İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kül Tigin Yazıtı sözlüğü

556 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

45 madde · “a” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

açsıḳ isim 2

(Köktürk yazıtlarında, “tosık” tokluk karşıtı) açlık: “toḳ arḳuk sen, āçsık tosık ömez sen” tokken açlığı tokluğu düşünmezsin; “bir todsar āçsık ömez sen” bir kez doyun…

3 biçim · 3 eser
adınçıg sıfat 2

Şaşılası, harika, olağanüstü: “adınçıġ muŋadınçıġ soġançıġ tatıġlıġ nom” harika, şaşılası, hoş ve tatlı öğreti; “adınçıġ alp erdem” olağanüstü güçlü erdem; “aşoḳ atlıġ …

4 biçim · 7 eser
aḍaḳ isim 1

Ayak: “teŋriniŋ adaġlarınta töpüsi üze yükünüp” tanrının ayaklarına başını koyarak eğilip; “ėlgin adaḳın” eliyle ayağıyla; “töpöden adaḳnaŋ tıraŋaḳ uçıŋa” tepeden ayak …

30 biçim · 15 eser
aġı isim 7

Değerli kumaş, ipek; hazine: “tabġaç bodun sabı süçig, aġısı yımşaḳ” Çin halkının sözü tatlı, ipeği yumuşak; “bir tümen aġı, altun kümüş” on bin (top) ipek, altın gümüş.

11 biçim · 12 eser
aġın sıfat 1

Dilsiz, konuşamayan: “tilin sözlemese aġın tir kişi” diliyle konuşmazsa insanlar ona dilsiz der; “saġırlar aġınlar” sağırlar, dilsizler; “ikide biri aġın ol, umas nerse…

3 biçim · 4 eser
aġış isim 1

Değerli kumaş, ipek; mal: “altunın kümüşin aġışın barımın” altınını, gümüşünü, ipeğini, malını; “bu eḍgü aġış teg aġır” bu iyi (kişi) ipek gibi değerlidir.

3 biçim · 2 eser
aġıt- fiil 1

(Düşman ordusunu) püskürtmek, dağıtmak; (orduyu) harekete geçirmek: “oza kelmiş süsin kül tėgin aġıtıp” saldırıya geçen ordusunu Kül Tigin püskürtüp; “kelgme süsin aġıt…

4 biçim · 5 eser
aḳ sıfat 1

Ak, beyaz: “aḳ bisi ḳulunlamış” ak kısrak yavruladı; “kerip tutar aḳ torın” ak ağını gerip tutar (bulut).

7 biçim · 11 eser
aḳıt- fiil 1

Akıtmak: “aḳıtsa suwuġ yirde ni’met önür” suyu yere akıtsa nimet biter; “aŋar baḳır yulını aḳıttımız” ona bakır pınarını akıttık; “közde aḳıttı aḳın” gözünden yaş akıttı.

11 biçim · 7 eser
al- fiil 3

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser
al isim 1

Hile, düzen, kurnazlık: “olarnıŋ alları” onların düzenleri; “taŋrı … kafirlerniŋ alını” Tanrı kâfirlerin düzenini (boşa çıkarır).

7 biçim · 15 eser
alḳ- fiil 1

Tüketmek, bitirmek, yok etmek: “alḳu nizvanılarag arıtı alkmış” bütün tutkuları tamamen tüketmiş; “usallıḳ mini alḳtı” tembellik beni tüketti; “sürügüg udug koŋug alkur…

19 biçim · 7 eser
alḳın- fiil 1

Tükenmek, bitmek, yok olmak: “neçe tirse dünya tüker alḳınur” ne kadar toplanırsa toplansın dünya tükenir, biter; “aġı barım alḳınsar” mal mülk tükenirse; “kişi sözlese…

29 biçim · 15 eser
alp sıfat 4

Yiğit, kahraman, cesur: “toŋa alp er erdi” Tonga yiğit bir erdi; “edgü alp kişig” iyi, yiğit kişiyi; “ḳaġanı alp ermiş” kağanı yiğitmiş; “alpın erdemin üçün” yiğitliği …

10 biçim · 17 eser
alpaġu isim 1

Yiğit savaşçı, alp: “bir uġuş alpaġu on erig” bir soydan on alp eri; “ḳopsa anıŋ alpaġutın andan yara” onun yiğitlerinden kalkan olursa; “alpaġutm üḍürdi” yiğitlerimi s…

3 biçim · 2 eser
altı sayı 3

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
altun isim 4

Altın: “altun kümüş” altın gümüş; “sarıġ altunın, ürüŋ kümüşin” sarı altınını, ak gümüşünü; “altun örgin üze olurupan” altın taht üzerine oturup; “altun birle ėtiglerin…

7 biçim · 15 eser
amġı özel ad 1

Yer adı; “amġı ḳorġan” Amgı kalesi: “amġı ḳorġan ḳışlap” Amgı kalesinde kışlayıp; “amġı ḳorġan kıışladuḳda yut boltı” Amgı kalesinde kışladığımızda kıtlık oldu.

2 biçim · 2 eser
amtı zarf 4

Şimdi, bu anda; artık: “amtı türk yigit erken” şimdi genç iken; “amtı ökünürbiz” şimdi pişmanlık duyuyoruz; “ol amtı anıġ yoḳ” o şimdi (artık) kötü değil; “amtı şasdr y…

10 biçim · 16 eser
ança zarf 27

Öyle, o kadar, şöyle: “ança biliŋler” öylece bilin; “ança ança ükliser” o kadar o kadar çoğalsa; “ança boşġurur ermiş” şöyle öğütlermiş; “teŋri ança tėmiş” Tanrı şöyle …

5 biçim · 15 eser
ançula- fiil 1

Sunmak, armağan etmek (büyüğe): “bir erdini monçuq ançuladı” bir mücevher inci sundu; “yaraḳlıġdı, ḳaġanḳa ançuladı” zırhlıyı (yakalayıp) kağana sundu; “nom küsüşlüg üç…

4 biçim · 3 eser
antag sıfat 2

Öyle, o türlü (Uygur metinlerinde): “antaġ küçlüg men” öyle güçlüyüm; “bolmaḳ yme antaġ erür” oluş da öyledir; “antaġ nizvanı basınçıŋa ulınıp” öyle tutku baskısına yen…

7 biçim · 10 eser
ańıg sıfat 5

Kötü; kötülük: “ol amtı ańıġ yoḳ” (orada) artık kötülük yok; “anta ańıġ kişi ança boşġurur ermiş” orada kötü kişiler şöyle öğütlermiş; “edgüli anıġlı iki törlüg” iyi ve…

3 biçim · 4 eser
apa isim 4

Ata, ecdat, büyük ata: “eçüm apam bumın ḳaġan, iştemi ḳaġan” atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan; “eçümüz apamız yamı ḳaġan” atamız Yamı Kağan.

5 biçim · 9 eser
apar özel ad 1

Orhon yazıtlarında yas törenine elçi gönderen halklar arasında sayılan bir halk: “tabġaç, tüpüt, apar, purum, ḳırḳız …” Çin, Tibet, Apar, Purum, Kırgız …

1 biçim · 2 eser
ar- fiil 2

Aldatmak, kandırmak: “ardı sizni yaḳın tiriglik” yakın (dünya) hayatı sizi aldattı; “armasun sizni bu ajun tirigliki” bu dünya hayatı sizi aldatmasın; “mini ardı dünya”…

15 biçim · 10 eser
ara isim 2

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
arıl- fiil 1

Bitkin düşmek, tükenmek; yok olmak: “ḳoop anta alḳıntıġ arıltıġ” hepiniz orada tükendiniz, bitkin düşüp yok oldunuz.

1 biçim · 2 eser
arḳış isim 1

Kervan, ticaret kafilesi: “ḫıtay arḳışı yaḍtı tawġaç eḍi” Çin kervanı Tabgaç mallarını yaydı; “arḳış tirkiş ısar” kervan, kafile gönderirsen; “arḳış astınraḳ sizdin” ke…

6 biçim · 7 eser
arḳuḳ sıfat 1

İnatçı, huysuz, dik başlı: “arḳuḳ ḳılınç” inatçı huy; “arḳuḳ ḳılınçlıġḳa bolmaz sewinç” inatçı huyluya sevinç olmaz; “ḳılınç arḳuḳı” huyun dik başlılığı.

3 biçim · 3 eser
armaḳçı isim 1

Aldatıcılık, hilekârlık (?): “tabġaç bodun tebligin kürlügin üçün, armaḳçısin üçün” Çin halkının hilesi, düzeni, aldatıcılığı yüzünden.

1 biçim · 2 eser
arta- fiil 1

Bozulmak, çürümek, yozlaşmak: “ed tavar kentü artayur buzulur” mal mülk kendi kendine bozulur, çürür; “yaġuşsa artar öz” (arzu) yaklaşınca öz bozulur; “bu ortu buzulġa,…

21 biçim · 12 eser
artuḳ sıfat 3

Fazla, çok, aşırı: “üküş sözde artuḳ asıġ körmedim” çok sözde fazla yarar görmedim; “artuḳ emgek” fazla sıkıntı; “arduḳraḳ kėŋ” daha geniş.

9 biçim · 14 eser
artur- fiil 1

Artırmak, çoğaltmak: “olarḳa imannı arturdı” onların imanını artırdı; “tapuġ arturu bardı künde yaŋı” hizmetini her gün artırarak gitti; “aḳılıḳ şėrėf cah cėmal arturur…

14 biçim · 6 eser
asra isim 2

Alt, aşağı; “üze … asra” üstte … altta: “üze kök teŋri, asra yaġız yėr ḳılıntuḳda” üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında; “üze tuman turdı, asra toz turdı” yuk…

7 biçim · 8 eser
aş- fiil 2

Aşmak, geçmek (dağ, geçit, çöl): “ḳayu art aşar” kimi geçit aşar; “ḳara ḳum aşmış” Kara Kum’u aşmış; “altun yışıġ aşa keltimiz” Altın Yış’ı aşıp geldik; “kögmen aşa ḳır…

19 biçim · 9 eser
aşsız sıfat 1

Aşsız, yiyeceksiz: “içre aşsız, taşra tonsuz” içte aç, dışta çıplak; “aşsız suvsuz ḳurıp ḳatıp yorıyurlar” yiyeceksiz, susuz kuruyup katılaşıp dolaşırlar.

1 biçim · 3 eser
at isim 16

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
ay isim 2

Gökteki ay: “yaġız yir yaşıl kök kün ay birle tün” yağız yer, yeşil gök, güneş, ay ve gece; “kün ay teŋri” Güneş ve Ay tanrısı; “kün ai yaruḳın tıda” güneşin ve ayın ış…

25 biçim · 21 eser
ay- fiil 1

Söylemek, demek: “ayġıl tidi” söyle dedi; “yanut birdi ögdülmiş aydı” Ögdülmiş cevap verip dedi; “köŋül sırrı berk tut sen ayma tilin” gönül sırrını sıkı tut, dille söy…

69 biçim · 16 eser
ayaġ isim 1

Saygı, hürmet, itibar: “aġar ayaġ ḳılurlar” büyük saygı gösterirler; “ayaġın çiltegin” saygısını hürmetini; “uluġ türlüg aḳır ayaġ üze” türlü türlü büyük saygıyla; “etü…

12 biçim · 9 eser
ayuḳ 1

(KB, “kök ayuḳ” biçiminde) bilgili, görmüş geçirmiş kişi ya da bir makam adı (?): “negü tir eşitgil bilir kök ayuḳ” bilgili kök ayuk ne der, dinle.

2 biçim · 2 eser
az sıfat 6

Az, küçük miktarda; az sayıda: “üküş sözleme, söz birer sözle az” çok konuşma, sözü birer birer, az söyle; “az bodun yaġı boltı” az halk düşman oldu; “az bodunuġ üküş k…

12 biçim · 17 eser
azḳına sıfat 1

Azıcık, pek az; biraz: “meger azḳına” pek azı dışında; “körkitür saŋa olarnı taŋrı tüşüŋ içinde azḳına” Tanrı onları sana rüyanda az gösterir; “azḳına tat” azıcık tat; …

6 biçim · 8 eser
azu bağlaç 1

Veya, ya da; “azu … azu” ya … ya: “braman oḳusınta erser azu ... ksatirik oġusınta erser” brahman soyundan olsa ya da kşatriya soyundan olsa; “anıŋ oḳşaġı yoḳ azu meŋze…

3 biçim · 13 eser