Sukh sözlüğü · madde
ançulayu zarf
Tanım
- Öyle, aynı biçimde, bunun gibi: “ançulayu yme ḳarımaḳ iglemek” aynı biçimde yaşlanmak, hastalanmak da; “ançulayu erür meniŋ eşidmişim” şöyledir benim işittiğim; “ançulayu oḳ” tıpkı öyle. Tanıklar: SekAbhAOShoR
- “ançulayu kelmiş” böylece gelmiş, Tathāgata (Buda’nın sıfatı): “alḳu ançulayu kelmişlerniŋ” bütün Tathāgataların. Tanıklar: Abh2ShoR
- Karşılaştırmalarda “inçe ḳaltı … ançulayu (ma)” nasıl ki … öyle de: “ançulayuma az yek etöz içre inçe küçlüg bolur” öyle de hırs iblisi beden içinde güçlü olur. Tanıklar: Man
Derlemdeki bağlamlara bakılarak yazılmış özgün tanım (yazar: Claude (yapay zekâ)); güven: yüksek. Editör denetimi bekliyor.
Madde başı ve biçimler
Madde başı (sözcük başı): ançulayu — yalın hâliyle 106 kez
Çekimli biçimler (3):
Bağlamlar
Bütün geçişler (3) →Sukh Uigurische Sukhāvatīvyūha-Fragmente (Zieme)
3 geçiş · bu eserdeki bağlamlar| T II S-3–5 | alḳu yėrde alḳu tınlġ-lar : ara | ançulayu | et’öz : körkin kötgürü-ler : ḳaldı yaşın yaltrıḳın teg taḳı tor osuġluġ ḳo … |
| T II-14 | … ıġsız : çindamani erdini [. . . ] neçe bar suvı yme suġurġay erd[i . . . ] | a[nç]ulayu | [y]me ḳayu ki[ş]i burḫan b[ol . . . ] mn burḫan ḳutın bulup otun sıŋaḳı tı … |
| T II S-65–69 | … :ġuçı uluġ suv [. . . ] ol üç miŋ uluġ miŋ yėr [-tinçüde] adın ed közünmez | ançulayu | yme [yėr] suvda amita burḫan yaruḳı alḳu [. . .]ıġ kölitdi |