İçeri almak; boyun eğdirmek, tâbi kılmak: “içgertim” (halkı) tâbi kıldım; “içgerip yana yorıdım” (onları) boyun eğdirip yine yürüdüm; “ḳız birişip klin içgerip” kız ver…
Şine Usu Yazıtı sözlüğü
433 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
13 madde · “i” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
(Birine) tâbi olmak, boyun eğmek, içine girmek: “ḳanıŋın ḳodup içıḳdiŋ” kağanını bırakıp (Çin’e) tâbi oldun; “ḳıırḳız bodunı içıḳdi yükünti” Kırgız halkı tâbi oldu, boy…
İçinde, içre; içeride: “ol olarḳa ḫorluḳ dünya içre” bu onlar için dünyada zillettir; “bolur ḳarşı içre aġıçı işi” hazinedarın işi saray içindedir; “aġız içre aġu saġdı…
Anlamı kesinleşmeyen söz (Şine Usu, kırık bağlam; bir yer adı olmalı): “anta sançdım içüy keçip … toġuru sançdım” orada mızrakladım, … geçip … doğru mızrakladım.
Halktan kişi, sıradan (dünyevi) insan; “ḳara igil bodun” avam: “ḳara igil bodunıg yoḳ ḳılmadım” avam halkı yok etmedim; “birök igil nomçı törüçi körkin” eğer halktan, ö…
İleri, doğuya doğru (yazıtlarda yön bildirir): “ėlgerü kün tuġsıkka birigerü kün ortusıŋaru” ileride (doğuda) gün doğusuna, güneyde gün ortasına doğru; “eçim ḳaġan birl…
İlk, birinci, önceki; “aŋ ilki / eŋ ėlki” en önce: “aŋ ilki ḳop ḳamaġ tınlaġlaraġ adırtsız köŋlin edgü ögliçe saḳınur” ilk önce bütün canlıları ayrım gözetmeyen gönülle…
İn, mağara, barınak: “eger bulsalar sıġınġu yer azu inler azu kirgü yer” sığınacak bir yer ya da mağaralar ya da girecek bir delik bulsalar; “ḳayu iki ewlig ḳayu birke …
Esenlik, huzur, rahat; (sıfat gibi) esen, rahat; “inçke teg-” huzura kavuşmak: “ajun inçke tegdi tüzüldi törü” dünya huzura kavuştu, töre düzene girdi; “inç tirilgil” e…
Bir yerin (dağın) bir yanı, yamacı (yönü kesinleşmiyor): “kögmen irinte” (ŞU) Kögmen’in … yanında; “ötüken irin ḳışladım” (ŞU) Ötüken’in … yanında kışladım; “yarudı bu …
(Yazıtlarda) izlemek, peşine düşüp ulaşmak: “irtim burġuda yėtdim” (ŞU) izledim, Burgu’da yetiştim; “ertü temir ḳapıġḳa tegi irtimiz” (T) Demir Kapı’ya kadar vardık.
Anlamı kesinleşmeyen söz (ŞU, kırık bağlam): “bodun irtim irlünte talaḳımınta yėtdim” halkı izledim, … yetiştim.
İş, eylem, uğraş: “bilig bil uḳuş uḳ işiŋ ötrü ḳıl” bilgi edin, akıl edin, işini ondan sonra yap; “vezir işi barça saḳışlar bolur” vezirin işi hep hesaplardır; “işim ti…