İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası sözlüğü

2.572 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

21 madde · “f” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

fa 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (Kur’an çevirisi, Duhan 57, faḍlan ‘lütuf olarak’ karşılığında): “fa seniŋ iḍiŋdin ol ol ḳurtulmaḳ uluġ” (bu) Rabbinden bir lütuftur, işte büyü…

1 biçim · 1 eser
fal isim 2

Fal, uğur ya da uğursuzluk işareti: “ḳupa körklügüg kör ḳılın özke fal” güzel yüzlüyü kendine uğur say; “ikigün ajunluḳ aya eḍgü fal” ey iki dünyalık iyi uğur; “eger te…

2 biçim · 2 eser
fariġ sıfat 1

Boş, kaygısız, rahat: “boldı musa anasınıŋ köŋli fariġ” Musa’nın annesinin gönlü (her şeyden) boş kaldı; “tilekçe tiril inç fariġ ḳaḍġusuz” dilediğin gibi huzurlu, raha…

1 biçim · 2 eser
fariza isim 3

Farz, dinî yükümlülük; “fariza ḳıl-” farz kılmak: “namaz erür müʾminler üze fariza vaḳtlıġ” namaz müminlere vakitleri belli bir farzdır; “yoḳ peyġamber üze emgek … anıŋ…

1 biçim · 2 eser
fasıḳ sıfat 12

Fasık, yoldan çıkmış, günahkâr: “aḍırġıl biziŋ ara fasıḳ boḍunlar ara” bizimle yoldan çıkmış topluluk arasını ayır; “bu ögür olar fasıḳlar” bunlar fasıklardır; “taŋrı k…

4 biçim · 2 eser
fasl isim 2

Mevsim: “YARUḲ YAZ FASLIN … AYUR” aydınlık bahar mevsimini anlatır; “taḳı bir tüş ol kör bu yıl faslıŋa” bir de yılın mevsimine bak.

3 biçim · 2 eser
fazl isim 24

Lütuf, ihsan, bağış (özellikle Tanrı’nın): “bu barça iḍim fazlı erdi ḳamuġ” bunların hepsi Rabbimin lütfuydu; “bayat fazlı erdi sini bulmışım” seni bulmam Tanrı’nın lüt…

6 biçim · 3 eser
felek isim 1

Felek, gök katı; yörünge: “yiti ḳat felekni yatur yamça tut” yedi kat göğü … tut; “tün kündüzni ozruġlı ḳamuġ felek içinde ėwe tezginürler” (güneş ve ay) geceyi gündüzü…

2 biçim · 2 eser
ferc isim 2

(Kur’an çevirisinde) edep yeri, namus: “ferclerini küḍezgen erenler ferclerini küḍezgen tişiler” namuslarını koruyan erkekler, namuslarını koruyan kadınlar.

1 biçim · 1 eser
ferişte isim 29

Melek: “ferişte bitir ḳul negü ḳılmışın” melek, kulun ne yaptığını yazar; “firişte yüzi teg yarudı ajun” dünya melek yüzü gibi aydınlandı; “bu ġaflet yoḳ erse … firişte…

12 biçim · 3 eser
ferman isim 29

(Kur’an çevirisinde) buyruk, emir: “boyun suŋlar … ferman iḍisiŋe sizdin” sizden olan emir sahiplerine itaat edin; “bütünlükin ferman anıŋ ḳamuġı taŋrıḳa” emrin hepsi T…

10 biçim · 1 eser
fermanla- fiil 18

(Kur’an çevirisinde) emretmek, buyurmak: “baḫillık ḳılurlar fermanlayurlar boḍunḳa baḫillıḳın” cimrilik ederler, insanlara cimriliği emrederler; “fermanlayurlar eḍgülük…

9 biçim · 1 eser
fermanlan- fiil 11

(Kur’an çevirisinde) emrolunmak, buyrulmak: “men fermanlandım kim tapunsa men taŋrıḳa” Tanrı’ya ibadet etmekle emrolundum; “fermanlandım boyun susa men ʿalemluġlar iḍis…

7 biçim · 1 eser
feryad isim 4

Feryat, yardım çağrısı; “feryad tile-” yardım dilemek, “feryad ḳıl-” feryat etmek: “ançada feryad tilediŋiz iḍiŋizdin” o zaman Rabbinizden yardım istediniz; “feryad til…

1 biçim · 1 eser
fesad isim 2

Fesat, bozgunculuk, kargaşa: “fesad ḳayda bolsa ḳaçar ḳut teze” nerede fesat olursa kut kaçar; “fesad birle devlet turumaz ḳaçar” fesatla devlet duramaz, kaçar; “fesadd…

4 biçim · 2 eser
fısḳ isim 2

Fısk, günah, dinden sapma: “fesad fisk iḍisi atandı eren” erler fesat ve fısk sahibi diye anıldı; “fesad fisḳ üni kör uḍıtmaz kiçe” fesat ve fısk sesi gece uyutmaz; “nė…

4 biçim · 2 eser
fir‘avn özel ad 29

Firavun: “ıḍtımız … musanı belgülerimiz birle firʿavn tapa” Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a gönderdik; “aydı firʿavn: büttüŋüz mü aŋar” Firavun dedi: ona inandınız mı…

6 biçim · 1 eser
fitne isim 3

Fitne, karışıklık, baştan çıkarma: “ḳorḳsa sizler kim fitne ḳılsa sizke anlar kim tandılar” kâfirlerin size fitne çıkarmasından korkarsanız; “saḳınġıl olardın kim fitne…

2 biçim · 2 eser
fürḳan isim 1

(Kur’an çevirisinde) hakkı batıldan ayıran; “fürḳan küni” ayrım günü (Bedir): “ḳulumız üze fürḳan küninde iki cemʿ ḳarışmışı künde” kulumuza ayrım gününde, iki topluluğ…

1 biçim · 1 eser
füsus isim 16

Alay, eğlence konusu; “füsus tut-” alaya almak: “taŋrınıŋ ayetlerini tanlur aŋa füsus tutlur” Tanrı’nın ayetleri inkâr edilir, alaya alınır; “ḳaçan körseler bir nişan f…

5 biçim · 2 eser
füsuslan- fiil 4

Alay etmek, dudak bükmek: “anlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin” müminlerden gönüllü olarak (sadaka verenleri) alaya alanlar; “kendü taŋlar sen olar fü…

2 biçim · 1 eser