Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Abhidharma (Shogaito) | 1 | 25,2 |
| St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito) | 1 | 98,2 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 9 | 3,7 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: teki) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
teki* ile tüm bağlamlar →“teki” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (11) →| EÇS VI 164b | … u Acem ve Rûm u Firengistân'da ve Belh u Buharâ'ya varınca | tek-i | pûmız var, bu hakîr eyle bir cisr-i âlî rub‘-ı meskûnda gör … |
| EÇS I 148b–149a | … ak söyleyüp erenlerin bin bir gününe dahi hidmet-i tâm edüp | tek-i | pû ile pûte-i kalda puhte olup hâlis ayârlık ile ehl-i hâl … |
| Abh 4400 | ol ḳurulmış yükmeki ėyin ḳayu tuġmış köŋül々 - | teki | nom-lar ḳuruldurur örledür üçün yme andaġ oḳ. |
| EÇS I 179b | … , bu sâbûnu zeyt yağından te’lîf edüp pek etmede niçe zamân | tek-i | pû edüp âciz kaldı. Âhir âciz olup kahrında ağlarken bir ka … |
| EÇS VII 103a | … tekaddem bir şehr-i azîm imiş. Bu diyâr-ı hurrem-âbâdda çok | tek-i | pûmuz vardır, ammâ bu şehri görmemişidim. Hâlâ şimdi vîrân … |
| EÇS IV 299b | … n eyitdi: "Bu Evliyâ akay kırk gündür bunda hizmet-i şâhîde | tek-i | pûsu vardır. Bugünkü gün hânına gitse gerek idi. Men ana bi … |
| EÇS IX Y135b | Bundan sonra câmi‘-i zîbâ kal‘a içinde | Teki | Paşa câmi‘i: Cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ve gâyet musanna‘ … |
| ShoR 8.3 /217–219 | ötrü töz-ün {艹+廾} yüz miŋ 万 kolḍi nayut sanınça oḳ 世界 - | teki | tınlġ-larıġ大悲心 -lüg bulıt-ların toyu örḍüp nomluġ yaġmur ya … |
| EÇS VIII 213b–214a | … eri: Toyran kurbunda Gölbaşı köyünde vücûda gelüp âhır niçe | tek-i | pûdan sonra Sofyavî kutbu'l-aktâb Balı Efendi 214a halîfe … |
| EÇS IV 392b | … ol diyârlarda fâtih-i Bağdâd Murâd Hân-ı Râbi‘den sonra çok | tek-i | pûmuz olup ma‘lûmımız olduğu üzre Şattu'l-Arab'ın cânib-i ş … |