İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kutadgu Bilig sözlüğü

3.959 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

20 madde · “f” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

fal isim 5

Fal, uğur ya da uğursuzluk işareti: “ḳupa körklügüg kör ḳılın özke fal” güzel yüzlüyü kendine uğur say; “ikigün ajunluḳ aya eḍgü fal” ey iki dünyalık iyi uğur; “eger te…

2 biçim · 2 eser
fariza isim 1

Farz, dinî yükümlülük; “fariza ḳıl-” farz kılmak: “namaz erür müʾminler üze fariza vaḳtlıġ” namaz müminlere vakitleri belli bir farzdır; “yoḳ peyġamber üze emgek … anıŋ…

1 biçim · 2 eser
farḳ isim 1

Fark, ayrım: “köni egri farḳı örüŋli ḳara” doğru ile eğrinin farkı ak ile kara gibidir.

1 biçim · 1 eser
faruḳ özel ad 1

Faruk, Halife Ömer’in lakabı: “basa faruḳ erdi kişi öḍrümi” sonra insanların seçkini Faruk idi; “‘atiḳ birle faruḳ üçünç zün-nurėyn” Atik (Ebubekir) ile Faruk, üçüncüsü…

1 biçim · 2 eser
fasıḳ sıfat 2

Fasık, yoldan çıkmış, günahkâr: “aḍırġıl biziŋ ara fasıḳ boḍunlar ara” bizimle yoldan çıkmış topluluk arasını ayır; “bu ögür olar fasıḳlar” bunlar fasıklardır; “taŋrı k…

4 biçim · 2 eser
fasl isim 2

Mevsim: “YARUḲ YAZ FASLIN … AYUR” aydınlık bahar mevsimini anlatır; “taḳı bir tüş ol kör bu yıl faslıŋa” bir de yılın mevsimine bak.

3 biçim · 2 eser
fazl isim 21

Lütuf, ihsan, bağış (özellikle Tanrı’nın): “bu barça iḍim fazlı erdi ḳamuġ” bunların hepsi Rabbimin lütfuydu; “bayat fazlı erdi sini bulmışım” seni bulmam Tanrı’nın lüt…

6 biçim · 3 eser
felek isim 1

Felek, gök katı; yörünge: “yiti ḳat felekni yatur yamça tut” yedi kat göğü … tut; “tün kündüzni ozruġlı ḳamuġ felek içinde ėwe tezginürler” (güneş ve ay) geceyi gündüzü…

2 biçim · 2 eser
fena isim 2

Fena, yok olma, ölümlülük: “uġan bir bayatḳa aŋar yoḳ fena” Kadir, tek Tanrı’ya; onun için yok oluş yoktur.

1 biçim · 1 eser
feridun özel ad 1

Feridun, İran efsanevi hükümdarı (adaletiyle anılır): “nelük ögdi buldı feridun ḳutun” Feridun niçin övgü ve kut buldu.

1 biçim · 1 eser
ferişte isim 7

Melek: “ferişte bitir ḳul negü ḳılmışın” melek, kulun ne yaptığını yazar; “firişte yüzi teg yarudı ajun” dünya melek yüzü gibi aydınlandı; “bu ġaflet yoḳ erse … firişte…

12 biçim · 3 eser
fesad isim 17

Fesat, bozgunculuk, kargaşa: “fesad ḳayda bolsa ḳaçar ḳut teze” nerede fesat olursa kut kaçar; “fesad birle devlet turumaz ḳaçar” fesatla devlet duramaz, kaçar; “fesadd…

4 biçim · 2 eser
feylesuf isim 1

Filozof, bilge: “ajun feylesufı neŋi bolmasa” dünyanın filozofunun malı olmasa; “neçe ‘alim erdi neçe fėylėsuf / ḳanı bu kün” nice âlim, nice filozof vardı; hani bugün.

2 biçim · 2 eser
fısḳ isim 2

Fısk, günah, dinden sapma: “fesad fisk iḍisi atandı eren” erler fesat ve fısk sahibi diye anıldı; “fesad fisḳ üni kör uḍıtmaz kiçe” fesat ve fısk sesi gece uyutmaz; “nė…

4 biçim · 2 eser
fida isim 1

Feda, kurban etme: “fida ḳıldı barın neŋin hem özin” varını, malını ve kendini feda etti.

1 biçim · 1 eser
firaḳ isim 11

Ayrılık, hasret: “ara yıġlatur kör firaḳın tükel” kimi zaman ayrılıkla ağlatır; “negü bar ajunda firaḳta ḳatıġ” dünyada ayrılıktan zor ne var; “ölümnüŋ firaḳı yıraḳ bu …

5 biçim · 1 eser
fitne isim 1

Fitne, karışıklık, baştan çıkarma: “ḳorḳsa sizler kim fitne ḳılsa sizke anlar kim tandılar” kâfirlerin size fitne çıkarmasından korkarsanız; “saḳınġıl olardın kim fitne…

2 biçim · 2 eser
fuḳa‘ isim 1

Arpa suyu, bira türü bir içecek (KB, içecekler arasında): “tilese fuḳa‘ bir tilese mizab” dilerse arpa suyu ver, dilerse …

1 biçim · 1 eser
fuzulluḳ isim 1

Haddini aşma, küstahlık: “ḳayudın kelir bu fuzulluḳ saŋa” bu küstahlık sana nereden geliyor.

1 biçim · 1 eser
füsus isim 1

Alay, eğlence konusu; “füsus tut-” alaya almak: “taŋrınıŋ ayetlerini tanlur aŋa füsus tutlur” Tanrı’nın ayetleri inkâr edilir, alaya alınır; “ḳaçan körseler bir nişan f…

5 biçim · 2 eser