İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası sözlüğü

2.572 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

26 madde · “d” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

dad isim 8

Adalet, hak gözetme; “dad bėr-”, “dad ḳıl-” adaletle davranmak: “hergiz yaraġlarıŋız bolmaz kim dad bėrseŋiz uraġutlar arasında” kadınlar arasında asla adaleti tam sağl…

1 biçim · 2 eser
daġ isim 1

Kızgın demirle vurulan iz, dağ: “ol kün kim ıstılur anıŋ üze tamuġ otı içre daġ baslur anıŋ birle alınları hem yanları hem arḳaları” o gün (altın ve gümüş) cehennem ate…

1 biçim · 1 eser
da‘viçi sıfat 1

Çekişmeci, inatçı, kavgacı: “ḳorḳutġay sen tėp anı boḍunlarnı ḳatıġ da‘viçi boḍunlar” onunla inatçı, kavgacı bir topluluğu uyarasın diye.

1 biçim · 1 eser
davud özel ad 8

Davut peygamber: “bėrdimiz Davudḳa zeburnı” Davut’a Zebur’u verdik; “ey Davud biz ḳıldımız sėni ḫalife yer içinde” ey Davut, seni yeryüzünde halife kıldık; “ançada kird…

3 biçim · 1 eser
derece isim 8

Derece, mertebe, rütbe: “uluġraḳ derece taŋrı üskinde” Tanrı katında daha büyük derece; “dereceler andın yarlıḳamaḳ hem rahmet” ondan dereceler, bağışlanma ve rahmet; “…

6 biçim · 1 eser
dereŋ isim 9

Gecikme, oyalanma, bir yerde kalma; “dereŋ ḳıl-” gecikmek, eğlenmek, kalmak: “taŋrı olarnıŋ ḳopup çıḳmaḳlarını dereŋ ḳıldı” Tanrı onların (sefere) çıkmasını geciktirdi;…

1 biçim · 1 eser
dergah isim 4

(Tanrı’nın) katı, huzuru, dergâh: “bėrür dergahında uluġ yanut” katından büyük ödül verir; “bėrgil maŋa seniŋ dergahıŋdın bir eḍgü oġul” katından bana iyi bir oğul ver;…

4 biçim · 1 eser
derviş sıfat 1

Yoksul, fakir: “eger bolsa bay azu derviş taŋrı seza turur ol ikike” zengin de olsa yoksul da olsa, Tanrı ikisine de daha yakındır.

1 biçim · 1 eser
dervişane sıfat 1

Yoksul, muhtaç (Kur’an çevirisinde): “ey iḍim men aŋa kim indrür sen maŋa eḍgülükdin dervişane” Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım.

1 biçim · 1 eser
derya isim 12

Deniz: “baturdımız olarnı derya içre” onları denizde boğduk; “atġıl anı derya içiŋe atsun anı derya ḳıraġıŋa” onu denize at, deniz onu kıyıya atsın; “teŋ bolmaz iki der…

4 biçim · 1 eser
destan isim 2

(Kur’an çevirisinde, Farsça) hile, düzen, tuzak: “tilediler aŋar destan ḳıldımız olarnı astınlar” ona tuzak kurmak istediler, biz onları alçaklardan kıldık; “ermez kafi…

2 biçim · 1 eser
destur isim 17

İzin, müsaade; “destur bėr-” izin vermek, “destur tile-”, “destur ḳol-” izin istemek: “bütünlükin destur tileyür sėndin anlar kim bitmezler” senden izin isteyenler inan…

3 biçim · 1 eser
din isim 40

Din, iman; inanç yolu: “haḳ din birle belgürtmek üçün ḳamuġ din üze” hak dini bütün dinlere üstün kılmak için; “ündeŋler taŋrını ḳatıġsız ḳılġanlar aŋar dinni” dini ona…

20 biçim · 2 eser
divanelıḳ isim 2

Delilik, cinnet (Kur’an çevirisinde): “toḳıdı taŋrı üze yalġannı azu anıŋ birle divanelıḳ mu” Tanrı’ya karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var; “ermez siziŋ ė…

1 biçim · 1 eser
diyet isim 2

Kan bedeli, diyet: “müʾmin ḳul azad ḳılmaḳ hem diyet ısparlanmış boḍnıḳa” mümin bir köle azat etmek ve ailesine teslim edilmiş diyet (gerekir).

1 biçim · 1 eser
dost isim 48

Dost, arkadaş, yakın; “dost tut-” dost edinmek: “ḳılġıl bizke seniŋ üsküŋde dost” katından bize bir dost ver; “kim kim dost tutsa olarnı sizdin ol olardın ol” sizden ki…

13 biçim · 3 eser
dostlaş- fiil 1

Dost olmak, dostluk kurmak: “anıŋ erkligliki anlar üze kim dostlaşurlar anıŋ birle” onun (şeytanın) gücü ancak onunla dostlaşanlar üzerindedir.

1 biçim · 1 eser
dostluḳ isim 6

Dostluk: “bolmaduḳ teg siziŋ ara anıŋ ara dostluḳ” sizinle onun arasında hiç dostluk olmamış gibi; “tilemez men sizde anıŋ üze ter meger dostluḳ yaġuḳluḳ içinde” sizden…

2 biçim · 2 eser
du‘a isim 3

Dua, Tanrı’ya yakarış; birine hayır dileme; “du‘a ḳıl-” dua etmek: “tiler men seniŋdin du‘am bu sözün” senden dileğim, duam budur; “du‘a birle yalŋuḳ bulur eḍgülük” ins…

9 biçim · 3 eser
durud isim 4

(Farsça) salat, rahmet ve esenlik duası; “durud ıḍ-” salavat getirmek: “ol taŋrı hem ferişteleri durud ıḍurlar yalawaç üze” Tanrı ve melekleri peygambere salat eder; “e…

2 biçim · 2 eser
dünya isim 18

Dünya, yeryüzü: “yaġız yir yıpar toldı kafur kitip / bezenmek tiler dünya körkin itip” kara yer misk ile doldu, dünya süslenmek ister; “kim kim tilese dünya yanutı bėrü…

10 biçim · 3 eser
dürüst sıfat 1

Doğru, sağlam, gerçek: “aḍınlar sözin teŋ ese teŋgedi dürüstḳa bėdėl” başkalarının sözünü denk sayarsa, doğrunun yerine (koymuş olur); (Kur’an çevirisinde zarf olarak) …

2 biçim · 2 eser
düşman isim 15

Düşman: “ol taŋrı bilgen ol düşmanlarıŋıznı” Tanrı düşmanlarınızı bilir; “ol taŋrınıŋ düşmanlarınıŋ yanutı ot” Tanrı düşmanlarının karşılığı ateştir; “ḳoḍı bolsu düşman…

13 biçim · 3 eser

Düşmanlık, kin: “eltmesün sizni boḍunnuŋ düşmanlıḳı anıŋ üze kim dad ḳılmadıŋız” bir topluluğa olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe sürüklemesin; “taŋrınıŋ düşmanı ulu…

4 biçim · 1 eser
düşvar sıfat 2

Güç, zor; “düşvar ḳıl-” zorlaştırmak, “düşvar tut-” güçlük çıkarmak: “tilemez men kim düşvar ḳılmaḳımnı seniŋ üze” sana güçlük çıkarmak istemem; “eger düşvar tutsaŋız e…

1 biçim · 1 eser

Güçlük, zorluk: “ḳılur taŋrı düşvarlıḳda kiḍin asanlıḳ” Tanrı güçlükten sonra kolaylık verir.

1 biçim · 1 eser