İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözlük

Derlem sözlüğü

12.750 madde başı, 2.665.904 sözcükten çıkarıldı. Her madde çekimli biçimlerini, yazım değişkelerini, eserlere göre dağılımını ve bağlamlarını gösterir.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

39 madde · “f” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

fa 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (Kur’an çevirisi, Duhan 57, faḍlan ‘lütuf olarak’ karşılığında): “fa seniŋ iḍiŋdin ol ol ḳurtulmaḳ uluġ” (bu) Rabbinden bir lütuftur, işte büyü…

1 biçim · 1 eser KuT
fal isim 7

Fal, uğur ya da uğursuzluk işareti: “ḳupa körklügüg kör ḳılın özke fal” güzel yüzlüyü kendine uğur say; “ikigün ajunluḳ aya eḍgü fal” ey iki dünyalık iyi uğur; “eger te…

2 biçim · 2 eser KB KuT
fariġ sıfat 2

Boş, kaygısız, rahat: “boldı musa anasınıŋ köŋli fariġ” Musa’nın annesinin gönlü (her şeyden) boş kaldı; “tilekçe tiril inç fariġ ḳaḍġusuz” dilediğin gibi huzurlu, raha…

1 biçim · 2 eser KuT AH
fariza isim 4

Farz, dinî yükümlülük; “fariza ḳıl-” farz kılmak: “namaz erür müʾminler üze fariza vaḳtlıġ” namaz müminlere vakitleri belli bir farzdır; “yoḳ peyġamber üze emgek … anıŋ…

1 biçim · 2 eser KuT KB
farḳ isim 1

Fark, ayrım: “köni egri farḳı örüŋli ḳara” doğru ile eğrinin farkı ak ile kara gibidir.

1 biçim · 1 eser KB
faruḳ özel ad 2

Faruk, Halife Ömer’in lakabı: “basa faruḳ erdi kişi öḍrümi” sonra insanların seçkini Faruk idi; “‘atiḳ birle faruḳ üçünç zün-nurėyn” Atik (Ebubekir) ile Faruk, üçüncüsü…

1 biçim · 2 eser KB AH
fasıḳ sıfat 14

Fasık, yoldan çıkmış, günahkâr: “aḍırġıl biziŋ ara fasıḳ boḍunlar ara” bizimle yoldan çıkmış topluluk arasını ayır; “bu ögür olar fasıḳlar” bunlar fasıklardır; “taŋrı k…

4 biçim · 2 eser KuT KB
fasl isim 4

Mevsim: “YARUḲ YAZ FASLIN … AYUR” aydınlık bahar mevsimini anlatır; “taḳı bir tüş ol kör bu yıl faslıŋa” bir de yılın mevsimine bak.

3 biçim · 2 eser KuT KB
fazıl isim 1

Faziletli, erdemli kişi: “ėdibler ėdibi fazıllar başı” ediplerin edibi, faziletlilerin başı.

1 biçim · 1 eser AH
fazilėt isim 1

Fazilet, erdem: “bilig ma‘dini hėm fazilėt kanı” bilgi madeni ve fazilet kaynağı.

1 biçim · 1 eser AH
fazl isim 47

Lütuf, ihsan, bağış (özellikle Tanrı’nın): “bu barça iḍim fazlı erdi ḳamuġ” bunların hepsi Rabbimin lütfuydu; “bayat fazlı erdi sini bulmışım” seni bulmam Tanrı’nın lüt…

6 biçim · 3 eser KuT KB AH
felek isim 2

Felek, gök katı; yörünge: “yiti ḳat felekni yatur yamça tut” yedi kat göğü … tut; “tün kündüzni ozruġlı ḳamuġ felek içinde ėwe tezginürler” (güneş ve ay) geceyi gündüzü…

2 biçim · 2 eser KuT KB
fena isim 2

Fena, yok olma, ölümlülük: “uġan bir bayatḳa aŋar yoḳ fena” Kadir, tek Tanrı’ya; onun için yok oluş yoktur.

1 biçim · 1 eser KB
ferc isim 2

(Kur’an çevirisinde) edep yeri, namus: “ferclerini küḍezgen erenler ferclerini küḍezgen tişiler” namuslarını koruyan erkekler, namuslarını koruyan kadınlar.

1 biçim · 1 eser KuT
feridun özel ad 1

Feridun, İran efsanevi hükümdarı (adaletiyle anılır): “nelük ögdi buldı feridun ḳutun” Feridun niçin övgü ve kut buldu.

1 biçim · 1 eser KB
ferişte isim 39

Melek: “ferişte bitir ḳul negü ḳılmışın” melek, kulun ne yaptığını yazar; “firişte yüzi teg yarudı ajun” dünya melek yüzü gibi aydınlandı; “bu ġaflet yoḳ erse … firişte…

12 biçim · 3 eser KuT KB Man
ferman isim 29

(Kur’an çevirisinde) buyruk, emir: “boyun suŋlar … ferman iḍisiŋe sizdin” sizden olan emir sahiplerine itaat edin; “bütünlükin ferman anıŋ ḳamuġı taŋrıḳa” emrin hepsi T…

10 biçim · 1 eser KuT
fermanla- fiil 18

(Kur’an çevirisinde) emretmek, buyurmak: “baḫillık ḳılurlar fermanlayurlar boḍunḳa baḫillıḳın” cimrilik ederler, insanlara cimriliği emrederler; “fermanlayurlar eḍgülük…

9 biçim · 1 eser KuT
fermanlan- fiil 11

(Kur’an çevirisinde) emrolunmak, buyrulmak: “men fermanlandım kim tapunsa men taŋrıḳa” Tanrı’ya ibadet etmekle emrolundum; “fermanlandım boyun susa men ʿalemluġlar iḍis…

7 biçim · 1 eser KuT
feryad isim 4

Feryat, yardım çağrısı; “feryad tile-” yardım dilemek, “feryad ḳıl-” feryat etmek: “ançada feryad tilediŋiz iḍiŋizdin” o zaman Rabbinizden yardım istediniz; “feryad til…

1 biçim · 1 eser KuT
ferzind özel ad 2

(Maniheist tövbe duasında) duayı okuyanın adı: “teŋrim amtı men raimast ferzind yazuḳda boşunu ötünür men” tanrım, şimdi ben Raymast Ferzind günahımdan kurtulmayı diliy…

1 biçim · 1 eser Huast
fesad isim 19

Fesat, bozgunculuk, kargaşa: “fesad ḳayda bolsa ḳaçar ḳut teze” nerede fesat olursa kut kaçar; “fesad birle devlet turumaz ḳaçar” fesatla devlet duramaz, kaçar; “fesadd…

4 biçim · 2 eser KB KuT
feylesuf isim 2

Filozof, bilge: “ajun feylesufı neŋi bolmasa” dünyanın filozofunun malı olmasa; “neçe ‘alim erdi neçe fėylėsuf / ḳanı bu kün” nice âlim, nice filozof vardı; hani bugün.

2 biçim · 2 eser KB AH
fėrah isim 2

Ferahlık, kurtuluş, rahata çıkma: “bėla kelse sabr it fėrahḳa küḍüp” bela gelince ferahlığı bekleyerek sabret.

1 biçim · 1 eser AH
fısḳ isim 4

Fısk, günah, dinden sapma: “fesad fisk iḍisi atandı eren” erler fesat ve fısk sahibi diye anıldı; “fesad fisḳ üni kör uḍıtmaz kiçe” fesat ve fısk sesi gece uyutmaz; “nė…

4 biçim · 2 eser KuT KB
fida isim 1

Feda, kurban etme: “fida ḳıldı barın neŋin hem özin” varını, malını ve kendini feda etti.

1 biçim · 1 eser KB
fi‘l isim 3

Fiil, iş, davranış: “yılan yumşaḳ erken yavuz fi‘l iter” yılan yumuşakken kötü iş yapar; “bütün ḳılḳı fi‘lin öte irtegil” huyu ve davranışı tam olanı araştır; “tiril eḍ…

2 biçim · 1 eser AH
firaḳ isim 11

Ayrılık, hasret: “ara yıġlatur kör firaḳın tükel” kimi zaman ayrılıkla ağlatır; “negü bar ajunda firaḳta ḳatıġ” dünyada ayrılıktan zor ne var; “ölümnüŋ firaḳı yıraḳ bu …

5 biçim · 1 eser KB
fir‘avn özel ad 29

Firavun: “ıḍtımız … musanı belgülerimiz birle firʿavn tapa” Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a gönderdik; “aydı firʿavn: büttüŋüz mü aŋar” Firavun dedi: ona inandınız mı…

6 biçim · 1 eser KuT
fişailiġ sıfat 1

(Sanskritçe viṣaya) duyu nesnelerine bağlı, duyusal: “atḳaġlıġ fişailiġ meŋiler” bağlanmalı, duyusal zevkler.

1 biçim · 1 eser TT
fitne isim 4

Fitne, karışıklık, baştan çıkarma: “ḳorḳsa sizler kim fitne ḳılsa sizke anlar kim tandılar” kâfirlerin size fitne çıkarmasından korkarsanız; “saḳınġıl olardın kim fitne…

2 biçim · 2 eser KuT KB
frnibran isim 1

(Maniheist metinde, Sanskritçe parinirvāṇa) tam sönüş, kurtuluş: “frnibran-kalı sanlıġ ḳıltıŋız” parinirvāṇa’ya layık kıldınız.

1 biçim · 1 eser TT
fuḳa‘ isim 1

Arpa suyu, bira türü bir içecek (KB, içecekler arasında): “tilese fuḳa‘ bir tilese mizab” dilerse arpa suyu ver, dilerse …

1 biçim · 1 eser KB
futsi özel ad 1

(TT’de) bir bilgenin adı ya da unvanı (Çince kökenli): “soŋ futsi bilgeniŋ alı yme edikmegei” Song Futsi bilgenin hilesi de işe yaramayacak.

1 biçim · 1 eser TT
fuzulluḳ isim 1

Haddini aşma, küstahlık: “ḳayudın kelir bu fuzulluḳ saŋa” bu küstahlık sana nereden geliyor.

1 biçim · 1 eser KB
fürḳan isim 1

(Kur’an çevirisinde) hakkı batıldan ayıran; “fürḳan küni” ayrım günü (Bedir): “ḳulumız üze fürḳan küninde iki cemʿ ḳarışmışı künde” kulumuza ayrım gününde, iki topluluğ…

1 biçim · 1 eser KuT
füsus isim 17

Alay, eğlence konusu; “füsus tut-” alaya almak: “taŋrınıŋ ayetlerini tanlur aŋa füsus tutlur” Tanrı’nın ayetleri inkâr edilir, alaya alınır; “ḳaçan körseler bir nişan f…

5 biçim · 2 eser KuT KB
füsuslan- fiil 4

Alay etmek, dudak bükmek: “anlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin” müminlerden gönüllü olarak (sadaka verenleri) alaya alanlar; “kendü taŋlar sen olar fü…

2 biçim · 1 eser KuT
fütüvvėt isim 1

Yiğitlik, cömertlik, mertlik: “mėcd mürüvvėt fütüvvėt uġan ‘ata' ḳıldı şahımḳa bu cümleni” Kadir (Tanrı) şahıma şeref, mürüvvet, fütüvvet, bunların hepsini bağışladı.

1 biçim · 1 eser AH