Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Manichaica I-III | 1 | 485,7 |
| Kutadgu Bilig | 1 | 13,6 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 11 | 4,5 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: akı) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
akı* ile tüm bağlamlar →“akı” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (13) →| EÇS II 314b | … p Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı zemân Moskov'un Kazak-ı | Akı | kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Acem … |
| EÇS I 115a | … rü kaskatı olmuş sümük ile urunca yârânımız balgamı gözünün | akı | karası zan edüp feryâd ederdi. |
| EÇS V 40a | … l‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç bin tüfeng-endâz cengâver Kazak-ı | Akı | var, ammâ taşra varoşu nehr-i Turla kenârında üç bin saz ve … |
| EÇS V 29a–29b | … ldı, ammâ yine kenârdan ayrılmazlardı. Beri tarafda Kazak-ı | Ak-ı | bed-ahlâk bî-havf [ü] haşyet şehri âlân u tâlân ve nehb ü g … |
| EÇS II 312a–312b | … lar Şamakı derler. Dağıstânlılar Şemehı derler. Gîlânlı Şâm | akı | derler, ammâ galat-ı meşhûr evlâ olmağıla Şamakı ve Şemahı … |
| EÇS VIII 210a | akı | kay kerez | |
| Man II D 173b2-389–391 | k(e)ntü kizlençüŋün arıg nomka kızganmatın | akı | köŋülüg ınanu sezinmetin kizleŋ t(a)kı yme inçe y(a)rl(ı)ka … |
| KB 3407 | bu yalŋuz yorıġlı kişi ḳıwçaḳı / kişike tusulmaz bolur ay | akı | |
| EÇS III 165b | … rânı gördükçe şifâdan me’yûs olup dîvâne-misâl olup gözünün | akı | karasına ve yaşı sümüğüne ve tükrüğü balgamına ve balgamı s … |
| EÇS X Y424a | … ur. Ve ak düşen göze vesme gibi üç gün çekseler kırk yıllık | akı | mahv eder. Ammâ kesret üzre çekmeye, gözün kuvvet-i basarın … |