Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Şine Usu Yazıtı | 1 | 841,0 |
| Abhidharma (Shogaito) | 1 | 25,2 |
| TT I-X | 1 | 392,5 |
| Kutadgu Bilig | 3 | 40,8 |
| DLT’deki Türkçe parçalar | 1 | 344,7 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 19 | 7,8 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: yagın) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Örnek bağlamlar
Tümü (26) →| DLT III, 271 | Yaġıŋ | tapa titrü baḳıp bögdeŋ bile / Uġrap ḳalı kelse saŋa ḳarşı … | |
| EÇS X Y123a | … sa şehrinin âb-ı hayâta benzer âlü'l-âl zeyt yağı ile yılan | yağın | vezn edüp beş vukiyye yılan yağı ve beş vukiyye zeyt-i hâli … |
| EÇS II 253a | … döşeyüp ba‘dehû Tarabefzûn'un âb-ı hayâta benzer su zeytûn | yağın | döküp germâ-nermâ âteşde bir sâ‘at pişüp gûyâ nûr olup tenâ … |
| EÇS I 78b | … ker Ahmed Paşa'nın leşine kılıç üşürüp pâre pâre edüp cümle | yağın | dâ’-ı devâ-ı sızı içün yağmâ etdiler. |
| EÇS X Y227a | … i şerîfleri ile dikmiş. Mısır'dan gayrı diyârda olmaz imiş. | Yağın | çıkarup teberrüken pâdişâhlar hazînesinde hıfz ederlerdi. V … |
| EÇS VI 128a | … olmağiçün Cenâb-ı Hak bu nilva ağacın halk edüp meyvesinin | yağın | sürünürler ve yaprağının suyun yüzlerine ve gözlerine dürtü … |
| EÇS VI 128a | Râyıhası hemân Rûm'un tefne yağı gibi kokar ve | yağın | çıkarup kışrını hânedânlarda ve kenîselerde micmereler içre … |
| EÇS VII 150a–150b | … üp hardal ve tuz ile karışdırup kâselere korlar. Ve cevizin | yağın | çıkarup kırmızı Freng biberiyle döğüp 150b ol kırmızı cev … |
| ŞU D 6 | yelme eri kelti yaġı [kelü]r tėdi | yaġın | başı yorıyu kelti sekizinç ay ėki yaŋıḳa çıġıltır / költe ḳ … |
| EÇS VII 88a | … şa'nın kurşum zahmı yerine bir fitîle ile tavşanın yüre[ği] | yağın | komuş idim. |