Boş, kaygısız, rahat: “boldı musa anasınıŋ köŋli fariġ” Musa’nın annesinin gönlü (her şeyden) boş kaldı; “tilekçe tiril inç fariġ ḳaḍġusuz” dilediğin gibi huzurlu, raha…
Atebetü’l-Hakâyık sözlüğü
1.006 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
9 madde · “f” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
Faruk, Halife Ömer’in lakabı: “basa faruḳ erdi kişi öḍrümi” sonra insanların seçkini Faruk idi; “‘atiḳ birle faruḳ üçünç zün-nurėyn” Atik (Ebubekir) ile Faruk, üçüncüsü…
Faziletli, erdemli kişi: “ėdibler ėdibi fazıllar başı” ediplerin edibi, faziletlilerin başı.
Fazilet, erdem: “bilig ma‘dini hėm fazilėt kanı” bilgi madeni ve fazilet kaynağı.
Lütuf, ihsan, bağış (özellikle Tanrı’nın): “bu barça iḍim fazlı erdi ḳamuġ” bunların hepsi Rabbimin lütfuydu; “bayat fazlı erdi sini bulmışım” seni bulmam Tanrı’nın lüt…
Filozof, bilge: “ajun feylesufı neŋi bolmasa” dünyanın filozofunun malı olmasa; “neçe ‘alim erdi neçe fėylėsuf / ḳanı bu kün” nice âlim, nice filozof vardı; hani bugün.
Ferahlık, kurtuluş, rahata çıkma: “bėla kelse sabr it fėrahḳa küḍüp” bela gelince ferahlığı bekleyerek sabret.
Fiil, iş, davranış: “yılan yumşaḳ erken yavuz fi‘l iter” yılan yumuşakken kötü iş yapar; “bütün ḳılḳı fi‘lin öte irtegil” huyu ve davranışı tam olanı araştır; “tiril eḍ…
Yiğitlik, cömertlik, mertlik: “mėcd mürüvvėt fütüvvėt uġan ‘ata' ḳıldı şahımḳa bu cümleni” Kadir (Tanrı) şahıma şeref, mürüvvet, fütüvvet, bunların hepsini bağışladı.