İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Tunyukuk Yazıtı sözlüğü

415 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

37 madde · “a” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

a ünlem 1

Seslenme ya da acı, şaşkınlık bildiren ünlem: a!, ey!, ah! (“yekler uluġı a siziŋ ḳızıŋız…”, “… a ölüp bardı”).

1 biçim · 11 eser
aç- fiil 1

(Kapı, kapak, yol) açmak: “teŋri yėriŋerü ḳapaġın açdı” tanrılar yurduna kapısını açtı; “açar ḳut ḳapuġ” mutluluk kapısını açar; “yolug aç” yolu aç.

38 biçim · 14 eser
adrıl- fiil 1

Ayrılmak (bir yerden, bir kişiden): “seniŋdin adrılur men bu kün” bugün senden ayrılıyorum; “ögüŋüztin adrılmışta” annenizden ayrıldığınızda.

27 biçim · 12 eser
aġı isim 1

Değerli kumaş, ipek; hazine: “tabġaç bodun sabı süçig, aġısı yımşaḳ” Çin halkının sözü tatlı, ipeği yumuşak; “bir tümen aġı, altun kümüş” on bin (top) ipek, altın gümüş.

11 biçim · 12 eser
aġtur- fiil 1

Yukarı çıkarmak, tırmandırmak: “at yėte yadaġın ıġaç tutunu aġturtum” atları yedeğe alıp yaya olarak, ağaçlara tutunarak (orduyu) yukarı çıkardım; “hormuzta teŋrig tamu…

2 biçim · 2 eser
aḳ sıfat 1

Ak, beyaz: “aḳ bisi ḳulunlamış” ak kısrak yavruladı; “kerip tutar aḳ torın” ak ağını gerip tutar (bulut).

7 biçim · 11 eser
aḳıt- fiil 1

Akıtmak: “aḳıtsa suwuġ yirde ni’met önür” suyu yere akıtsa nimet biter; “aŋar baḳır yulını aḳıttımız” ona bakır pınarını akıttık; “közde aḳıttı aḳın” gözünden yaş akıttı.

11 biçim · 7 eser
al isim 1

Hile, düzen, kurnazlık: “olarnıŋ alları” onların düzenleri; “taŋrı … kafirlerniŋ alını” Tanrı kâfirlerin düzenini (boşa çıkarır).

7 biçim · 15 eser
alḳın- fiil 1

Tükenmek, bitmek, yok olmak: “neçe tirse dünya tüker alḳınur” ne kadar toplanırsa toplansın dünya tükenir, biter; “aġı barım alḳınsar” mal mülk tükenirse; “kişi sözlese…

29 biçim · 15 eser
alp sıfat 7

Yiğit, kahraman, cesur: “toŋa alp er erdi” Tonga yiğit bir erdi; “edgü alp kişig” iyi, yiğit kişiyi; “ḳaġanı alp ermiş” kağanı yiğitmiş; “alpın erdemin üçün” yiğitliği …

10 biçim · 17 eser
altı sayı 1

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
altun isim 6

Altın: “altun kümüş” altın gümüş; “sarıġ altunın, ürüŋ kümüşin” sarı altınını, ak gümüşünü; “altun örgin üze olurupan” altın taht üzerine oturup; “altun birle ėtiglerin…

7 biçim · 15 eser
ança zarf 10

Öyle, o kadar, şöyle: “ança biliŋler” öylece bilin; “ança ança ükliser” o kadar o kadar çoğalsa; “ança boşġurur ermiş” şöyle öğütlermiş; “teŋri ança tėmiş” Tanrı şöyle …

5 biçim · 15 eser
ançıp zarf 1

Sonra, bunun üzerine; böylece (Orhon ve Uygur metinlerinde cümleleri bağlar): “tarduş tölis bodunḳa bėrtim, ançıp bars yılḳa çıḳ tapa yondım” Tarduş-Tölis halkına verdi…

1 biçim · 4 eser
antag sıfat 3

Öyle, o türlü (Uygur metinlerinde): “antaġ küçlüg men” öyle güçlüyüm; “bolmaḳ yme antaġ erür” oluş da öyledir; “antaġ nizvanı basınçıŋa ulınıp” öyle tutku baskısına yen…

7 biçim · 10 eser
anyıg sıfat 1

(IB fal kalıbında) pek, son derece (?): “anyıġ edgü ol” pek iyidir; “anyıġ yablaḳ ol” pek kötüdür.

2 biçim · 2 eser
apa isim 1

Ata, ecdat, büyük ata: “eçüm apam bumın ḳaġan, iştemi ḳaġan” atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan; “eçümüz apamız yamı ḳaġan” atamız Yamı Kağan.

5 biçim · 9 eser
ara isim 1

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
arıġ sıfat 1

Temiz, arı, saf: “arıġ topraḳ” temiz toprak; “arıġ ton” temiz giysi; “ay teŋriniŋ arıġ yaruḳı” ayın temiz ışığı; “araġ turug köŋül” arı, duru gönül.

18 biçim · 16 eser
arklig 1

Tek tanıklı söz: “yinçge arklig üzgeli uçuz” ince … kolay kopar.

1 biçim · 1 eser
arḳuy isim 1

Karakol, gözcü yeri: “arḳuy ḳarġuġ olġurtdum” karakol ve gözetleme yerleri kurdurdum.

1 biçim · 1 eser
artuḳ sıfat 2

Fazla, çok, aşırı: “üküş sözde artuḳ asıġ körmedim” çok sözde fazla yarar görmedim; “artuḳ emgek” fazla sıkıntı; “arduḳraḳ kėŋ” daha geniş.

9 biçim · 14 eser

Tek tanıklı fiil biçimi: “asınġalı tüşürtümüz, atıġ ıḳa bayur erti” dinlenmek (yemek yemek?) için (atları) indirttik, atları ağaca bağlarlardı.

1 biçim · 1 eser
aş isim 1

Yemek, aş, yiyecek: “aş içgü” yiyecek içecek; “yėgü aş” yiyecek; “biligligke bilgi tükel ton aş ol” bilgili için bilgi hem giysi hem yemektir; “yigüm arpa aş” yemeğim a…

16 biçim · 13 eser
aş- fiil 3

Aşmak, geçmek (dağ, geçit, çöl): “ḳayu art aşar” kimi geçit aşar; “ḳara ḳum aşmış” Kara Kum’u aşmış; “altun yışıġ aşa keltimiz” Altın Yış’ı aşıp geldik; “kögmen aşa ḳır…

19 biçim · 9 eser
aşoḳ isim 1

Aşoka ağacı (Saraca asoca): “lumbani atlıġ arıġda aşoḳ atlıġ adınçıġ sögüt altınınta” Lumbini korusunda Aşoka adlı harika ağacın altında; Çince 无憂 karşılığıyla.

3 biçim · 3 eser
at isim 5

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
atlat 1

Orhon yazıtında emir: “atlat tėdim” ‘atlanın (atlandırın)’ dedim.

1 biçim · 1 eser
atlıg sıfat 2

Adlı, … adında: “ay toldı atlıġ er” Aytoldı adlı bir er; “aşoḳ atlıġ sögüt” Aşoka adlı ağaç; “bėş türlüg anantiras atlıġ aġar tsuy” anantiras denen beş ağır günah; “sum…

17 biçim · 19 eser
ay isim 1

Gökteki ay: “yaġız yir yaşıl kök kün ay birle tün” yağız yer, yeşil gök, güneş, ay ve gece; “kün ay teŋri” Güneş ve Ay tanrısı; “kün ai yaruḳın tıda” güneşin ve ayın ış…

25 biçim · 21 eser
ay- fiil 3

Söylemek, demek: “ayġıl tidi” söyle dedi; “yanut birdi ögdülmiş aydı” Ögdülmiş cevap verip dedi; “köŋül sırrı berk tut sen ayma tilin” gönül sırrını sıkı tut, dille söy…

69 biçim · 16 eser
ayġuçı isim 4

Söyleyen, dile getiren: “şi‘r ayġuçı” şiir söyleyen, şair: “muŋar meŋzetü aydı şi‘r ayġuçı” şair buna benzeterek şöyle dedi.

2 biçim · 3 eser
ayıġma isim 1

(Köktürk yazıtında) danışman, sözcü: “ayġıl tidi, ayıġması ben ertim” ‘söyle’ dedi; onun danışmanı bendim.

1 biçim · 1 eser
ayt- fiil 1

Söylemek, demek (Kuran çevirisinde sık): “keliŋler aŋar aytıŋlar” ona gidin ve söyleyin; “eger tegse sizke artuḳluḳ taŋrıdın aytur oḳ” size Tanrı’dan bir lütuf erişirse…

13 biçim · 4 eser
aytıġ isim 2

Söz, deyiş: “aḍnalmaz aytıġ meniŋ üskümde” benim katımda söz değişmez; “iligdin üküş ögdi aytıġ selam ıḍur men saŋa” hükümdar adına sana çok övgü, söz ve selam gönderiy…

3 biçim · 3 eser
az sıfat 4

Az, küçük miktarda; az sayıda: “üküş sözleme, söz birer sözle az” çok konuşma, sözü birer birer, az söyle; “az bodun yaġı boltı” az halk düşman oldu; “az bodunuġ üküş k…

12 biçim · 17 eser
azḳına sıfat 1

Azıcık, pek az; biraz: “meger azḳına” pek azı dışında; “körkitür saŋa olarnı taŋrı tüşüŋ içinde azḳına” Tanrı onları sana rüyanda az gösterir; “azḳına tat” azıcık tat; …

6 biçim · 8 eser