İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Atebetü’l-Hakâyık sözlüğü

1.006 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

10 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

çal- fiil 1

Yere çalmak, fırlatıp vurmak: “tutup çaldı yirke aġır ig kelip” ağır hastalık gelip onu tutup yere çaldı; “ıtım tutup ḳodı çaldı” … tutup aşağı çaldı; “iḍisin çalar yir…

6 biçim · 4 eser
çat- fiil 1

(Kaş için) çatmak: “ajun külçirer baz alın ḳaş çatar” dünya güler, sonra alnını kaşını çatar.

1 biçim · 2 eser

Yoksulluk: “ol erke çıġaylıḳ yolını açar” o kişiye yoksulluk yolunu açar; “bor içse açıldı çıġaylıḳ yolı” şarap içerse yoksulluk yolu açılır; “çıġaylıḳ yarınlıḳ azuḳ yo…

3 biçim · 3 eser
çıḳ- fiil 1

Çıkmak, dışarı çıkmak; bir yerden ayrılmak: “kirü hem çıḳa bilse oldruġ turuġ” oturup kalkmayı, girip çıkmayı bilse; “iligke kirli hem çıḳa türçidi” hükümdarın yanına g…

38 biçim · 4 eser
çıḳar- fiil 5

Çıkarmak, dışarı çıkarmak; bir yerden sürmek: “iḍimiz çıḳarġıl bizni bu uluşdın” Rabbimiz, bizi bu ülkeden çıkar; “tileyürler kim çıḳarsalar sizni yeriŋizdin” sizi yurd…

25 biçim · 3 eser
çın sıfat 2

Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…

8 biçim · 11 eser
çin özel ad 1

Çin ülkesi (AH’de hadise gönderme): “bil ol haḳ rėsul bilig çinde erse siz arḳaŋ tidi” bil ki hak peygamber ‘bilgi Çin’de olsa (bile) arayın’ dedi.

1 biçim · 1 eser
çöker- fiil 1

Çökertmek, alçaltmak, aşağı düşürmek: “bilig birle ‘alim yoḳar yoḳladı / biligsizlik erni çökerdi ḳoḍı” bilgiyle bilgin yükseldi, bilgisizlik insanı aşağı çökertti.

1 biçim · 1 eser
çözük sıfat 1

Çürük, değersiz (söz); seçilip atılan: “talulap ketürdüm kemiştim çözük” seçkinini getirdim, çürüğünü attım.

1 biçim · 1 eser
çuz isim 1

Değerli ipekli kumaş, ince ipek; hep “aġı” ile (“aġı çuz”): “aġı çuz aġır boldı törde yatur” ipek ve kumaş değerli oldu, başköşede durur; “aġı çuz tiyiŋ kiş alır sen ti…

1 biçim · 2 eser