İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Kül Tigin Yazıtı sözlüğü

556 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

21 madde · “i” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

iç isim 1

İç, içeri; karın, gönül: “ay iç taş biligli” ey içi dışı bilen; “taşı teg içi ol içi teg taşı” dışı gibi içi, içi gibi dışıdır; “körü barsa erdi içim taşlarım” içimi dı…

23 biçim · 19 eser
içik- fiil 1

(Birine) tâbi olmak, boyun eğmek, içine girmek: “ḳanıŋın ḳodup içıḳdiŋ” kağanını bırakıp (Çin’e) tâbi oldun; “ḳıırḳız bodunı içıḳdi yükünti” Kırgız halkı tâbi oldu, boy…

9 biçim · 5 eser
içre edat 1

İçinde, içre; içeride: “ol olarḳa ḫorluḳ dünya içre” bu onlar için dünyada zillettir; “bolur ḳarşı içre aġıçı işi” hazinedarın işi saray içindedir; “aġız içre aġu saġdı…

2 biçim · 11 eser
içreki sıfat 3

İçerideki; iç halk, bağlı olanlar: “anta içreki bodun ḳop maŋa körür” oradaki (sınırlar içindeki) halkın hepsi bana bağlıdır; “içreki bedizçig ıttı” iç (saray) nakkaşla…

2 biçim · 4 eser
idisiz sıfat 2

Sahipsiz: “eçümiz apamız tutmış yėr sub idisiz bolmazun tėyin” atalarımızın tuttuğu yurt sahipsiz kalmasın diye; “kögmen yėr sub idisiz ḳalmazun tėyin” Kögmen yurdu sah…

1 biçim · 2 eser
iḍi isim 3

Sahip, iye: “bu ḳuḍret iḍisi uluġ bir bayat” bu kudret sahibi yüce, tek Tanrı; “semiz at aġzı ḳatıg boltı idisi umaz” semiz atın ağzı sertleşti, sahibi (onu) zapt edeme…

43 biçim · 11 eser
igid sıfat 1

Sahte, yalan; yalancı: “azu bu sabımda igid barġu” yoksa bu sözümde yalan var mı; “ogrı igid erserler” hırsız, yalancı iseler; “artuḳ yalġan igid savlıġ” çok yalancı, s…

3 biçim · 5 eser
igiḍ- fiil 6

Beslemek, büyütmek, yetiştirmek: “törütgen igiḍgen keçürgen iḍim” yaratan, besleyen, bağışlayan Rabbim; “yimi birle igḍür sen sansız özüg” sayısız canı yiyecekle besler…

37 biçim · 13 eser
ilgerü zarf 10

İleri, doğuya doğru (yazıtlarda yön bildirir): “ėlgerü kün tuġsıkka birigerü kün ortusıŋaru” ileride (doğuda) gün doğusuna, güneyde gün ortasına doğru; “eçim ḳaġan birl…

4 biçim · 6 eser
ilig isim 4

Hükümdar, kral (KB’de hükümdar Küntogdı’nın adı yerine de geçer): “ilig aydı uḳtum men emdi sözüŋ” hükümdar dedi: sözünü şimdi anladım; “ilig köz ḳulaḳ tuttı ilde ḳamuġ…

22 biçim · 15 eser
ilki sıfat 1

İlk, birinci, önceki; “aŋ ilki / eŋ ėlki” en önce: “aŋ ilki ḳop ḳamaġ tınlaġlaraġ adırtsız köŋlin edgü ögliçe saḳınur” ilk önce bütün canlıları ayrım gözetmeyen gönülle…

9 biçim · 11 eser
in- fiil 1

İnmek, aşağı gelmek: “yaşıl köktin indi yaġız yirke söz” söz mavi gökten kara yere indi; “nė kim iner kökdin nė kim aġar” gökten ne iner, (göğe) ne çıkarsa; “ol ḳar ḳam…

25 biçim · 11 eser
inençu isim 1

(Unvan) ınançu: “inençu apa yarġan tarḳan atıg bertim” İnançu Apa Yargan Tarkan unvanını verdim.

1 biçim · 1 eser
ini isim 11

Küçük erkek kardeş: “anta kisre inisi ḳaġan bolmış erinç” ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş; “inim küül tėgin birle sözleşdimiz” kardeşim Kül Tigin ile konuştuk; “i…

10 biçim · 12 eser
iniygün isim 3

Küçük kardeşler ve yeğenler (topluluk): “ulayu iniygünüm oġlanım biriki oġuşum bodunum” başta küçük kardeşlerim, oğullarım, birleşik boyum, halkım.

1 biçim · 1 eser
irkin isim 2

(Yazıtlarda) İrkin, bir boy beyi unvanı: “anta kisre yėr bayırḳu uluġ irkin yaġı boltı” ondan sonra Yer Bayırku (boyunun) Uluğ İrkin’i düşman oldu; “uluġ irḳın azḳıńa e…

2 biçim · 1 eser
iş isim 5

İş, eylem, uğraş: “bilig bil uḳuş uḳ işiŋ ötrü ḳıl” bilgi edin, akıl edin, işini ondan sonra yap; “vezir işi barça saḳışlar bolur” vezirin işi hep hesaplardır; “işim ti…

54 biçim · 20 eser
işgiti isim 1

İpekli kumaş: “altun kümüş işgiti ḳuutay buŋsuz ança berür” (Çin halkı) altını, gümüşü, ipekli kumaşı, atlası öylece bol bol verir.

1 biçim · 1 eser
işiyi özel ad 1

(Kül Tigin yazıtında) Çin elçisinin unvan ya da adı: “tabġaç ḳaġanta işiyi lıḳeŋ kelti” Çin imparatorundan İşiyi Likeng geldi.

1 biçim · 1 eser
iştemi özel ad 1

İştemi Kağan, Bumın Kağan’ın kardeşi, Köktürk devletinin batı kanadının kağanı: “eçüm apam bumın ḳaġan iştemi ḳaġan olurmış” atalarım Bumın Kağan, İştemi Kağan tahta ot…

1 biçim · 2 eser
itin- fiil 1

Hazırlanmak, donanmak; kendini ve işini düzene koymak: “ölüm kelmez erken ölümke itin” ölüm gelmeden ölüme hazırlan; “usanma yarınlıḳ işiŋni itin” gevşeme, yarınki işin…

13 biçim · 4 eser