İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kutadgu Bilig sözlüğü

3.959 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

18 madde · “c” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

cam 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB’de tek tanık): “tiler boldı cam yaşıl kökke yol” … mavi göğe yol arar oldu; bağlam “can” okumasına da elverişli görünüyor.

1 biçim · 1 eser
can isim 95

Can, ruh, hayat: “yuluġ ḳıldı malı teni canını” malını, bedenini, canını feda etti; “aḳı ol yuluġ ḳılsa canın tenin” cömert, canını ve bedenini feda edendir; “siziksiz …

19 biçim · 3 eser
canlıġ sıfat 2

Canlı, canı olan; canlı varlık: “tirilmiş bu canlıġ canın alġalır” dirilmiş olan bu canlının canını alır; “buzuġlı yorıtmaġlı canlıġ tirig” (ölüm) bozan, yürüten, canlı…

1 biçim · 1 eser
cebr isim 1

“cebr-ü muḳabel” cebir, denklem çözme hesabı (KB’de bilinmesi gereken bilimler arasında): “taḳı ḳolsa cebr-ü muḳabel oḳı” ayrıca dilerse cebir ve mukabele okusun.

1 biçim · 1 eser
cefa isim 37

Eziyet, zulüm, cefa; “cefa ḳıl-” eziyet etmek, incitmek: “vefa körkitür sen ḳılur sen cefa” vefa gösterir, (ama) cefa edersin; “cefa ḳılsalar bu vefa ḳılsa şük” (ötekil…

5 biçim · 2 eser
cefaçı sıfat 9

Eziyet eden, cefakâr, zalim (KB’de çoğunlukla dünya için): “meniŋde cefaçı bu dünya saŋa” bu dünya sana benden de cefakârdır; “cefaçı turur bu ay ḳılḳı amul” ey huyu yu…

1 biçim · 1 eser
cefalıġ sıfat 4

Eziyet eden, cefalı, zalim: “cefalıġ ajundın kötürdüm köŋül” cefakâr dünyadan gönlümü kaldırdım; “arıġsız cefalıġ ḳılınçı” temiz olmayan, cefalı huylu; “yazuḳluġ cefalı…

1 biçim · 1 eser
cefasız sıfat 1

Eziyet etmeyen, incitmeyen: “cefasız vefalıġ tilese ḳutun” eziyetsiz, vefalı (bir) devlet dilerse.

1 biçim · 1 eser
celle 1

Arapça övgü kalıbında “yüce olsun”: “TEŊRİ AZZE VE CELLE ÖGDİSİN AYUR” aziz ve celil Tanrı’nın övgüsünü söyler (KB başlığı).

1 biçim · 1 eser
cema‘at isim 6

Namaz için toplanan topluluk, cemaat: “cema‘at bile ḳıl fariza namaz” farz namazı cemaatle kıl; “anıŋ ornı mescid cema‘at ḳılın” onun yerini mescit ve cemaat (yeri) yap…

3 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
cevab isim 182

Cevap, karşılık söz: “söz uḳġan kerek bolsa hazır cevab” söz anlayan, hazırcevap olmalı; “cevab birse sözke yanut ḳılsa söz” söze cevap verse, karşılık söylese; “cevab …

7 biçim · 3 eser
cezri isim 2

(KB, hesap bilimi) “‘aded cezri” sayının kökü, kök alma: “‘aded cezri ḳılsa misahat basa” sayının kökünü alsa, ardından alan ölçümü yapsa; “ḳalı bildiŋ erse ‘aded cezri…

1 biçim · 1 eser
cėmal isim 1

Güzellik, yüz güzelliği: “ay dünya cemali uluġluḳḳa körk” ey dünyanın güzelliği, büyüklüğe süs olan; “aḳılıḳ şėrėf cah cėmal arturur” cömertlik şerefi, itibarı, güzelli…

3 biçim · 3 eser
cėvr isim 1

Zulüm, haksızlık, eziyet (çoğu kez “cefa” ile ikileme): “cefa cevri bari maŋa tegmesüni” bütün cefa ve zulmü bana dokunmasın; “ajun toldı ‘udvan cėfa cėvr bile” dünya d…

2 biçim · 2 eser
cihan isim 6

Dünya, âlem: “ajunda tetig er yidi bu cihan” dünyada anlayışlı kişi bu âlemi (tanıdı); “uḳuş közi birle yaruttı cihan” akıl gözüyle dünyayı aydınlattı; “iki cihan” düny…

1 biçim · 1 eser
cülab isim 3

Şerbet, tatlı içecek (KB’de hekimlik ve sofra bağlamında): “ḳayusı soġıḳ itti ḳattı cülab” kimi soğuk (bir karışım) hazırladı, şerbet kattı; “ḳuruġ öl yimiş ya cülengbi…

1 biçim · 1 eser
cülengbin isim 2

Gülden yapılan şekerli macun, gül şekeri (şerbet ve meyve ile birlikte anılır): “ḳuruġ öl yimiş ya cülengbin cülab” kuru, yaş meyve ya da gül şekeri, şerbet.

1 biçim · 1 eser