Tanım
- Acı çekmek, sıkıntı çekmek; zahmet çekmek, emek vermek: “tilin emgemiş er negü tir eşit” dili yüzünden acı çekmiş adam ne der dinle; “beg emgep il itse boḍun şük bayur” bey zahmet çekip ülkeyi düzenlerse halk sessizce zenginleşir; “ökünç birle emger yarınḳı künün” yarınki gün pişmanlıkla acı çeker; “ḳalı bulmasa dünya emger küçün” dünyayı bulamazsa güçlükle sıkıntı çeker; “bu kün yatma emge işiŋni itin” bugün yatma, emek ver, işini düzenle; “çıḳarmasun-a sizni uştmahdın emgegey sen” sizi cennetten çıkarmasın, sonra acı çekersin. Tanıklar: KuTKB5
KB’deki emger (geniş zaman) ayrı madde olarak kalmıştı; burada toplandı.
Derlemdeki bağlamlara bakılarak yazılmış özgün tanım (yazar: Claude (yapay zekâ)); güven: yüksek. Editör denetimi bekliyor.
Madde başı ve biçimler
Madde başı (sözcük başı): emge- — yalın hâliyle 2 kez
Çekimli biçimler (9):
Bağlamlar
Bütün geçişler (1) →KuT Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası
1 geçiş · bu eserdeki bağlamlar| Ku. T. 31/88b3 | … her-ayine bu yaġı erür saŋa hem seniŋ cüftüŋe çıḳarmasun-a sizni uştmahdın | emgegey | sen |
Aynı gövdeden maddeler
“emge” ile başlayan öteki madde başları (türevler ve birleşikler; biçimsel benzerlik, köken ilişkisi kesin değildir).