluk: “ol erke çıġaylıḳ yolını açar” o kişiye yoksulluk yolunu açar; “bor içse açıldı çıġaylıḳ yolı” şarap içerse yoksulluk yolu açılır; “çıġaylıḳ yarınlıḳ azuḳ yo…

3 biçim · 3 eser
çıḳ- fiil 56

Çıkmak, dışarı çıkmak; bir yerden ayrılmak: “kirü hem çıḳa bilse oldruġ turuġ” oturup kalkmayı, girip çıkmayı bilse; “iligke kirli hem çıḳa türçidi” hükümdarın yanına g…

38 biçim · 4 eser
çıḳar- fiil 40

Çıkarmak, dışarı çıkarmak; bir yerden sürmek: “iḍimiz çıḳarġıl bizni bu uluşdın” Rabbimiz, bizi bu ülkeden çıkar; “tileyürler kim çıḳarsalar sizni yeriŋizdin” sizi yurd…

25 biçim · 3 eser
çıḳarıl- fiil 6

Çıkarılmak, sürülmek; (ölüler) diriltilip çıkarılmak: “anlar kim çıḳarıldılar saraylarındın hem tawarlarındın” yurtlarından ve mallarından çıkarılanlar; “eger çıḳarılsa…

6 biçim · 1 eser
çıḳrıḳ isim 1

Çığlık, feryat: “utru keldi uraġut çıḳrıḳ birle urdı yüzini” kadın çığlık atarak karşıya geldi, yüzüne vurdu.

1 biçim · 1 eser
çın sıfat 28

Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…

8 biçim · 11 eser
çınġar- fiil 3

Doğrulamak, gerçekliğini onaylamak; Kur’an çevirisinde “çınġarıġlı” önceki kitabı doğrulayan: “ıḍtımız saŋa bitigni sezasınça çınġarıġlı ol kim anda öŋdin” sana kitabı …

2 biçim · 1 eser
çınlıḳ isim 2

Doğruluk, gerçeklik: “uluġ ḫacib artuḳ bütün çın kerek / bu çınlıḳ bile keḍ bütün din kerek” büyük hacip çok güvenilir, doğru olmalı; bu doğrulukla birlikte dini de sağ…

1 biçim · 2 eser
çın-oḳ zarf 70

(Kur’an çevirisinde, Arapça laqad karşılığı) gerçekten, andolsun, şüphesiz: “çın-oḳ keçti sizde öŋdin yollar” sizden önce nice olaylar gelip geçti; “çın-oḳ törüttimiz t…

1 biçim · 1 eser
çoġıçı sıfat 2

Çekişmeci, kavgacı, tartışmayı seven: “törütti kişilerni uça suwındın kim ol ol çoġıçı üstelgen belgülüg” insanı bir damla sudan yarattı, o ise apaçık bir çekişmeci, (s…

2 biçim · 1 eser
çovlan- fiil 1

Pişip kavrulmak, yanıp kızarmak (?) (Kur’an çevirisinde): “kim çovlansa terileri tegşürgey-miz olarḳa teriler anda aḍın” derileri pişip yandıkça onlara başka deriler de…

1 biçim · 1 eser
çök- fiil 2

Diz çökmek: “hazır ḳılur-miz olarnı tamuġ yöresiŋe çöküp” onları cehennemin çevresinde diz çökmüş olarak hazır ederiz; “körgey sen ḳamuġ ümmetni çökügli” her ümmeti diz…

2 biçim · 2 eser
çöprek isim 1

Paçavra, eski bez parçası: “ey ḳaşḳi men ölsem munda burun bolsam hayz çöpreki unutulmış” keşke bundan önce ölseydim de unutulmuş bir aybaşı bezi olsaydım.

1 biçim · 1 eser
çupan isim 1

Çoban (Kur’an çevirisinde): “içürmez-miz yandurmaġınça çupanlar” çobanlar (hayvanlarını) sudan çekinceye dek biz sulamayız.

1 biçim · 1 eser
çübür isim 1

Kıl, (özellikle keçi) kılı: “ḳoy yüŋlerindin tewe yüŋlerindin çübürlerindin orun töşekler” koyun yünlerinden, deve yünlerinden ve kıllarından yaygılar, döşekler.

1 biçim · 1 eser