İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı Türkçesi · 7.–14. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözlük

Derlem sözlüğü

12.748 madde başı, 217.859 sözcükten çıkarıldı. Her madde çekimli biçimlerini, yazım değişkelerini, eserlere göre dağılımını ve bağlamlarını gösterir.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

52 madde · “g” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

gada isim 1

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe gāthā) manzum parça, şloka; Budist öğretinin on iki bölümünden biri: “諷誦 gada şlokuġ” gāthā dizelerini.

1 biçim · 1 eser Abh
gantarv isim 6

(Sanskritçe gandharva) göksel çalgıcı varlıklar: “teŋriler yekler lular gantarlar gintirviler asurlar” tanrılar, yakşalar, nāgalar, gandharvalar, kinnaralar, asuralar; …

6 biçim · 3 eser Mait Sek KİP
gaŋ özel ad 6

Ganj ırmağı; hep “gaŋ ögüz”, Budist metinlerde sayısızlık ölçüsü olarak “gaŋ ögüz içinteki ḳum sanınça”: “altmış ėki koti sanı gaŋ ögüz içinteki ḳum sanınça bodisvtlar”…

2 biçim · 5 eser Mait KİP Sukh ShoR
gautam özel ad 4

Gautama, Buda Şakyamuni’nin soy adı: “gautamnıŋ atlġ küülüg tıtsısı” Gautama’nın ünlü öğrencisi; “瞿曇説呪偈 gautam sözleti sarvış şlöküg” Gautama büyü dizesini söyledi; “ga…

3 biçim · 3 eser ShoR Mait Abh
gevher isim 7

Cevher, değerli taş, inci: “kümüş gevher altun baḳır bulmadıŋ” gümüş, cevher, altın, bakır bulmadın; “teŋizdeki gevher tükemez saŋa” denizdeki cevher sana yetmez; “bu t…

4 biçim · 3 eser KB KuT AH
gezid isim 1

(Kur’an çevirisinde) cizye, gayrimüslimlerden alınan baş vergisi: “ançaḳa tegi bėrseler gezid öz eligdin olar ḫor bolup” kendi elleriyle, boyun eğerek cizye verinceye d…

1 biçim · 1 eser KuT
gėnc isim 1

Hazine: “saŋa rėnc aŋa gėnc birigli uġan” sana sıkıntı, ona hazine veren Kadir (Tanrı).

1 biçim · 1 eser AH
gėya isim 1

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe geya) düzyazı ile manzumenin karışık olduğu anlatım; Budist öğretinin on iki bölümünden biri: “應頌 gėyaa takşudıġ” geya dizelerini.

1 biçim · 1 eser Abh
gile isim 1

Gıla, şikâyet, sızlanma: “nelük bu ajunḳa ḳılur sen gile” niçin bu dünyaya şikâyet ediyorsun.

1 biçim · 1 eser AH
gintirvi isim 1

(Sanskritçe kiṃnara) yarı insan yarı hayvan göksel çalgıcı varlıklar; Avalokiteśvara’nın göründüğü biçimler arasında: “lular gantarlar gintirviler asurlar” nāgalar, gan…

1 biçim · 1 eser KİP
girant isim 5

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe grantha) metin, metin parçası; hacim ölçüsü olarak şloka: “yumdarsar iki tümen sekiz mıŋ girantlar” toplanırsa yirmi sekiz bin şloka…

3 biçim · 1 eser Abh
graḫ isim 1

(Sanskritçe graha) gezegen, gök cismi: “ay tŋri graḫlar bėrle ḳarnınta kirür” ay tanrı gezegenlerle birlikte karnına girer (rüya tasviri).

1 biçim · 1 eser Mait
griw isim 1

(Maniheist metinde, Farsça grīw) öz, ruh; “griwin öz”: “ėkinti griwin öz sınlıg ögdir kim kentü ol tirig edgü saḳınçlar” ikincisi ruh, öz biçimli övgüdür ki o canlı iyi…

1 biçim · 1 eser Man
gunamati özel ad 2

(Abhidharma çevirisinde) Guṇamati, Budist öğretmen: “vasubantu baḫşıḳa ulatı meniŋ öz baḫşım gunamati baḫşıḳa yme” Vasubandhu öğretmen gibi, kendi öğretmenim Guṇamati’y…

1 biçim · 1 eser Abh
gune isim 2

(Kur’an çevirisinde, Farsça) renk, çeşit: “çıḳardımız anıŋ birle miveler türlüg türlüg anıŋ guneleri” onunla renkleri türlü türlü meyveler çıkardık; “çıḳarur anıŋ birle…

1 biçim · 1 eser KuT
gur isim 12

(Farsça) mezar, kabir: “ulaşu aḍaḳın turmaġıl anıŋ gurı üze” onun kabri başında hiç durma; “ançada olar gurlardın iḍileri tapa ėwerler” o zaman kabirlerinden Rablerine …

9 biçim · 3 eser KB KuT IB
gül isim 1

Gül: “ya bustan teg ol hilm kėrėm al gül ol” yumuşaklık bir bahçe gibidir, cömertlik kırmızı güldür.

1 biçim · 1 eser AH
gülef 2

Anlamı kesinleşmeyen bir çiçek adı (KB, ak sakal benzetmesinde): “saḳal boldı yazḳı gülef teg orut” sakal bahar …i gibi ağardı; “saçım boldı yazḳı gülef teg orut” saçım…

1 biçim · 1 eser KB
gümarla- fiil 3

(Kur’an çevirisinde, Farsça gumārdan) birini birinin başına dikmek, musallat etmek; görevlendirmek: “gümarladımız olarḳa işler bezediler olarḳa” onlara (şeytanlardan) a…

3 biçim · 1 eser KuT
gün 1

(Maitrisimit’te tek tanık) “kün” (gün) yerine: “tėmin ök tapan tamuda bir gün bir tün bolur” (o kadar yıl) Tapana cehenneminde bir gün bir gece olur.

1 biçim · 1 eser Mait
güruh isim 4

(Farsça) topluluk, bölük: “örter bir ögürni sizdin bir güruh” sizden bir bölüğü (uyku) kaplar; “kelsün taḳı bir güruh kim namaz ḳılmadılar” namaz kılmamış öbür bölük ge…

1 biçim · 1 eser KuT
güvariş isim 1

(Farsça) hazmettirici ilaç, sindirim macunu: “güvariş ya ma‘cun ya çurnı ḳatar” sindirim ilacı, macun ya da toz ilaç karıştırır.

1 biçim · 1 eser KB
güzin sıfat 1

(Farsça) seçkin, seçilmiş: “bilip tutsa her kim ėdibniŋ sözin / ḫalayıḳ ara ol güzinler özin” kim Edip’in sözünü bilip tutarsa, halk arasında o seçkinlerin seçkinidir.

1 biçim · 1 eser AH
ġadr isim 1

Hıyanet, vefasızlık: “üküşrek kişiniŋ içi ġadr erür” insanların çoğunun içi hıyanettir.

1 biçim · 1 eser AH
ġafil sıfat 8

Gafil, habersiz, dikkatsiz: “ermez seniŋ iḍiŋ ġafil osal andın kim ḳılurlar” Rabbin yaptıklarından habersiz değildir; “yalġan tuttılar biziŋ ayatlarımıznı boldılar andı…

4 biçim · 1 eser KuT
ġaflet isim 14

Gaflet, dalgınlık, habersizlik: “uḍıma bu ġaflet bile ay ilig” ey hükümdar, bu gafletle uyuma; “bu ġaflet yoḳ erse kişike ḳamuġ / firişte bolup ḳılġay erdi tapuġ” insan…

2 biçim · 2 eser KB KuT
ġafur isim 1

Gafur, çok bağışlayan (Tanrı’nın sıfatı): “ḳuluŋ men iḍim sen maŋa ay ġafur / mini yarlıḳaġıl yazuḳum keçür” ey Gafur, ben kulunum, sen Rabbimsin; beni bağışla, günahım…

1 biçim · 1 eser KB

Anlamı kesinleşmeyen söz (U II, büyü talimatında; Çince kökenli bir bitki ya da tohum adı olabilir): “bu darnını yürüŋ ġaitsıġa bir otuz ḫata sözlep” bu daraniyi beyaz …

1 biçim · 1 eser U
ġalat isim 1

Yanlış, hata: “‘ayıbḳa ḳoyuptur ḫalayıḳ ara / ġalat ma‘nilerni ayıtmış yana” (yazar) halk arasında ayıba (yer) bıraktı; yanlış anlamları yine söyledi.

1 biçim · 1 eser AH
ġalebe isim 7

(Kur’an çevirisinde) galebe, üstünlük; “ġalebe ḳıl-” yenmek, “ġalebe ḳılın-” yenilmek: “ġalebe ḳılındılar anda yandılar ḫor bolup” orada yenildiler, aşağılanmış olarak …

1 biçim · 1 eser KuT
ġalib sıfat 1

Galip, üstün gelen: “bütünlükin biziŋ sümiz olar ġalib boluġlılar turur” şüphesiz bizim ordumuz, onlar galip gelecektir.

1 biçim · 1 eser KuT
ġam isim 7

Gam, keder, tasa: “yanut bėrdi sizke ġamnı ġam birle” size gam üstüne gam verdi; “ya ġam ḳatıġsız sürur umġuçı” ey gamsız sevinç uman; “ölürde muŋadıp yidiŋ hem ġamım” …

5 biçim · 3 eser KuT AH KB
ġanimet isim 6

(Kur’an çevirisinde) ganimet, savaşta ele geçen mal: “taŋrı üskinde üküş ġanimetler” Tanrı katında çok ganimet (vardır); “sorarlar saŋa ya muhammed ġanimetlerdin” ey Mu…

2 biçim · 1 eser KuT
ġar isim 1

(Kur’an çevirisinde) mağara: “ançada ol iki ġar içinde ançada aytur ėşiŋe” o ikisi mağaradayken arkadaşına diyordu.

1 biçim · 1 eser KuT
ġarib sıfat 2

Garip, yabancı, kimsesiz: “ġarib erdi islam ġarib boldı baz” İslam garip (başlamış)tı, yine garip oldu.

1 biçim · 1 eser AH
ġariblıḳ isim 4

Gariplik, gurbet: “ġariblıḳ yirinde kerek bolġa neŋ” gurbet yerinde mal gerekir; “iḍi keḍ ḳatıġ bu ġariblıḳ işi / ġariblıḳta yaŋlur talu er başı” gurbet işi çok zordur;…

2 biçim · 1 eser KB
ġarḳ isim 1

(Kur’an çevirisinde) suda boğulma; “ġarḳ bol-” boğulmak: “ḳoḍġıl deryanı tölek olar bir sü turur ġarḳa bolmışlar” denizi (açık) bırak, onlar boğulacak bir ordudur.

1 biçim · 1 eser KuT
ġautami özel ad 5

(Maitrisimit’te) Mahāprajāpatī Gautamī, Buda’nın teyzesi ve üvey annesi: “ayagḳa tegimlig anant ġautami katun oġrınta” saygıdeğer Ānanda, Gautamī hatun için; “maḫaprçap…

1 biçim · 1 eser Mait
ġavanpati özel ad 1

(Maitrisimit’te) Gavāṃpati, Buda’nın ilk öğrencilerinden: “yaşı purnı vimali ġavanpati subahuda ulatı bėş ınallar arhant kutın bultılar” Yaśas, Pūrṇa, Vimala, Gavāṃpati…

1 biçim · 1 eser Mait

Anlamı kesinleşmeyen bir terim (ShoR, biçim türleri sayılırken): “erte samast öŋ, erte qavrıġ öŋ, erte ġavıra öŋ” …

1 biçim · 1 eser ShoR
ġayb isim 11

(Kur’an çevirisinde) gayb, görünmeyen, gizli olan: “ermez-miz ġaybnı küḍezigliler” biz gaybın koruyucuları değiliz; “kördi mü ol ġaybnı” gaybı mı gördü; “ġayblarnı bilg…

6 biçim · 1 eser KuT
ġayet isim 1

Son, uç, sınır: “bayat birse ‘izzin yoḳ ol ġayeti” Tanrı izzet verirse onun sonu yoktur.

1 biçim · 1 eser KB
ġayib sıfat 2

Gizli, görünmeyen; kayıp, orada olmayan: “ġayib bolmaz andın zerre aġırınça” zerre kadar bir şey ondan gizli kalmaz; “ḳamuġ ġayib özler körüşse közün” birbirini görmeye…

1 biçim · 2 eser KuT KB
ġayy özel ad 1

(Kur’an çevirisinde) Gayy, cehennemde bir yer (azgınlık cezası): “tüşerler ya körgeyler ġayy atlıġ tamuġḳa” Gayy adlı cehenneme düşecekler.

1 biçim · 1 eser KuT
ġazab isim 1

Gazap, öfke: “yalınlansa tutnup ġazab hiḳd otı / halimlıḳ suvın saç” öfke ve kin ateşi tutuşup alevlenirse yumuşaklık suyunu serp.

1 biçim · 1 eser AH
ġazi isim 1

Gazi, savaşan, akıncı: “ḳaçan yorısalar yer içinde azu bolsalar ġaziler” yeryüzünde yolculuğa çıktıklarında ya da savaşçı olduklarında.

1 biçim · 1 eser KuT
ġazilıḳ isim 1

Gazilik, din uğruna savaş: “hac erse tilekiŋ kerek neŋ tawar / ġazilıḳ tilese yime bu yarar” dileğin hac ise mal gerekir; gazilik dilersen de bu yarar.

1 biçim · 1 eser KB
ġıybet isim 1

Gıybet, dedikodu: “ġıybet ḳılmasun amarıŋız amarını” biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin.

1 biçim · 1 eser KuT

Anlamı kesinleşmeyen söz (Kur’an çevirisi, Sebe 13, cifān ‘leğenler’ karşılığında): “beḍük ġızareler köller teg küweçler” büyük …ler, havuzlar gibi kazanlar.

1 biçim · 1 eser KuT
ġotiki özel ad 2

(Maitrisimit’te) Budist kişi adları: “ġotiki atlıg arhant toyın kentü yülügüsi üze bogzın bıçıp” Godhika adlı arhat rahip kendi usturasıyla boğazını kesip; “şuri ġotıḳi…

2 biçim · 1 eser Mait
ġul isim 3

(Kur’an çevirisinde, Arapça ġull) boyunduruk, boyna geçirilen demir halka: “ḳoḍar olardın aġır yüklerini ol kim ġullarını erdi olar üze” üzerlerindeki ağır yükleri ve b…

2 biçim · 1 eser KuT
ġunaprabi özel ad 1

(Maitrisimit’te) Guṇaprabha, Budist öğretmen: “karungrivi sanġabtri ġunaprabi manoratide ulatı baḳşılar kutıŋa yükünürmen” …, Saṃghabhadra, Guṇaprabha, Manoratha gibi ö…

1 biçim · 1 eser Mait