İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu

al- fiil

304 geçiş 65 biçim 21 eser KBKuTBKMaitDLTUShoRAbh Anlam haritasında göster

Tanım

  1. Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada aldım; “ḳılıç birle aldı kör il alġuçı” ülke fetheden (onu) kılıçla aldı. Tanıklar: KÇBKKB
  2. Satın almak: “satġın aldılar aŋa az baha” onu az bir bedelle satın aldılar; “satġın almaŋlar … az bahaḳa” az bir bedele satmayın; “tutġun alıp ḳul satar” esir alıp köle satar. Tanıklar: KuT2DLT
  3. Edinmek, kavuşmak; kabul etmek: “bilig kimde bolsa beḍüklük alur” bilgi kimdeyse o büyüklük edinir; “miras alsu mėndin” benden miras alsın; “‘aleyk alġuçı” selamı alan; “öç al-” öç almak: “biz öç alġanlar-miz” biz öç alanlarız. Tanıklar: KuT2KB2
  4. (Eş) almak: “kisi alġu toġsa” alınacak kadın (eş) çıkarsa; “alıŋ azad tişiler” hür kadınlarla evlenin; “alı bėr-” (Orhon) eş olarak alıvermek: “kıızın … oġluma alı bėrtim” kızını oğluma alıverdim. Tanıklar: BKKuTKB
  5. (Can) almak: “tirilmiş bu canlıġ canın alġalır” (ölüm) yaşayan canlının canını almak için gelir. Tanıklar: KB
  6. Emir biçimi “alın” (kibar) KB’de öğüt dilinde sık: “keçer kün içinde kerekiŋ alın” geçen günler içinde gereğini al; “köŋülke alın” gönlüne al. Tanıklar: KB2

“altı” (sayı), “alḳu” (bütün) ayrı maddelerdedir; “alın” yazılışı alın (yüz) maddesinde durur.

Derlemdeki bağlamlara bakılarak yazılmış özgün tanım (yazar: Claude (yapay zekâ)); güven: yüksek. Editör denetimi bekliyor.

Madde başı ve biçimler

Madde başı (sözcük başı): al- — yalın hâliyle geçmiyor (fiil gövdesi)

Yazım değişkeleri (edisyonlara göre; ses değerleri farklı olabilir):

  • aldı 241 (EÇS, DK, KB, KuT) · alḍı 1 (KB)
  • alġalı 5 (KB, Mait, KİP, Abh) · algalı 1 (BK)

Çekimli biçimler (65):

Abh Abhidharma (Shogaito)

8 geçiş · bu eserdeki bağlamlar
Abh.Sho. 635–638 … -nıŋ ėligi ḫan-ı tėdmiş biligsiz niz-vanı küç-in kösün-in alḳu barça ḳunup alır yindem anın adı oḳ ḳalır.
Abh.Sho. 1046–1058 … iŋ ḳayu bışrunmış yoruḳ-ı-nıŋ kėn keligme ödki buyan-ı-nıŋ tüş-in adın-lar alġalı umaġu-sın neçe bilser-ler yme nudaġ uzadı ḳayu bışrunmış-ın buyan evrip bu …
Abh.Sho. 1759 birök alıp bu iki baḫşı-lar-nıŋ-ın ündürser inyanaparasdan-ta ulatı şasdr-lar-nıŋ töz …
Abh.Sho. 2064–2065 üç uġuş -lar-ta bėş ajun-lar-ta basa basa alıp alḳu ajun-larıġ又 tınlġ-lar alḳu ajun-lar-ta yme/tėr.
Abh.Sho. 2153–2156 … sudur-uġ nomlayu tüketdükte bar erser kėn keldeçi-ler adı ködrülmiş yıġıp alıp öŋdünki ḳayu nomlamış(-ın) tügüp şlok (taḳşut) ḳılıp olar-ḳa ḳadnayu nomla …
Abh.Sho. 2174–2175 munda almış kergek kėnki abipirayıġ munı üz-e uḳıd -ġalır üçün vasubandu baḫşı-nıŋ köŋ …
Abh.Sho. 3098–3101 … -sız töz-lüg erür tėp此中者munda tėptėmiş-i erser bu üç ėdigsiz-ler-te adırıp almış kergek.
Abh.Sho. 4576 ulatı tėgüçi sav-ta almış kergek adın niz-nk ad-larıġ bodulmaḳ-lıġ-ta ulatı tėp.