İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kutadgu Bilig sözlüğü

3.959 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

68 madde · “h” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

hac isim 2

Hac, Kâbe’yi ziyaret ibadeti: “hac erse tilekiŋ kerek neŋ tawar” dileğin hac ise mal gerekir; “çıġaylar hacı ḳıl aḍına namaz” yoksulların haccını, cuma namazını kıl.

2 biçim · 1 eser
hacet isim 5

Hacet, ihtiyaç, dilek: “saŋa hacetim bu körü bir munı” sana dileğim şudur; “ıdur men sini kör bu hacet üçün” seni bu iş için gönderiyorum; “maŋa anıŋ içinde hacetler öŋ…

7 biçim · 2 eser
haciblıḳ isim 4

Haciplik, saray kapısını yönetme görevi: “ULUĠ ḪACİBLIḲḲA NEGÜ TEG ER KEREKİN AYUR” büyük hacipliğe nasıl bir adam gerektiğini söyler; “tapuġlarda artuḳ bu yinçke tapuġ…

3 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, beyin nitelikleri sayılırken; heybet ‘korku uyandıran saygınlık’ olmalı): “ikinçi ha‘ifet kerek çın bütün / boḍun bulsa inçlik” ikincisi g…

1 biçim · 1 eser
hakim isim 5

Hekim, bilge, filozof: “ḫaḳimlerke hikmet asıġ ḳılmadı” bilgelere hikmet fayda vermedi; “yime yaḳşı aymış otaçı ḫakim” hekim, bilge de güzel söylemiş; “anın tezginür kö…

5 biçim · 2 eser
haḳ isim 47

Hak, gerçek, doğru: “keldi saŋa haḳdın” sana gelen haktan; “biligsizke haḳ söz tatıġsız erür” bilgisize doğru söz tatsızdır; “bil ol haḳ rėsul” bil ki (o) hak peygamber.

19 biçim · 3 eser
halva isim 2

Helva, tatlı: “ḳarın toḍsa arpa ya halva bir ol” karın doyduktan sonra arpa ya da helva birdir; “şeker halva yigli ya arpa üyür” şeker, helva yiyen de arpa darısı (yiye…

1 biçim · 1 eser
hamiyet isim 1

Hamiyet, gayret, tutkulu öfke: “ḳıldı anlar kim tandılar köŋülleri içre hamiyet / öwke” kâfirler gönüllerine hamiyet, öfke koydular; “uluġ tutsa hamyet kör arslanlayu” …

2 biçim · 2 eser
haram sıfat 17

Haram, dinen yasak: “haram ḳıldımız olar üze arıġlar” onlara temiz şeyleri haram kıldık; “helal ḳılurlar anı bir yıl haram ḳılurlar anı bir yıl” onu bir yıl helal, bir …

9 biçim · 3 eser
harif isim 1

Rakip, oyun eşi: “yana nerd-ü şatranc bilir erse keḍ / harifleri andın ulır erse keḍ” tavla, satranç bilirse iyi; rakipleri ondan inlerse iyi.

1 biçim · 1 eser
harislıḳ isim 2

Hırs, açgözlülük; aşırı istek: “harislıḳ ma erke yavuz ḫaslėt ol” hırs da insan için kötü huydur; “harislıḳ soŋı ġam ökünç hasrėt ol” hırsın sonu gam, pişmanlık, hasret…

4 biçim · 3 eser
haşmet isim 3

Haşmet, heybet, azamet: “isizlerke haşmet siyaset kerek” kötülere heybet ve ceza gerekir; “yülüg ersig erniŋ bolur haşmeti” yiğit, cesur kişinin heybeti olur; “bu haşme…

2 biçim · 1 eser
hava isim 44

Heva, nefsin isteği, tutku: “kereksizni ḳıldım havaḳa uḍup” hevaya uyup gereksizi yaptım; “uḳuşsuz kişiler ol … hava arzularḳa özin ḳılsa baş” akılsız kişi hevayı, arzu…

14 biçim · 2 eser
hay 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, ölümün yıktığı şeyler sayılırken): “ölüm buzdı barça turu ḳaldı hay” ölüm hepsini yıktı, (geriye) ‘vah’ kaldı (acınma ünlemi olabilir).

1 biçim · 1 eser
hayat isim 1

Hayat, yaşam: “hayatla şükür ḳılġu emdi üküş” hayat (verdiği) için şimdi çok şükretmeli.

1 biçim · 1 eser
hazan isim 1

Hazan, güz, yaprak dökümü: “yaruḳ yaz teg erdim tümen tü çiçeklig / hazanmu tüşüttüm ḳamuġnı ḳurıttım” binlerce türlü çiçekli aydınlık bahar gibiydim; hazan mı düşürdüm…

1 biçim · 1 eser
hazer isim 1

Sakınma; (ünlem) sakın: “bor içme zinaḳa ḳatılma hazer” şarap içme, zinaya karışma, sakın.

1 biçim · 1 eser
hazır sıfat 1

Hazır, orada bulunan: “ançada bolmadım olar birle hazır” onlarla birlikte (savaşta) hazır bulunmadım; “uluġ kün hazır bolmaḳdın” büyük günde hazır bulunmaktan; “ermez e…

2 biçim · 2 eser
helal sıfat 23

Helal, dinen serbest: “helal ḳıldı sizke ol kim anda aḍın” bunların dışındakileri size helal kıldı; “sorarlar saŋa: nė neŋ helal ḳılındı olarḳa” onlara nelerin helal kı…

6 biçim · 3 eser
hem bağlaç 231

Ve, hem, da: “boyun suŋlar taŋrıḳa hem yalavaçḳa” Tanrı’ya ve peygambere itaat edin; “sınadımız olarnı eḍgülükler birle hem yawuzluḳlar birle” onları iyiliklerle ve köt…

3 biçim · 3 eser
hendese isim 5

Hendese, geometri, ölçme bilimi: “bilir erse saḳış yime hendese” hesap ve geometri bilirse; “kerek hendese saḳışı tutsa sen” geometri hesabını tutman gerekir; “körü bar…

1 biçim · 1 eser
hergiz zarf 3

Asla, hiçbir zaman (olumsuzla): “kimni kim yıratsa taŋrı hergiz bulmaġay sen aŋa yariçi” Tanrı’nın lanetlediğine asla yardımcı bulamazsın; “hergiz bolmaġam yariçi yazuḳ…

1 biçim · 2 eser
hiç zarf 7

Hiç, hiçbir (olumsuzla): “hiç ziyan ḳılmaġay taŋrıḳa nerse” Tanrı’ya hiçbir zarar veremez; “yėtmiş yolı hiç yarlıḳamaz taŋrı olarḳa” yetmiş kez (istesen de) Tanrı onlar…

1 biçim · 3 eser
hikmet isim 2

Hikmet, bilgelik: “bėrdimiz ibrahim boḍnıḳa bitigni hikmetni” İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik; “bėrdimiz aŋar hikmetni kesmek ḫitabnı” ona hikmet ve kesin söz v…

2 biçim · 2 eser
hile isim 8

Hile, düzen, çare: “ḳamuġ neŋke hile itig çare bar” her şeyin bir çaresi, düzeni vardır; “bu törtünç kerek alçı hile bilir” dördüncüsü, hileli ve düzen bilen olmalı; “e…

4 biçim · 2 eser
himmet isim 16

Himmet, yüksek gaye, gayret: “siyaset ḳılur erdi himmet bile” himmetle siyaset yapardı; “kerek erke himmet mürüvvet teŋi” insana himmet ve mürüvvet bir arada gerekir; “…

4 biçim · 2 eser
hindi sıfat 1

Hintli, Hint (hükümdarı): “ḳayu ray-i hindi ḳayu ḳaysarı” kimi Hint racası, kimi Kayser.

1 biçim · 1 eser
hindu isim 1

Hintli (köle ?) (KB, tek tanık): “kerek hindu bolsun kümüş yuluġı” gümüş fidyesi Hintli bile olsa (verilmeli ?).

1 biçim · 1 eser
hisar isim 1

Hisar, kale: “olarnıŋ hisarları taŋrıdın” kaleleri (onları) Tanrı’dan (koruyacak); “ḫisarḳa yaḳın turma ay köŋli tüz” ey gönlü doğru, kaleye yakın oturma.

2 biçim · 2 eser
hüccet isim 1

Hüccet, kanıt, delil: “ḳıldımız sizke olar üze hüccet belgülüg” size onlara karşı açık bir delil verdik; “ey boḍun çın-oḳ keldi sizke hüccet iḍiŋizdin” ey insanlar, siz…

5 biçim · 2 eser
hükm isim 12

Hüküm, yargı; buyruk: “ḳaçan hükm ḳılsa siz boḍun ara kim hükm ḳılsa siz könilik birle” insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmedin; “anıŋ içinde taŋrınıŋ hükmi…

12 biçim · 3 eser
hürmet isim 9

Hürmet, saygı: “yana eḍgüke tutçı hurmet kerek” iyiye ise daima saygı gerek; “aŋar ḳılġu ḫurmet aġırlıḳ ḳamuġ” ona herkesin saygı ve ikram göstermesi gerekir; “bu haşme…

4 biçim · 1 eser
ḫab 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, ayrılık şiirinde): “közümkemü kömür özüm ḫab içeyi” gözüme mi (uyku) … kendim … içeyim (uyku ya da hap anlamı düşünülebilir).

1 biçim · 1 eser
ḫaber isim 1

Haber: “oḳıġıl olar üze ademnüŋ iki oġlı ḫaberini sezaça” onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğiyle oku; “kelmez mü olarḳa anlarnıŋ ḫaberi olarda burun” onlara, ke…

9 biçim · 3 eser
ḫabeş özel ad 2

Habeş, Habeşistanlı (kara tenin benzetmesinde): “ajun boldı zengi ḫabeş ḳırtışı” dünya Zenci, Habeş derisi (gibi kara) oldu; “ajun meŋzi boldı ḫabeş ḳırtışı” dünyanın y…

1 biçim · 1 eser
ḫabib isim 3

Habib, sevgili; Hz. Muhammed’in sanı: “ḫabib sawçı yolı mini yetteçi” Sevgili peygamberin yolu beni götürür; “bular ehl-i beyt ol ḫabibḳa ḳadaş” bunlar Sevgili’nin ehl-…

3 biçim · 2 eser
ḫacib isim 47

Hacip, saray kapısını ve teşrifatı yöneten görevli (KB’de Küsemiş): “iligke yaḳın has ḫacib erdi bir” hükümdara yakın bir has hacip vardı; “körü aldı ḫacib orun birdi t…

8 biçim · 1 eser
ḫad isim 1

Had, sınır, ölçü; “haddin keç-” haddi aşmak: “kim kim ḳılsa ol haddin keçmek küçün” kim bunu haddi aşarak, zorbalıkla yaparsa; “üküş olardın … yer içinde haddin keçgenl…

2 biçim · 2 eser
ḫaḳan isim 8

Hakan, hükümdar (KB’de Buğra Han için): “ayur körmediŋmü bu ḫaḳan yüzin” der: bu hakanın yüzünü görmedin mi; “ajun tındı ornap bu ḫaḳan üze” dünya bu hakanın (tahta) ye…

1 biçim · 1 eser
ḫaḳiḳat isim 10

Hakikat, gerçek; gerçekten: “ḫaḳiḳat munı bil ay ay toldı sen” ey Aytoldı, bunu gerçekten bil; “hakikat körü barsa tıldaġ turur” gerçek bakılırsa sebep budur; “mėcaz bo…

3 biçim · 3 eser

Hakku’l-yakîn, kesin gerçek (Tanrı’ya hitap): “ay iç taş biligli ay ḫaḳḳu'l-yaḳin / közümde yıraḳ sen köŋülke yaḳın” ey içi dışı bilen, ey kesin gerçek; gözümden uzaksı…

1 biçim · 1 eser
ḫal isim 29

Hâl, durum: “bu ay toldı halin eşitti ilig” hükümdar Aytoldı’nın hâlini işitti; “negü ḳaḍġu tegdi ne erki ḫalıŋ” ne dert dokundu, hâlin nedir; “negü erki ḫalim ölümde k…

19 biçim · 4 eser
ḫalayıḳ isim 4

Halayık, yaratıklar, insanlar: “törütti ḫalayıḳ öḍ öḍlek bu kün” yaratıkları, zamanı, bugünü yarattı; “bir ança yarutmış ḫalayıḳḳa ol” (yıldızlar) bir kısmı yaratıklara…

3 biçim · 2 eser
ḫali sıfat 7

Boş, ıssız; yalnız: “ewin ḳıldı ḫali irikti özün” evini boşalttı, yalnız kaldı; “ḳaçan ḫali bolsalar ısrurlar siziŋ üze ernekleri uçını” yalnız kaldıklarında size parma…

1 biçim · 3 eser
ḫaliḳ isim 1

Halik, Yaratan: “törütügli ḫaliḳ ne ḳolsa ḳılur” yaratıcı Halik ne dilerse yapar; “anı ne ḫalayıḳ sever ne ḫaliḳ” onu ne halk sever ne Yaratan.

1 biçim · 2 eser
ḫalḳ isim 52

Halk, insanlar; yaratıklar: “yula erdi halḳḳa ḳaraŋḳu tüni” halka karanlık gecesinde kandil idi; “neçe bolmasa ḫalḳḳa mindin asıġ” benden halka fayda olmasa da; “ol ol …

20 biçim · 3 eser
ḫan isim 8

Han, hükümdar, kral: “d(a)rmaruçi atlġ ilig ḫan erken” Dharmaruci adlı hükümdar iken; “upaşati ilig ḫannıŋ töpüsinte” Upoṣadha kralın başında; “béş yıŋaqlartaqı luu ḫan…

20 biçim · 8 eser
ḫarir isim 1

İpek, ipekli kumaş: “aġı keḍti ḫarir özür örtti öz” ipekli giydi, ipekle bedenini örttü.

1 biçim · 1 eser
ḫas sıfat 2

Has, özel, seçkin: “ol erdi ḳatıḳsız erür ḫas yalavaç” o ihlaslıydı, seçkin bir peygamberdi; “iligke yaḳın has ḫacib erdi bir” hükümdara yakın özel bir hacip vardı; “aḳ…

4 biçim · 3 eser
ḫasm isim 5

Hasım, düşman; davacı, karşı taraf: “bolmaġıl ḫıyanet ḳılġanlarḳa ḫasm” hainlerin savunucusu olma; “keldi mü saŋa ḫasm ḫaberi” davacıların haberi sana geldi mi; “ḳorḳma…

5 biçim · 2 eser
ḫaşem isim 2

Maiyet, hizmetkârlar, kalabalık adam: “ḫazine ḫasem sü iḍisi bolup” hazine, maiyet, ordu sahibi olup; “ḫasem sü telim tip kötürme egin” maiyetim, ordum çok diye omuz ka…

1 biçim · 1 eser
ḫat isim 7

Hat, yazı, el yazısı: “ḫatı uz belaġat taḳı eḍgürek” yazısı güzel, belagati daha da iyi olmalı; “birisi bitigçi ḫatı belgülüg” biri kâtiptir, yazısı bellidir.

4 biçim · 2 eser
ḫata isim 3

Hata, yanlışlık, suç: “kerekmez müʾminḳa öldürmek müʾminke meger ḫatan” bir müminin bir mümini öldürmesi olmaz, ancak yanlışlıkla (olursa); “kim kim ḳazġansa yazuḳnı ḫa…

5 biçim · 4 eser
ḫatar isim 4

Tehlike: “körü barsa tegme işinde ḫatar” bakılırsa her işinde tehlike vardır; “boġuzdın bolur barça begke ḫatar” beye her tehlike boğazdan gelir; “köŋül taplamaz işke y…

1 biçim · 1 eser
ḫatarlıġ sıfat 4

Tehlikeli: “ḫatarlıġ işig körse tatıġ kiter” tehlikeli işi görünce tadı kaçar; “küniŋe artar miŋ ḫatarlıġ işi” (beyliğin) her gün bin tehlikeli işi artar; “ḫatarlıġ tur…

1 biçim · 1 eser
ḫava özel ad 1

Havva, ilk kadın; “apalı ḫavalı” Âdem ile Havva: “apalı ḫavalı ajunḳa ilip / uruġ yaḍtı dünya içinde kelip” Âdem ile Havva dünyaya inip dünyada soylarını yaydılar.

1 biçim · 1 eser
ḫavf isim 2

Korku (özellikle Tanrı korkusu): “rica birle ḫavfnı ḳanat sen ḳılın” umut ile korkuyu kanat yap; “rica ḫavf bu iki ḳanat sanı ol” umut ve korku iki kanat gibidir.

2 biçim · 1 eser
ḫaydar özel ad 1

Haydar, Hz. Ali’nin lakabı (yiğitlik benzetmesinde): “özüm ḫaydar erse yaşın teg ḳılıçlıġ / ya rüstemleyü men” şimşek gibi kılıçlı Haydar ya da Rüstem gibi olsam da.

1 biçim · 1 eser
ḫayl isim 1

Kabile, bölük, topluluk: “ıḍtımız olardın on iki ḫayl başı” onlardan on iki kabile başı çıkardık; “kerek ḫayl başıŋa bu bir ḳaç ḳılıḳ” bölük başına bu birkaç huy gerekir.

1 biçim · 2 eser
ḫayr isim 1

Hayır, iyilik; hayırlı iş: “ḫayr yoḳ üküş içinde şuwşamaḳlarında” gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; “ayġıl: hayr ḳulaḳı sizke” de ki: (o) sizin için hayır kula…

8 biçim · 3 eser
ḫazine isim 18

Hazine: “ḳamuġ neŋ ḫazine ülegil barın” bütün mal ve hazineyi, varını dağıt; “bu barı ḫazine bu altun kümüş / er atḳa ülegüke tirdim” bütün bu hazineyi, altın gümüşü as…

5 biçim · 2 eser
ḫıred isim 1

Akıl, anlayış, sağduyu: “pend alsunlar bilig ḫıred iḍileri” akıl sahipleri öğüt alsınlar; “pend ḫıred iḍileriŋe” akıl sahiplerine öğüt (olarak); “biliglig uḳuşluġ ḫired…

5 biçim · 3 eser
ḫıtay özel ad 3

Hıtay, Kuzey Çin: “ḫıtay arḳışı yaḍtı tawġaç eḍi” Hıtay kervanı Çin mallarını yaydı; “ḫıtay arḳısı kesse arḳış toġı” Hıtay kervanının yolu kesilse; “ajun tezginigli ḫıt…

1 biçim · 1 eser
ḫıyanet isim 4

Hıyanet, hainlik: “bolmaġıl ḫıyanet ḳılġanlarḳa ḫasm” hainlere savunucu olma; “ol taŋrı sewmez kim kim bolsa ḫıyanet ḳılġan” Tanrı hain olanı sevmez; “bilür közler ḫıya…

4 biçim · 2 eser
ḫil isim 6

Bölük, (asker) takımı: “ḳayusı alur ḫil bolur ḫil başı” kimi bir bölük alır, bölük başı olur; “körünse ḫilin barça yumġı tirip” bölüklerini hep toplayıp gözden geçirse;…

3 biçim · 1 eser
ḫilesiz sıfat 1

Çaresiz, önlenemez: “ḳamuġ neŋke hile itig çare bar / meger bu ölümke ölüm ḫilesiz” her şeyin çaresi vardır, yalnız ölümün çaresi yoktur.

1 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB): “çıġayıġ küḍezilse ortu ḫolur / bu ortu birer tınsa baylıḳ bulur” yoksul korunursa orta (halk) … ; bu orta rahatlarsa zenginlik bulur.

1 biçim · 1 eser
ḫoş sıfat 1

Hoş, güzel, sevindirici; “ḫoş kel-” hoşa gitmek: “huneyn kün … ḫoş keldi sizke üküşlüküŋüz” Huneyn günü çokluğunuz hoşunuza gitmişti; “durud siziŋ üze ḫoş turuŋlar” sel…

1 biçim · 3 eser