İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Şine Usu Yazıtı sözlüğü

433 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

433 madde

a ünlem 5

Seslenme ya da acı, şaşkınlık bildiren ünlem: a!, ey!, ah! (“yekler uluġı a siziŋ ḳızıŋız…”, “… a ölüp bardı”).

1 biçim · 11 eser
ab isim 1

Av; avlanma. “Ab ablasar” av avlasa (KÇ); “er abḳa barmış” adam ava gitmiş, “ḳanlıḳ süsi abḳa ünmiş” hanın ordusu ava çıkmış (IB).

2 biçim · 3 eser
aġulıg özel ad 1

Yer adı (?): “üç otuzḳa anta sançdım, yarış aġulıġ ara” yirmi üçünde orada (onları) mızrakladım, Yarış Aġulıġ arasında.

1 biçim · 1 eser
al- fiil 4

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser

Kırık bağlamda geçen, anlamı belirlenemeyen biçim (ŞU).

1 biçim · 1 eser
altı sayı 5

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
ançıp zarf 5

Sonra, bunun üzerine; böylece (Orhon ve Uygur metinlerinde cümleleri bağlar): “tarduş tölis bodunḳa bėrtim, ançıp bars yılḳa çıḳ tapa yondım” Tarduş-Tölis halkına verdi…

1 biçim · 4 eser
apa isim 1

Ata, ecdat, büyük ata: “eçüm apam bumın ḳaġan, iştemi ḳaġan” atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan; “eçümüz apamız yamı ḳaġan” atamız Yamı Kağan.

5 biçim · 9 eser
ara isim 3

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
arḳar isim 1

Yaban koyunu, argali: “arḳun münüp arḳar yeter” arkun atına binip argaliye yetişir; “arḳar suḳaḳ yumuttı” argaliler, ceylanlar toplandı.

1 biçim · 2 eser
aş- fiil 3

Aşmak, geçmek (dağ, geçit, çöl): “ḳayu art aşar” kimi geçit aşar; “ḳara ḳum aşmış” Kara Kum’u aşmış; “altun yışıġ aşa keltimiz” Altın Yış’ı aşıp geldik; “kögmen aşa ḳır…

19 biçim · 9 eser
aşnuḳı sıfat 1

Önceki, eski: “aşnuḳı ajunta ḳılmış öz ḳılınçım” önceki hayatta yaptığım kendi işim; “aşnuḳılarnıŋ bitimiş sörçekleri” öncekilerin yazdığı masallar; “aşnuḳına öŋi bu sa…

3 biçim · 8 eser
at isim 1

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
ata- fiil 1

Adlandırmak, ad vermek; unvan vermek: “bu ma‘ni üçün atım ay toldı tip atadı” bu anlam için adımı Aytoldı diye koydu; “yabġu atadı” yabgu unvanı verdi; “mahaḳaşip tėp a…

27 biçim · 11 eser
atlıg sıfat 2

Adlı, … adında: “ay toldı atlıġ er” Aytoldı adlı bir er; “aşoḳ atlıġ sögüt” Aşoka adlı ağaç; “bėş türlüg anantiras atlıġ aġar tsuy” anantiras denen beş ağır günah; “sum…

17 biçim · 19 eser
ay- fiil 4

Söylemek, demek: “ayġıl tidi” söyle dedi; “yanut birdi ögdülmiş aydı” Ögdülmiş cevap verip dedi; “köŋül sırrı berk tut sen ayma tilin” gönül sırrını sıkı tut, dille söy…

69 biçim · 16 eser
ay isim 20

Gökteki ay: “yaġız yir yaşıl kök kün ay birle tün” yağız yer, yeşil gök, güneş, ay ve gece; “kün ay teŋri” Güneş ve Ay tanrısı; “kün ai yaruḳın tıda” güneşin ve ayın ış…

25 biçim · 21 eser
ayıt- fiil 1

Sormak: “ayıttı bu ḫacib sözin yetrürek” hacip sözünü sürdürerek sordu; “bilirke ayıt tüş, ayıtma kiçe” rüyayı bilene sor, gece sorma; “ayıtma maŋa” bana sorma; “ayıtma…

41 biçim · 11 eser
az sıfat 1

Az, küçük miktarda; az sayıda: “üküş sözleme, söz birer sözle az” çok konuşma, sözü birer birer, az söyle; “az bodun yaġı boltı” az halk düşman oldu; “az bodunuġ üküş k…

12 biçim · 17 eser
ba- fiil 1

Bağlamak: “kuzgunug ıgaçka bamiş” kuzgunu ağaca bağlamış; “katıgtı ba, edgüti ba” sıkıca bağla, iyice bağla; “atıġ ıḳa bayur ertimiz” atları ağaçlara bağlardık; “baġ üz…

21 biçim · 14 eser
baġ isim 1

Bağ, ip; zincir, pranga: “örtlüg temirlig baglar üze yaturur” kızgın demir zincirlerle yatırırlar; “baġda buḳaġuda yatıp” bağda, prangada yatıp; “saḳınç ḳaḍġu baġın yör…

17 biçim · 11 eser
balıḳ isim 1

Kent, şehir: “balıḳ uluşug” kenti ve ülkeyi; “toġu balıḳda süŋüşdümiz” Toğu kentinde savaştık; “şantuŋ balıḳḳa, taloy ügüzke tegmiş yoḳ ermiş” Şantung kentine, denize u…

22 biçim · 17 eser
balıḳlıg sıfat 1

Kentleri olan: “erüş üküş balıḳlıg boduntın” pek çok kenti olan halktan.

1 biçim · 2 eser
bar- fiil 12

Gitmek; bir yere varmak, ulaşmak: “anta kėrü barıp” oradan geri gidip; “yaġru barıp, üküş kişi ölt(ü)g” yaklaşıp çok kişi öldün; “teŋri yėrinte barġu yolug aç” tanrı yu…

87 biçim · 23 eser
barça zamir 1

Hep, hepsi, bütün: “ḳamuġ barça muŋluġ törütülmişi” bütün yaratılmışlar muhtaçtır; “tınlıġlarıġ barça atalarım ol tėp körüp” canlıların hepsini ‘babalarımdır’ diye görü…

7 biçim · 12 eser
barım isim 1

Mal, servet, varlık (çoğunlukla “aġı barım” hazine ve mal): “alku aġı barım iliksiz tutuḳsuz köŋülin buşı bėrdim” bütün malımı mülkümü bağlanmadan, esirgemeden sadaka v…

11 biçim · 11 eser
barḳ isim 1

Ev, yapı; çoğunlukla “ev bark” ev bark, yurt: “evig barkag kodup toyın bolsar” evini barkını bırakıp rahip olursa; “ev barḳdın kesildiler” evlerinden barklarından ayrıl…

23 biçim · 12 eser
barḳın isim 1

(KB) Yolcu, göçer: “kerek barḳın erse keçigli ḳonuḳ” ister yolcu olsun ister geçici konuk; “yorıyu turuġlı bu barḳın kişi” gezip duran bu yolcu kişi.

1 biçim · 4 eser
bars isim 1

Pars, kaplan: “esnegen bars men, ḳamuş ara başım” esneyen parsım, başım sazlık arasında; “bars irbiz böri ulatı ḳadır yavlaḳ keyikler” kaplan, pars, kurt gibi azgın, kö…

3 biçim · 7 eser
bas- fiil 1

Basmak, bastırmak, üstüne çökmek: “üze teŋri basmasar, asra yėr telinmeser” üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe; “bastı ölüm aġtaru” ölüm bastırıp devirdi; “ed…

21 biçim · 13 eser
basmıl özel ad 5

Basmıl: bir Türk boyu: “basmıl ıduḳḳut uġuşum bodun erti” Basmıl ıdukkutu benim soyumdan bir halktı; “basmıl yaġıdıp ebimrü bardı” Basmıl düşman olup evine döndü; “Basm…

3 biçim · 3 eser
baş isim 15

Baş, kafa: “başım kesmesüni keseyin tilim” başımı kesmesin diye dilimi keseyim; “til arslan turur … başıŋnı yiyür” dil aslandır, başını yer; “başları üze” başlarının üs…

43 biçim · 17 eser
batar isim 1

Batı, güneşin battığı yer: “toġardın batarḳa yorıp tezginür” doğudan batıya gezip dolaşır; “ḳayusı batardın tapuġçı” kimi batıdan hizmetkâr.

3 biçim · 5 eser
bay sıfat 1

Zengin, varlıklı: “çıġań bodunug bay ḳıltım” yoksul halkı zengin kıldım; “bay bar ertim, aġılım on” zengin idim, ağılım (hazinem) çoktu; “bay yeme bar, yoḳ çıġay yeme b…

6 biçim · 12 eser
beg isim 3

Bey, soylu, yönetici: “türük begler bodun, bunı eşidiŋ” Türk beyleri, halkı, bunu işitin; “begli bodunlıġ yoŋaşurtuḳin üçün” beylerle halkı birbirine düşürdüğün için; “…

41 biçim · 20 eser
belḍir isim 2

Kavşak, iki ırmağın ya da yolun birleştiği yer: “orḳoon balıḳlıg beltirinta” Orhun ile Balıklıg’ın birleştiği yerde; “yabaş toḳuş beltirinte” Yabaş ile Tokuş’un birleşt…

4 biçim · 3 eser
belgü isim 2

İşaret, belirti, alamet: “ıḳi kırk kut buyanlıg irü belgüke tükellig” otuz iki kutlu belirtiye sahip; “bosuş ḳadġu belgüsi eŋire turur” kaygı ve tasa belirtisi inler du…

28 biçim · 10 eser
bert- fiil 1

İncitmek, kırmak (çoğunlukla gönül için): “köŋlin bertmeŋler” gönlünü kırmayın; “ulıma, köŋül bertme” inleme, gönlü kırma; “amraḳ ögüküm köŋlin neçük berteyin” sevgili …

9 biçim · 4 eser
bėr- fiil 12

Vermek: “ıraḳ erser yablaḳ aġı berür, yaġuḳ erser edgü aġı berür” uzakta isen kötü armağan, yakında isen iyi armağan verir; “teŋri ėl berigme teŋri” ülke veren Tanrı; “…

165 biçim · 22 eser
bėş sayı 3

Beş: “bėş pançaḳi toyınlar” (Buda’nın) ilk beş rahibi; “bėş ajun” beş varoluş yolu; “ḫormuzta teŋri bėş teŋri birle” Ormuzd tanrı beş tanrı (ışık öğesi) ile; “bir yılḳa…

8 biçim · 19 eser
bėşinç sayı 4

Beşinci: “bu bėşinç boşġutsuz arhant” bu beşinci (tür) öğrenimini bitirmiş arhat; “bėşinç ay toḳuz otuzḳa” beşinci ayın yirmi dokuzunda; “bėşinç oŋınta” beşinci sırada;…

5 biçim · 10 eser
bıŋ sayı 6

Bin: “biz ėki bıŋ ertimiz” biz iki bin kişiydik; “bir tümen artuḳı yėti biŋ süg” on yedi bin askeri; “bıŋ yıllıḳ tümen künlik bitigimin” bin yıllık, on bin günlük yazıt…

5 biçim · 4 eser
bil- fiil 1

Bilmek, tanımak: “ol emgektin tartdaçı erür tėp bilip” onu acıdan kurtaran diye bilip; “bilmez uḳmaz” bilmez, anlamaz; “taŋrı bilgen köŋüllerdekini” Tanrı gönüllerdekin…

134 biçim · 23 eser
bilge sıfat 5

Bilge, bilgili, akıllı: “biligsiz otın sen ay bilge ḳuta” ey bilge, bilgisizin derdine sen deva ol; “anıŋ ara bir bilge kişi” onların arasında bilge bir kişi; “bilge tu…

20 biçim · 21 eser
bir sayı 10

Bir: “bir kırk yaşayur erti” otuz bir yaşındaydı; “bir tegzinç” bir bölüm; “bir yılḳa beş yolı” bir yılda beş kez.

23 biçim · 21 eser
birküde özel ad 2

(Şine Usu yazıtında) “üç birküde” Üç Birkü (üç ırmağın birleştiği yer) adlı yer: “ḳayra başınta üç birküda ḳan süsi birle ḳatıltım” Kayra kaynağında, Üç Birkü’de hanın …

2 biçim · 1 eser
birle edat 3

İle, birlikte: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “ölüŋler öwkeŋiz birle” öfkenizle ölün; “tirek yidleg birle elgimizni kavşurup” direk ve…

2 biçim · 20 eser

Yazıcı ya da haberci (?): “bitgüçi er anta ıttım” oraya bir yazıcı (haberci) adam gönderdim.

1 biçim · 1 eser
biti- fiil 1

Yazmak: “bitig bitidim” yazıt yazdım; “yolluġ tėgin bitidim” (ben) Yolluğ Tegin yazdım; “bitidim kitabnı mėva‘iz mėsėl” kitabı öğütler ve örneklerle yazdım; “bitise ḳal…

30 biçim · 15 eser
bitig isim 4

Yazı, yazılı şey; kitap, mektup: “bitip ḳoḍmış atın tirigke bitig” adını dirilere yazılı olarak bırakmış; “nom bitig” dinî kitap, sutra; “ilig me bitisü öz elgin bitig”…

18 biçim · 14 eser
bodu- fiil 1

Boyamak: “ḳayu işke tegse boḍur tü boḍuġ” hangi işe girse türlü renklere boyar; “yüz bir türlüg boduġın bodumış osuglug hua çeçek” yüz bir türlü renkle boyanmış gibi çi…

6 biçim · 4 eser
boḍ isim 1

Boy, beden, gövde: “ḳaġıl teg köni boḍ egildi” ok gibi dimdik boy eğildi; “boḍum erdi oḳ teg” boyum ok gibiydi; “ayı boḍ uzun bolsa” boy pek uzun olursa; “ḳız bodı anıŋ…

9 biçim · 8 eser
boḍun isim 21

Halk, kavim, ulus: “türük bodun, bunı eşidiŋ” Türk halkı, bunu işitin; “yir basruḳı taġ, boḍun basruḳı beg” yerin ağırlığı dağ, halkın ağırlığı beydir; “begli bodunlıg”…

64 biçim · 16 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz: “türük bodun anta ıŋaru yoḳ boḳı” Türk halkı ondan sonra yok … (?).

1 biçim · 1 eser
bol- fiil 4

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser
bolçu özel ad 1

(Köktürk yazıtlarında) Bolçu: bir yer adı: “üçünç bolçuda oġuz birle süŋüşdimiz” üçüncüsü Bolçu’da Oğuzlarla savaştık; “tün aḳıtdımız, bolçuḳa taŋ üntürü tegdimiz” gece…

3 biçim · 3 eser
boltur- fiil 1

Olmasını sağlamak, bir duruma getirmek: “yaġı bolturup yėrin tapa bardı” düşmanlaşıp (düşman edip) yurduna doğru gitti; “çınkėrtü bol’turmaz” gerçekten var etmez; “yene…

2 biçim · 2 eser
boş sıfat 1

Boş, serbest, özgür: “boş azad kişi barça eḍgü ḳulı” özgür, hür kişi iyiliğin kuludur; “üç ḳata oḳısar alḳu boş bolur” üç kez okursa hepsinden kurtulur; “tili boş kişi”…

8 biçim · 11 eser
boşun- fiil 1

Kurtulmak, bağışlanmak; salıverilmek: “yme yazukda boşunmak bolzun” suçtan da kurtuluş olsun; “baġda buḳaġuda yime ol tınlıġ boşunur” bağda prangada olan canlı da kurtu…

5 biçim · 4 eser

Parçalı bağlamda anlamı kesinleşmeyen söz: “kör budḳal ıda”.

1 biçim · 1 eser
bulġa- fiil 1

Karıştırmak, bulandırmak; bozmak: “ėlig törüg bulġadım erser” ülkeyi, töreyi karıştırdıysam; “ögüŋin köŋülüŋin bulġayur” aklını, gönlünü bulandırır; “oplayu tegip bulġa…

8 biçim · 6 eser
buluḳ özel ad 2

(Şine Usu yazıtında, “ḳara buluḳ”) bir yer ya da boy adı: “ḳara buluḳ öŋdin” Kara Buluk’un önünden; “ürüŋ begig ḳara buluḳıg” Ürüng Beg’i, Kara Buluk’u.

2 biçim · 1 eser
bunça zarf 1

Bu kadar, bunca: “bunça yėrke tegi yorıtdım” bu kadar yere dek yürüttüm; “bunça törüg ḳazġanıp” bu kadar töreyi kazanıp; “bunça aġır törüg” bu kadar ağır töreyi; “bunça…

3 biçim · 4 eser
bur- fiil 1

(Koku) yayılmak, kokmak: “ajun barça bütrü yıpar burdı kin” bütün dünya misk ve amber koktu; “yėti yıparı bura turur” yedi kokusu yayılıp durur.

7 biçim · 6 eser
buyla isim 1

(Köktürk ve Kırgız yazıtlarında) bir unvan: “buyla baġa tarḳan” Buyla Baga Tarkan; “bwyla ḳutluġ yarġan” Buyla Kutlug Yargan.

2 biçim · 4 eser
buyruḳ isim 1

(Köktürk yazıtlarında) buyruk: kağana bağlı yüksek görevli, komutan: “buyruk begler” buyruk beyleri; “iç buyruḳ” iç buyruk; “buyruḳı yeme bilge ermiş” komutanları da bi…

9 biçim · 12 eser
bü 1

Anlamı kesinleşmeyen söz: “yigen yil büke teg yir erken açar” … gibi erkenden açar; “ḳatı yoḳ büki” sertliği, … yok; “ufut bolup büke turdı” utanıp … durdu.

3 biçim · 3 eser
bükegük özel ad 1

(Şine Usu yazıtında) bir yer adı: “anta bükegükke yėtelim” oradan Bükegük’e varalım.

1 biçim · 1 eser
çaḳ zarf 1

Tam, tamı tamına (sayılardan önce): “türük ḳaġan çaḳ elig yıl olurmış” Türk kağanı tam elli yıl hüküm sürmüş; “amtı çaḳ sekiz tümen yaşlıġ tınlġlar erürler” şimdi (orad…

1 biçim · 2 eser
çerig isim 2

Savaş düzeni, saf; ordu; “çerig ėt-” saf bağlamak, orduyu düzene sokmak: “süŋüş bolsar çerig iter erti” savaş olursa orduyu düzene sokardı; “şıp başıŋa tegi çerig ėtdim…

8 biçim · 8 eser
çıġıltır özel ad 1

(Şine Usu yazıtında) “çıġıltır köl” bir göl adı, savaş yeri: “sekizinç ay ėki yaŋıḳa çıġıltır költe ḳasuy kezü süŋüşdim” sekizinci ayın ikisinde Çığıltır gölünde … sava…

1 biçim · 1 eser
çıḳ özel ad 5

(Eski Türk yazıtlarında) Çik, Yenisey bölgesinde bir boy: “çıḳ bodun ḳırḳız birle yaġı boltı” Çik halkı Kırgızlarla birlikte düşman oldu; “kem keçe çıḳ tapa süledim” Ke…

3 biçim · 3 eser
çıt isim 3

Çit, kazıklı çevre, ağıl ya da ordugâh çevirmesi: “örgin anta ėtitdim çıt anta toḳıtdım” tahtımı orada kurdurdum, çiti orada çaktırdım; “çıt tikdi örgin yaratdı” çit di…

2 biçim · 2 eser
çigil özel ad 1

Çigil, bir Türk boyu; bu boydan gelen kişilerin ve yerlerin adında da geçer: “çigil totoḳ” Çigil valisi (Şine Usu); “ordo çigil kent erkligi … çigil arslan el tirgök” O…

1 biçim · 3 eser
ekin isim 1

İki, ikisi; hep “ekin ara” ikisi arasında (Orhon yazıtlarında): “kök teŋri asra yaġız yėr ḳılıntuḳda ekin ara kişi oglı ḳılınmış” üstte mavi gök, altta yağız yer yaratı…

4 biçim · 8 eser
elig isim 1

El: “muŋaḍmış yirimde elig tut maŋa” sıkıştığım yerde elimi tut; “ḳalı bolsa elgiŋ boḍunḳa uzun” elin halka uzun (cömert, güçlü) ise; “ḳamuġ eḍgülükke tegürgil elig” he…

47 biçim · 16 eser
eŋ isim 1

Yanak, yüz; yüzün rengi (KB’de hep “ḳızıl eŋ”, “ḳızġu eŋ”): “örüŋ bolsa ḳırtış ḳızıl ḳızġu eŋ” teni beyaz, yanağı kıpkızıl olsa; “bayutġay sini ol ḳızıl bolġa eŋ” seni …

12 biçim · 10 eser
er- fiil 6

Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…

121 biçim · 26 eser
er isim 10

Er, erkek; adam, kişi: “bilig bilse ötrü yırar erde ig” (insan) bilgi bilirse hastalık ondan uzaklaşır; “ögü bilmez erke ögüt ögretür” akıl bilmeyene öğüt öğretir; “ḳuş…

14 biçim · 21 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (Şine Usu, kırık bağlam): “ebimin ersegünte yula költe ḳodtım” evimi … Yula gölünde kondurdum.

1 biçim · 1 eser
ertiş özel ad 1

İrtiş ırmağı: “ertiş ügüzüg keçigsizin keçdimiz” İrtiş ırmağını geçitsiz geçtik; “altun yışıg aşa ertiş ügüzüg keçe yorıdım” Altay ormanlığını aşıp İrtiş ırmağını geçer…

1 biçim · 4 eser
ev isim 8

Ev, konut; yurt: “atın mindi keldi eviŋe turup” atına bindi, kalkıp evine geldi; “ewindin turup çıḳtı” evinden kalkıp çıktı; “tört yıŋaḳtın … ėwleriŋizdin” evlerinizden…

68 biçim · 18 eser
ėki sayı 9

İki: “edgüli ayıġlı ėki türlüg ḳılınç” iyi ve kötü iki türlü eylem; “ėki ėrig udşuru sançdı” iki adamı kovalayarak mızrakladı; “inim kül tėgin birle eki şad birle” küçü…

5 biçim · 17 eser
ėkinti sayı 4

İkinci; ikinci olarak: “ėkinti süŋüş eŋ ilki ay altı yaŋıḳa” ikinci savaş, ilk ayın altısında; “ekinti ḳoşulgaḳda ediz birle süŋüşdümiz” ikinci olarak Koşulgak’ta Edizl…

7 biçim · 10 eser
ėl isim 8

İl, devlet, ülke; siyasi birlik ve halkı: “eçim ḳaġan ėli ḳamşaġ boltuḳınta” amcam kağanın ili sarsıldığında; “teŋride bolmış ėl ėtmiş bilge ḳaġan” gökte doğmuş, ili dü…

51 biçim · 20 eser
ėlteber isim 1

Elteber, Türk devletinde bağlı boyların başındaki beylere verilen unvan: “az elteberig tutdı” Az elteberini tuttu; “eki elteberlig bodun” iki elteberli halk; “uyġur elt…

5 biçim · 4 eser
ėt- fiil 6

Düzenlemek, yapmak, kurmak; (ülkeyi) örgütlemek: “tört buluŋuġ ėtmiş yıġmiş yaymiş basmiş” dört yanı düzenlemiş, toplamış, yaymış, bastırmış; “teŋride bolmış ėl ėtmiş b…

72 biçim · 19 eser
ı 9

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 11 eser
ıda 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 4 eser

Tanım henüz yazılmadı.

4 biçim · 12 eser
ıḍ- fiil 8

Tanım henüz yazılmadı.

48 biçim · 18 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ıŋa 1

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 2 eser
ır 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 2 eser
ırı 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ıs 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ıt 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 4 eser
ıt- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 7 eser
içger- fiil 2

İçeri almak; boyun eğdirmek, tâbi kılmak: “içgertim” (halkı) tâbi kıldım; “içgerip yana yorıdım” (onları) boyun eğdirip yine yürüdüm; “ḳız birişip klin içgerip” kız ver…

12 biçim · 7 eser