Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Şine Usu Yazıtı | 1 | 841,0 |
| Uigurica I-IV | 1 | 158,4 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 13 | 5,3 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: ürküp) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
ürküp* ile tüm bağlamlar →“ürküp” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (15) →| EÇS VII 116b–117a | … belâ isâbet edince bu kadar yüz bin hayvân hemân bir kerre | ürküp | cezîre etrâfında meterise girmiş kefereleri çiğneyerek cüml … |
| EÇS X Y302a | Derhâl âsitâne kapusu dibinde halk | ürküp | bizim yanımıza geldiler. Cümlemiz ileri vardık. Bir siyâh a … |
| EÇS I 102b | … de kabrinden bir siyâh tuman zâhir olup Süleymân Hân'ın atı | ürküp | {Süleymân Hân} zemîne pâymâl-ı rimâl olup cümle musâhibler … |
| U II, T. III M. 207 a.-11–26 | … lġai tėp . . anta ötrü ol tŋri urı-sı ol ünüg esidip ḫorġup | ürküp | balıŋlap tuu tüb-[tük?] -leri yoḳaru turup ıya taya tavranu … |
| EÇS I 211b–212a | … reşmesine hotas gibi asup gider, at dahi fânûs şu‘lesinden | ürküp | at çorbacıyı yere vurup cümle neferleri firâr edüp, 212a |
| EÇS VI 104a–104b | … tekerlenüp ve niçe bin küffârın atları deve ve katârlardan | ürküp | fırradak gerüye dönüp ürken atları kankısı, ve niçe bin kâf … |
| EÇS V 181b | … îhinde Murâd-ı Sânî'dir. Hîn-i ma‘rekede, "Bire bunda asker | ürküp | dağılmadan feth olsun" buyurduklarında feth olup ismine kal … |
| EÇS III 9a | … ü's-selâm ey cân-ı hümâm!" deyince altımdan atım "foh" deyü | ürküp | iki ayak üzre kalkup fırlayarak mezâristân içinde pertâb ed … |
| EÇS V 119b | … eşek görseler re‘âyâsı deveden korkup eşeğe gülüp katırdan | ürküp | temâşâ ederler. Balı ve yağı cihânı doylamışdır. Gâyet ganî … |
| ŞU G 7 | … btnt.. -dı yogra yarışda süsin anta sançdım ebi on kün öŋre | ürküp | barmış anta yana yorıp tüşdüm r (...) |