İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kutadgu Bilig sözlüğü

3.959 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

51 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

çaḍan isim 4

Akrep: “çaḍan teg tikerler çıbun teg sorarlar” akrep gibi sokarlar, sinek gibi emerler; “sende ḳopar çaḍanlar / ḳuḍġu siŋek yılanlar” sende akrepler, … sinekler, yılanl…

3 biçim · 2 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB’de şarap için): “bor ol bu biligke uḳuşḳa yaġı / bor atı hakikat tütüş ol çaġı” şarap bilgiye ve akla düşmandır, şarabın gerçek adı kavga v…

1 biçim · 1 eser
çaġrı isim 1

Avda kullanılan yırtıcı kuş, doğan: “çaġrı alup arḳun münüp arḳar yeter” doğanı alıp melez ata binip dağ koyununa yetişir; “çaġrı birip ḳuşlatu / tayġan ıdıp tışlatu” d…

1 biçim · 2 eser
çal- fiil 7

Yere çalmak, fırlatıp vurmak: “tutup çaldı yirke aġır ig kelip” ağır hastalık gelip onu tutup yere çaldı; “ıtım tutup ḳodı çaldı” … tutup aşağı çaldı; “iḍisin çalar yir…

6 biçim · 4 eser
çap- fiil 1

Koşmak, dörtnala gitmek (hayvanlar için): “ḳayusı ḳopar kör ḳayusı ḳonar / ḳayusı çapar kör ḳayu suw içer” kimi kalkar, kimi konar, kimi koşar, kimi su içer.

1 biçim · 1 eser
çare isim 4

Çare, yol, kurtuluş yolu; çoğu kez “hile” ile: “ḳamuġ neŋke hile itig çare bar / meger bu ölümke ölüm ḫilesiz” her şeyin bir hilesi, düzeni, çaresi vardır, yalnız ölümü…

1 biçim · 1 eser
çaresiz sıfat 1

Çaresi olmayan, kaçınılmaz: “negü bile bar kim atar çaresiz” … ile çaresiz olan nedir.

1 biçim · 1 eser
çaw isim 20

Ün, şöhret, nam; çoğu kez “kü çaw” ikilemesiyle: “atı eḍgü bolsa kü çaw bolġu teg” adı iyi olursa ünü, şöhreti olur; “kü çaw at tilese tuz etmek yitür” ün ve ad dilerse…

7 biçim · 3 eser
çawıḳ- fiil 18

Ün salmak, tanınmak, adı yayılmak: “ajunda çawıḳmış ḳutı belgülüg” dünyada ünlü, kutu belli; “ḳayuda çawıḳsa köni beg atı / aŋar barġu” doğru beyin adı nerede duyulursa…

7 biçim · 2 eser
çawlan- fiil 3

Ünlenmek, adı yayılmak: “kelir ḳut kişike atı çawlanur” kişiye kut gelir, adı ün kazanır; “aḳı bolsa begler atı çawlanur” beyler cömert olursa adları ünlenir; “bilig bi…

1 biçim · 1 eser
çawlı isim 1

(KB’de) bir unvan; kuş adından türemiş beylik sanlarından: “ḳayusı tigin beg ḳayu çawlı beg” kimi Tigin Beg, kimi Çavlı Beg.

1 biçim · 1 eser
çawluġ sıfat 4

Ünlü, adı sanı bilinen; çoğu kez “külüg” ile: “yaḍılsa atı bolsa çawluġ külüg” adı yayılsa, ünlü ve şanlı olsa; “kiçig ya uluġ tut ne çawluġ külüg” küçük ya da büyük, n…

2 biçim · 1 eser
çeçek isim 15

Çiçek: “tü tü çeçek çergeşür” türlü türlü çiçek sıralanır; “teŋridem hua çeçekler yüzken yaġmur osuglug yaġıdtılar” tanrısal çiçekleri yağmur gibi yağdırdılar; “kim çıḳ…

13 biçim · 8 eser
çeçeklig sıfat 1

Çiçekli, çiçek açmış; çoğu kez “ḫualıġ çeçeklig”: “ḫu-a-lıġ çeçek-lig tüş-lüg yėmiş-lig sögüd” çiçekli, meyveli ağaç; “linhua çeçeklig otruġların” lotus çiçekli adacıkl…

2 biçim · 5 eser
çeçeklik isim 3

Çiçek bahçesi, çiçeklik: “çiçeklikte sandvaç öter miŋ ünün” çiçek bahçesinde bülbül bin sesle öter; “çiçeklikte sandvaç ünün sumlıdı” çiçeklikte bülbül sesiyle şakıdı; …

3 biçim · 2 eser
çek- fiil 4

Çekmek, germek: “sewinçin turup çekti ḳaşın yaza” sevinçle kalkıp kaşını açarak (gerdi); “yaḳı çekti yek teg” (düşman) yakasını şeytan gibi çekti.

2 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen fiil biçimi (KB): “kiçiglik keçürdüm yigitlik yitürdüm / künüm çeliledim özümni çökittim” çocukluğu geçirdim, gençliği yitirdim, günlerimi …, kendi…

1 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz; KB’de hitap olarak, “çergüle-” ile birlikte: “aya çergüçi kel mini çergüle / yıl ay tutġunı boldum emgek bile” ey …, gel beni …; yıllar aylar …

1 biçim · 1 eser
çergüle- fiil 1

Anlamı kesinleşmeyen fiil; KB’de “çergüçi” ile birlikte: “aya çergüçi kel mini çergüle” ey …, gel beni … (sarmak, kuşatmak ?).

1 biçim · 1 eser
çerig isim 16

Savaş düzeni, saf; ordu; “çerig ėt-” saf bağlamak, orduyu düzene sokmak: “süŋüş bolsar çerig iter erti” savaş olursa orduyu düzene sokardı; “şıp başıŋa tegi çerig ėtdim…

8 biçim · 8 eser
çewril- fiil 1

Dönmek, çevrilmek: “bu ay burcı sertan bu ew ewrilür / ewi ewrilür hem özi çewrilür” ayın burcu Yengeç’tir, bu ev döner; evi döner, kendisi de çevrilir.

1 biçim · 1 eser
çıbun isim 3

Sinek: “çaḍan teg tikerler çıbun teg sorarlar” akrep gibi sokarlar, sinek gibi emerler; “çıbun boldı duşman yaŋanḳa beḍük” sinek büyük file düşman oldu; “yorıtumadı bir…

2 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, kafiyede “kiçe” ile): “ḳanı ‘ilm-ü kur‘an üni az çıça” hani ilim ve Kur’an sesi …; bağlam “çıḳa” okumasına uygun düşüyor.

1 biçim · 1 eser
çıġ isim 1

Bir uzunluk ölçüsü, Çin ayağı (Çince 尺 karşılığı); “tsun” (parmak) ile birlikte anılır: “十六 çıġ 五 tsun … édiz” on altı ayak beş parmak yüksekliğinde; “miŋer çıġ bodluġ”…

3 biçim · 4 eser
çıġay sıfat 61

Yoksul, fakir; yoksul kişi: “bilig baylıḳ ol bir çıġay bolġusuz” bilgi, yoksullaşmayan bir zenginliktir; “ḳamuġ eḍgü isiz çıġay baylıḳım” iyi kötü, yoksulluğum zenginli…

10 biçim · 9 eser

Yoksulluk: “ol erke çıġaylıḳ yolını açar” o kişiye yoksulluk yolunu açar; “bor içse açıldı çıġaylıḳ yolı” şarap içerse yoksulluk yolu açılır; “çıġaylıḳ yarınlıḳ azuḳ yo…

3 biçim · 3 eser
çıḳ özel ad 1

(Eski Türk yazıtlarında) Çik, Yenisey bölgesinde bir boy: “çıḳ bodun ḳırḳız birle yaġı boltı” Çik halkı Kırgızlarla birlikte düşman oldu; “kem keçe çıḳ tapa süledim” Ke…

3 biçim · 3 eser
çıḳ- fiil 77

Çıkmak, dışarı çıkmak; bir yerden ayrılmak: “kirü hem çıḳa bilse oldruġ turuġ” oturup kalkmayı, girip çıkmayı bilse; “iligke kirli hem çıḳa türçidi” hükümdarın yanına g…

38 biçim · 4 eser
çıḳar- fiil 26

Çıkarmak, dışarı çıkarmak; bir yerden sürmek: “iḍimiz çıḳarġıl bizni bu uluşdın” Rabbimiz, bizi bu ülkeden çıkar; “tileyürler kim çıḳarsalar sizni yeriŋizdin” sizi yurd…

25 biçim · 3 eser
çıḳış isim 9

Çıkış, bir işten çıkma yolu: “ḳayu işke kirse çıḳışıŋnı kör / çıḳış körmese iş bolur erke ḳor” bir işe girersen çıkışını gör; çıkışı görmezse iş kişiye zarar olur; “saḳ…

2 biçim · 1 eser
çın sıfat 113

Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…

8 biçim · 11 eser
çınlıḳ isim 1

Doğruluk, gerçeklik: “uluġ ḫacib artuḳ bütün çın kerek / bu çınlıḳ bile keḍ bütün din kerek” büyük hacip çok güvenilir, doğru olmalı; bu doğrulukla birlikte dini de sağ…

1 biçim · 2 eser
çırġuy sıfat 2

Cimri, eli sıkı (KB’de hitap): “ay çırġuy ay muŋluġ ay tügmiş elig” ey cimri, ey muhtaç, ey eli bağlı; “köŋülke alınġıl ay çırġuy kişi” ey cimri kişi, gönlüne al.

1 biçim · 1 eser
çiçe 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, kafiyede “kiçe” ile): “yaruḳ dünya meŋzi tünerse çiçe” aydınlık dünyanın yüzü kararırsa …

1 biçim · 1 eser
çigen 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, binicilik benzetmesinde): “üzengü bar erse çigen berk ḳapar” üzengi varsa … sıkıca tutar.

1 biçim · 1 eser
çigil özel ad 2

Çigil, bir Türk boyu; bu boydan gelen kişilerin ve yerlerin adında da geçer: “çigil totoḳ” Çigil valisi (Şine Usu); “ordo çigil kent erkligi … çigil arslan el tirgök” O…

1 biçim · 3 eser
çikne- fiil 1

Çiğnemek: “aŋar torḳu ıḍtım tiken çiknemiş” ona ipek gönderdim, (o ise) diken çiğnemiş.

1 biçim · 1 eser
çim isim 1

Çimen, çimli toprak (?): “üyük çim osuġluġ bolur bilgeler / çıḳar suw ḳayuda adaḳ tepseler” bilgeler çimenli höyük gibidir, nereye ayak basarlarsa su çıkar.

1 biçim · 1 eser
çoġ isim 13

Parıltı, ateş gibi ışıma; (Budist metinlerde hep “çoġ yalın”) ihtişam, görkem: “teŋridem kutı küçi çog yalınları aşılmaḳı bolzun” tanrısal kutu, gücü, parıltısı artsın;…

9 biçim · 4 eser
çoġla- fiil 2

Alevlenmek, parlayıp yükselmek; coşmak: “kelir çoġlayur az öçer terk üni” (dünya) gelir, bir an parlar, sesi çabucak söner; “köni söz irig ol irig çoġlamış” doğru söz s…

2 biçim · 1 eser
çoḳ zarf 1

Çok, bol: “ḫazine nerek köp er at çoḳ kerek” hazine niye, çok asker ve at gerek.

1 biçim · 1 eser
çomaḳ isim 1

Topuz, gürz, sopa: “kılıçın süŋü şikti çaḳr baltu çomaḳ” kılıç, süngü, mızrak, çark, balta, gürz; “kızartmış temirlig çomaḳların başka toḳışu” kızdırılmış demir gürzler…

4 biçim · 2 eser
çöge 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB); yatak ya da örtü olmalı: “çögesin töşenmiş yiŋin yastanur” …ni döşek yapmış, yenini yastık yapar.

1 biçim · 1 eser
çögen isim 2

Çevgen, atlı top oyunu (KB’de beylerin eğlenceleri arasında): “ḳalı atlanur bolsa begler süke / ya ḳuşḳa çögenke ya il körgüke” beyler savaşa, ya ava, çevgene ya da ülk…

1 biçim · 1 eser
çök- fiil 1

Diz çökmek: “hazır ḳılur-miz olarnı tamuġ yöresiŋe çöküp” onları cehennemin çevresinde diz çökmüş olarak hazır ederiz; “körgey sen ḳamuġ ümmetni çökügli” her ümmeti diz…

2 biçim · 2 eser
çökit- fiil 1

(Dizini) çöktürmek, diz çökmek: “oŋ tizin çökitip” sağ dizini yere koyup; “oŋ egninteki tonın birtin açınıp tizin çökidip” sağ omzundaki giysiyi açıp dizini yere koyup.

3 biçim · 3 eser
çökür- fiil 3

(Gönlü) çökertmek, kederle yıkmak; hep olumsuz emirle: “köŋülüŋ çökürme sen inç yat köni” gönlünü çökertme, rahatça yat; “köŋülni çökürme özüŋni awıt” gönlünü yıkma, ke…

1 biçim · 1 eser
çöküt sıfat 1

Bodur, kısa boylu (?): “ayı boḍ uzun bolsa ögmez bilig / ayı ma çöküt bolsa bolmaz silig” boy çok uzun olursa bilgi övmez; çok bodur olursa da zarif olmaz.

1 biçim · 1 eser
çumġuḳ isim 1

Bir kuş adı (KB’de bahar tasvirinde): “ḳara çumġuḳ ötti sıta tumşuḳın / üni oġlaġu ḳız üni teg yaḳın” kara … gagasını açıp öttü, sesi nazlı kızın sesi gibi (idi).

1 biçim · 1 eser
çurnı isim 2

(Sanskritçe cūrṇa) toz ilaç (KB’de hekimlik bağlamında): “kerek matrıdus ḳat ya çurnı ögit” ister mitridat kat, ister toz ilaç öğüt; “güvariş ya ma‘cun ya çurnı ḳatar” …

1 biçim · 1 eser
çuz isim 6

Değerli ipekli kumaş, ince ipek; hep “aġı” ile (“aġı çuz”): “aġı çuz aġır boldı törde yatur” ipek ve kumaş değerli oldu, başköşede durur; “aġı çuz tiyiŋ kiş alır sen ti…

1 biçim · 2 eser