Abh sözlüğü · madde
işlet- fiil
Tanım
- İşletmek, kullanmak; harcamak: “ḳalı bulsa işlet uçup kökke teŋ” (akıllı kişiyi) bulursan işlet, göğe denk yükselir; “altun kümüş … özüm işleteyin” altını gümüşü kendim harcayayım; “yigürük atlarıġ tapıŋça alıp işletgil” (TT) hızlı atları dilediğince alıp kullan; “olarnı alıp köŋül éyin işletür” (ShoR) onları alıp gönlünce kullanır. Tanıklar: TTShoRKB2
- (Bilgiyi) uygulamak: “bilig bildiŋ erse tükel ögrenip / anı işlet emdi” bilgiyi iyice öğrendiysen şimdi onu uygula; “eşit ‘ilmi işlet” ilmi dinle, uygula; “ḳamuġ işke aşnu sen işlet bilig” her işte önce bilgiyi işlet. Tanıklar: KB3
- İş gördürmek, yaptırmak: “adın kişi ornınta yulġaḳ iş küç işletdimiz” (Mait) başkasının yerine angarya işi yaptırdık; “addınlarḳa asıġlıġ işig işletiŋiz” (TT) başkalarına yararlı işi yaptırdınız; “süçig tadıġlıġ aşlarıġ işledip” (Abh) tatlı yemekleri hazırlatıp. Tanıklar: MaitAbhTT
Abh’deki işled- yazımı ve Sek’teki işletsaer biçimi de bu maddede.
Derlemdeki bağlamlara bakılarak yazılmış özgün tanım (yazar: Claude (yapay zekâ)); güven: yüksek. Editör denetimi bekliyor.
Madde başı ve biçimler
Madde başı (sözcük başı): işlet- — yalın hâliyle 6 kez
Çekimli biçimler (16):
Bağlamlar
Bütün geçişler (6) →Abh Abhidharma (Shogaito)
6 geçiş · bu eserdeki bağlamlar| Abh.Sho. 557–558 | … ene bililmez erti tŋri burḫan-nıŋ negü-si üz-e tarġarmiş-ı anı üçün ḳooş-a | işletmiş | erür. |
| Abh.Sho. 574 | yme ök bolur erti inçip bu yörügde emgeksinip yaḳın yaġuḳ | işletmedimiz | . |
| Abh.Sho. 949–954 | … -nıŋ bilge biligi-niŋ burḫan-lar-nıŋ birle < büdün > adırılur-ı negülük ol | <işledip | uḳıdġusı>. |
| Abh.Sho. 1067–1076 | … r-i-niŋ bışrunmış evrip buşı bėrmiş iki türlüg buyan-lar-nıŋ tüş-in : yene | iş -ledür-ler | asıġ-lıġ meŋi-lig ḳılġalı alḳu tınlġ-lar-ıġ : ḳaltı üsdünki teg üküş telim … |
| Abh.Sho. 1079–1080 | 乳母甘饎前用資身avırda ana-lar-nıŋ süçig tadıġ-lıġ aş-larıġ | işledip | ilgündürmek-ler-i erser et’öz-in oġlı-ıŋa buldur -ġu üçün又oġlan-ḳy-a-larıŋ … |
| Abh.Sho. 4368 | ėdip yaradıp ed tavar-ıġ anı | işledip | buşı bėrür-ler. |