İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözlük

Derlem sözlüğü

12.750 madde başı, 2.665.904 sözcükten çıkarıldı. Her madde çekimli biçimlerini, yazım değişkelerini, eserlere göre dağılımını ve bağlamlarını gösterir.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

626 madde · “b” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

ba- fiil 71

Bağlamak: “kuzgunug ıgaçka bamiş” kuzgunu ağaca bağlamış; “katıgtı ba, edgüti ba” sıkıca bağla, iyice bağla; “atıġ ıḳa bayur ertimiz” atları ağaçlara bağlardık; “baġ üz…

21 biçim · 14 eser KB Abh U IB
bab isim 1

Bap, bölüm: “tükedi bu on tört bab içre sözi” sözü bu on dört bölümde tamamlandı.

1 biçim · 1 eser AH
baba isim 1

Baba (ana ile birlikte): “anasın babasın oġlanı” anasını, babasını, oğlunu (?).

1 biçim · 1 eser TT
babaḫaneler isim 1

(Kuran çevirisinde) yüksek köşkler, (cennetteki) üst odalar: “olar baba-ḫaneler içre iminler” onlar köşklerde güven içindedirler.

1 biçim · 1 eser KuT
baça isim 1

Kusur, eksiklik (“mün” ile ikileme): “birkiyeig mün baça meniŋ sınımda süŋökümde yme bolmadı erser” bedenimde, kemiğimde tek bir kusur eksik olmadıysa.

1 biçim · 1 eser Man
baça- fiil 3

Oruç tutmak (“baçaġ baça-”): “arıġ baçaġ baçap teŋrike ançulasıḳ kergek erti” temiz oruç tutup Tanrı’ya sunmak gerekirdi; “baçaġ olurup edgüti nomça törüçe baçamadımız …

2 biçim · 1 eser Huast
baçaġ isim 13

Oruç; (Budist ve Maniheist metinlerde) belli günlerde tutulan perhiz ve yemin günü: “arıġ baçaġ” temiz oruç; “bir kün bir tün tüzedgülüg baçag” bir gün bir gece tutulac…

4 biçim · 5 eser Huast Mait ShoR U
baçasız sıfat 1

Kusursuz, eksiksiz (“münsüz” ile): “münsüz baçasız arıg turug etözte turmış kergek” kusursuz, eksiksiz, arı temiz bir bedende durmalı.

1 biçim · 1 eser Man
baçıġ isim 1

(Kuran çevirisinde) ahit, söz, yemin: “satġın almaŋlar taŋrınıŋ baçıġlarını az bahaḳa” Tanrı’nın ahdini az bir bedele satmayın.

1 biçim · 1 eser KuT

Parçalı bağlamda geçen, anlamı kesinleşmeyen biçim: “yiti öŋi et-özlerin baçıp … suburġanlar ara kemişiŋler” (kalıntıları) yedi ayrı parçaya bölüp (?) stupalara koyun.

1 biçim · 1 eser Mait
bad- fiil 11

Batmak, dalmak: “çomrulup badıp sansarta” sansarada dalıp batıp; “çomrulur badar üçün” dalıp battığı için; “badaçınıŋ” batanın; “ai tŋri badtı ḳutuŋ üze” ay tanrısı tal…

6 biçim · 3 eser Abh TT ShoR
badari özel ad 19

Maytrısimit’te Maitreya’ya “oğlum” diye seslenen yaşlı bilge brahman Badari: “badari bramanta ulatı ulug bilgelerig” Badari brahman ve öteki büyük bilgeleri; “badari br…

5 biçim · 1 eser Mait
badġuluḳ sıfat 14

Batılacak, içine batılan (sansara için): “alḳu tınlıġlarnıŋ çomrulġuluḳ badġuluḳ orunı” bütün canlıların dalıp batacağı yer; “alḳu nizvanılar erür çomrulġuluḳ badġuluḳ …

1 biçim · 1 eser Abh
badira özel ad 1

Bir bodisatva adı: “yükünürbiz badira atlġ nizvanısız bodistvt ḳutıŋa” Badira adlı tutkusuz bodisatvanın kutsallığına eğiliriz.

1 biçim · 1 eser Sek
badirapali özel ad 1

(Çince 跋提 karşılığı) bir kişi adı: “badirapali, kadoodayi” adlar dizisinde.

1 biçim · 1 eser ShoR
badirik özel ad 2

Buda’nın ilk beş rahibinden biri: “atnaḳaudani, aşivaçit, badirik, kaşpi, mahanmıda ulatı bėş pançaḳi toyınlar” Ājñāta Kauṇḍinya, Aśvajit, Badirik, Kāśyapa, Mahānāma ve…

2 biçim · 1 eser Mait
badiriki özel ad 1

(Çince 善覺 karşılığı) bir kişi adı: “善覺 badiriki”.

1 biçim · 1 eser ShoR
badram isim 1

Bayram, şenlik, eğlence: “ḳulan keyik awlatu, badram ḳılıp awnalım” yaban eşeği, geyik avlatarak, bayram edip eğlenelim.

1 biçim · 1 eser DLT
badutluġ sıfat 2

Örtülü, gizli (?) (“kizleglig” ile): “kizleglig badutluġ üçün” gizli ve örtülü olduğu için; “kizleglig badutluġıŋa” gizliliğine, örtülülüğüne.

2 biçim · 1 eser Abh
bagavan isim 1

Kutlu, yüce (Buda’nın sanı, Bhagavan): “adı ködrülmişig bagavan tėp” adı yüce olana (Buda’ya) Bhagavan derler.

1 biçim · 1 eser Abh

(Irk Bitig’de, bir hayvanın niteliği sayılırken) anlamı kesinleşmeyen söz: “egni neteg? edgü ol. bagışı neteg? bar ol” sırtı nasıl? iyidir. bağı (?) nasıl? vardır.

1 biçim · 1 eser IB
bagirati özel ad 1

Himalaya yöresinde bir ırmak adı (Bhāgīrathī): “himavanti tagnıŋ yıŋaḳınta bagirati atlıg ögüz kıdıġınta” Himavat dağının yöresinde Bagirati adlı ırmağın kıyısında.

1 biçim · 1 eser Mait

Parçalı bağlamda anlamı kesinleşmeyen söz: “bursoŋ kuvrag aşın içgüsin bagraġu kılınçın tapsız teŋsiz kıltımız” rahip topluluğunun yiyeceğini, içeceğini, … işini uyguns…

1 biçim · 1 eser Mait
baġ isim 101

Bağ, ip; zincir, pranga: “örtlüg temirlig baglar üze yaturur” kızgın demir zincirlerle yatırırlar; “baġda buḳaġuda yatıp” bağda, prangada yatıp; “saḳınç ḳaḍġu baġın yör…

17 biçim · 11 eser Abh KB ShoR Mait
baġa isim 6

Kurbağa: “it müyüz baġa yılan” köpek, boynuzlu, kurbağa, yılan (zararlı yaratıklar sayılırken); “çekürge hem baḳalar hem ḳan” çekirgeler, kurbağalar ve kan.

3 biçim · 6 eser BK T Sü U
baġdaş isim 3

Bağdaş: “baġdaşınu olurur” bağdaş kurup oturur; “yarım baġdaşınmaḳın oluru” yarım bağdaş kurarak oturup; (KB, huzurda oturma adabında) “yana baġdaş ilme, yanın yatmaġıl…

3 biçim · 3 eser Mait KB AO
baġır isim 17

Bağır, göğüs; ciğer: “baġırsaḳnı bulsa baġırḳa urun” şefkatli birini bulursan bağrına bas; “baġırtın tebremiş ig” ciğerden kaynaklanan hastalık; “baġrım başın emledi” b…

7 biçim · 5 eser KB Sek DLT TT
baġırsaḳ sıfat 132

Şefkatli, merhametli, esirgeyici: “sewüg sawçı ıḍtı baġırsaḳ iḍi” merhametli Rab sevgili elçiyi gönderdi; “baġırsaḳ bolur ḫalḳḳa eḍgü kişi” iyi kişi halka şefkatli olur…

4 biçim · 2 eser KB KuT

Şefkat, merhamet, iyilikseverlik: “baġırsaḳlıḳ ol kör kişilik başı” şefkat insanlığın başıdır; “bu söz kim sen aydıŋ baġırsaḳlıḳ ol” söylediğin bu söz iyilikseverliktir…

5 biçim · 1 eser KB
baġırsız sıfat 3

Şefkatsiz, merhametsiz, yürekten bağlı olmayan: “baġırsız tusulmaz oġulda körü” şefkatsiz kişi oğul da olsa yarar getirmez; “öz asġın tilegli baġırsız bolur” yalnız ken…

2 biçim · 1 eser KB
baġışla- fiil 4

Bağışlamak, vermek: “aḳı bol, baġışla, içür hem yitür” cömert ol, bağışta bulun, içir ve yedir.

2 biçim · 1 eser KB
baġla- fiil 4

Bağlamak; (kız) evlendirmek: “ebledim baġladım ḳızımın ḳalınsız bėrtim” evlendirip bağladım, kızlarımı başlık almadan verdim; “köŋlüm aŋar baġlayu” gönlümü ona bağlayar…

4 biçim · 4 eser Sü KuT KB DLT
baġlıġ sıfat 4

Bağlı: “beg atı bilig birle baġlıġ turur” bey adı bilgiye bağlıdır.

1 biçim · 3 eser Abh KB ShoR
baġna isim 4

Basamak, merdiven basamağı: “şatu kördüm, elig anıŋ baġnası” bir merdiven gördüm, basamakları elli; “aġdım emdi birer baġnaça” basamak basamak çıktım; “başıŋa tegi baġn…

3 biçim · 1 eser KB
baġnalıġ sıfat 1

Basamaklı: “eḍiz baġnalıġ men şatu kördüküm” gördüğüm yüksek basamaklı merdiven.

1 biçim · 1 eser KB
baġuçı isim 1

Bağlayan, kuşanan: “kümüş ḳur baġuçı munu men tiyü” ‘işte ben gümüş kuşak kuşananım’ diyerek.

1 biçim · 1 eser KB
baha isim 3

Bedel, değer: “aŋa az bahanı satġın aldılar” onu az bir bedele değiştiler; “satġın almaŋlar meniŋ ayetlerimḳa az bahanı” ayetlerimi az bir bedele değişmeyin; “taŋrınıŋ …

2 biçim · 1 eser KuT
bahalıġ sıfat 1

Değerli, pahalı: “bahalıġ dinar ol biliglig kişi” bilgili kişi değerli bir dinardır.

1 biçim · 1 eser AH
bahasız sıfat 1

Değersiz: “bu cahil biligsiz bahasız bişi” bu cahil, bilgisiz kişi değersiz (bir para) gibidir.

1 biçim · 1 eser AH
baḫıl sıfat 7

Cimri, eli sıkı: “baḫıl tirdi zėr sim haramdın üküş” cimri haramdan çok altın gümüş biriktirdi; “birimdin baḫıl elgi keḍ berklig ol” cimrinin eli vermeye çok sıkıdır; “…

3 biçim · 2 eser AH KB

Cimrilik: “baḫıllıḳ otalap oŋulmaz ig ol” cimrilik ilaçla iyileşmeyen bir hastalıktır; “baḫıllıḳnı ḳanı öger til” cimriliği hangi dil över; “anlar kim baḫillık ḳılurlar…

7 biçim · 2 eser KuT AH
baḫşı isim 380

Öğretmen, hoca, üstat; (Budist metinlerde) öğreti ustası, şastra yazarı: “esdiramati baḫşı yaradmış erür” Sthiramati hocanın yazdığıdır; “şasdirakarė vasubandu baḫşı” ş…

35 biçim · 5 eser Abh Mait ShoR U
baḫşılıġ sıfat 1

Hoca olan, öğretici: “baḫşılıġ burḫan tŋri toġtuŋuz” öğretici Tanrı Buda olarak doğdunuz.

1 biçim · 1 eser TT
baḫşiş isim 1

Bağış, cömertlik, lütuf: “anıŋ baḫşişindin bulıt uvtanur” onun cömertliğinden bulut utanır.

1 biçim · 1 eser AH
baḫşişlıġ sıfat 1

Lütfu bol, çok bağışlayan (Tanrı sıfatı): “taŋrı atı birle uluġ baḫşişlıġ ulaşu yarlıḳaġan” çok bağışlayan, sürekli merhamet eden Tanrı’nın adıyla.

1 biçim · 1 eser KuT
baḫt isim 2

Baht, talih: “tuta birsü teŋri bu taḫt birle baḫt” Tanrı bu tahtla birlikte bahtı da versin; “dirėngsiz keçer baḫt, ya ḳuş teg uçar” baht durmadan geçer ya da kuş gibi …

1 biçim · 2 eser KB AH
bai özel ad 1

(Kişi adında) Bay (?): “atam bai epe çaŋşi-ḳa” babam Bay Epe Çangşi’ye.

1 biçim · 1 eser U
baḳ isim 3

Bakım, gözetme; birine bakma borcu: “tirigle tapındıŋ ötediŋ baḳım” sağlığımda hizmet ettin, bakım borcunu ödedin; “ötemiş bolur sen özüŋ baḳların” kendi bakım borçları…

3 biçim · 1 eser KB
baḳ- fiil 196

Bakmak, göz atmak: “yıraḳ baḳıp ḳara kördim” uzağa bakıp karaltı gördüm; “yer içinde yoruŋlar, baḳıŋlar” yeryüzünde gezin, bakın; “kör baḳın” bak, gör; “tübüŋke baḳın” …

31 biçim · 7 eser KB KuT DLT AH
baḳır isim 10

Bakır: “sızġurmış kızıl baḳır” eritilmiş kızıl bakır; “aḳıttımız aŋar baḳır yulını” ona bakır kaynağını akıttık; “sözüg sözlemese saw altun sanı, baḳır boldı tildin çıḳ…

4 biçim · 4 eser Mait KB KuT ShoR

Anlamı kesinleşmeyen söz; bağır, göğüs (?): “töpüdin sarılmış baḳırsuḳuna” başından göğsüne dek sarınmış (?).

1 biçim · 1 eser KB
baḳış isim 1

Bakış, görüş: “yiti közlüg ol, kör, baḳışı yıraḳ” keskin gözlüdür, bakışı uzağı görür.

1 biçim · 1 eser KB
baḳış- fiil 4

Karşılıklı bakmak, karşı karşıya gelmek: (gök cisimleri için) “yaşıḳ birle utru baḳışsa tolır” (ay) güneşle karşı karşıya gelince dolar; “yaḳışsa yarutur, baḳışsa özün”…

3 biçim · 2 eser KB DLT
baḳi sıfat 7

Kalıcı, sonsuz, baki: “taŋrı yaḫşıraḳ turur hem baḳi” Tanrı daha hayırlı ve daha kalıcıdır; “ḳatıġraḳ ḳın birle baḳiraḳ” azapça daha çetin ve daha kalıcı; “köni yolnı k…

3 biçim · 1 eser KuT
bal isim 2

Bal: “bardı saŋayek utru tutup bal” (sevgilisine) bal sunarak gitti.

2 biçim · 2 eser KuT DLT
bal- fiil 12

Bağlamak; (edilgen anlamda) bağlanmak, ilişmek: “ḳoşulmış balmış” (tutkulara) koşulmuş, bağlanmış; “ḳoşulġuluḳ balġuluḳ” koşulacak, bağlanacak; “tarġarmaḳta neŋ yene ba…

6 biçim · 2 eser Abh ShoR
bala isim 2

Yavru: “ḳuş balası ḳusunçıġ, ıt balası oḫşançıġ” kuş yavrusu … , köpek yavrusu sevimli.

1 biçim · 1 eser DLT
balbal isim 8

Balbal: ölünün mezarı önüne, onun öldürdüğü düşmanları simgeleyerek dikilen taş: “baz ḳaġanıġ balbal tikmiş” Baz Kağan’ı (babamın mezarına) balbal olarak dikmiş; “alp e…

2 biçim · 3 eser BK O KT
balçıḳ isim 8

Balçık, çamur: “törüttümiz kişini ḳuruġ balçıḳdın, kök tınçımış livadın” insanı kuru balçıktan, kokuşmuş kara çamurdan yarattık; “törüttümiz olarnı yepüşgen balçıḳdın” …

2 biçim · 2 eser KuT DLT
balġam isim 1

Balgam (vücuttaki dört ahlattan biri): “küçenmiş bolur kör anıŋ balġamı” onun balgamı güçlenmiş olur.

1 biçim · 1 eser KB
balıg sıfat 8

Yaralı (çoğunlukla “başlıġ” ile: yaralı bereli): “yeklügün söŋüşüp balıġ başlıġ boltı” cinlerle savaşıp yaralı bereli oldu; “balıg başlıg kanlıg yinlig kençkiyesin” yar…

5 biçim · 5 eser U DLT Man Huast
balıḳ isim 87

Kent, şehir: “balıḳ uluşug” kenti ve ülkeyi; “toġu balıḳda süŋüşdümiz” Toğu kentinde savaştık; “şantuŋ balıḳḳa, taloy ügüzke tegmiş yoḳ ermiş” Şantung kentine, denize u…

22 biçim · 17 eser Mait Abh BK Sek

Parçalı bağlamda geçen, anlamı kesinleşmeyen biçim: “balıḳan --- ite --- birürler”.

1 biçim · 1 eser Sek
balıḳçı isim 2

Balıkçı: “ḳuşçı kėyikçi balıḳçı avçı torçı tuzaḳçı” kuşçu, geyik avcısı, balıkçı, avcı, ağcı, tuzakçı; “balıḳçı kişi … miŋ balıḳ tudġu” bin balık tutan balıkçı.

1 biçim · 2 eser KP Abh
balıḳlıg sıfat 2

Kentleri olan: “erüş üküş balıḳlıg boduntın” pek çok kenti olan halktan.

1 biçim · 2 eser ŞU Mait
balıḳmış sıfat 1

Yaralanmış, yaralı: “balıḳmış bar erse sen emlet körü” yaralı varsa ona bakıp tedavi ettir.

1 biçim · 1 eser KB

Korkup ürkme anlatımında geçen, anlamı kesinleşmeyen söz; titreyip (?): “ḫorġup ürküp balıŋlap tüüleri yoḳaru turup” korkup ürküp titreyerek (?) tüyleri diken diken olup.

1 biçim · 1 eser U

Parlar, ışıldar (?): “sini körgüke ol köz açtı balḳar” seni görmek için o göz açıldı, ışıldar (?).

1 biçim · 1 eser KB
baltu isim 11

Balta: “ḳayusı çerigde ḳılıç baldu yir” kimi orduda kılıç, balta yer (yaralanır); “ḳılıç baldu birle yaġıġ utġuçı” kılıç ve baltayla düşmanı yenen; “kılıçın süŋü şikti …

5 biçim · 3 eser KB Mait Man

(Bitkiler için) filizlenip, tomurcuklanıp (?): “erük alıp körpelenip, balturup körpelenip” …

1 biçim · 1 eser ShoR
ban- fiil 2

Bağlanmak; derlenmek (?): “iki ygrmi bölük savta banmış nomlar” on iki bölüm söze bağlanmış (derlenmiş) öğretiler.

1 biçim · 1 eser Abh
bandumavati özel ad 2

(Çince 盤頭波提 karşılığı) bir kent ya da kişi adı: “盤頭波提 bandumavati”.

2 biçim · 1 eser ShoR
bandumi özel ad 1

(Çince 盤頭 karşılığı) bir kişi adı: “盤頭 bandumi”.

1 biçim · 1 eser ShoR
banta 4

Darani içinde geçen Sanskritçe söz: “vçirapani banta banta”.

2 biçim · 1 eser U

Bir tür yumuşak pamuk ya da kumaş (?): “öz et’özin bantatu kebezin töşeyürçe saḳınur” kendi bedenini bantatu pamuğu yayar gibi düşünür.

1 biçim · 1 eser Mait

Anlamı kesinleşmeyen söz: “ewin barḳın satıġsadı, yuluġ birip baŋsâdı” evini barkını satmak istedi, fidye verip … istedi.

1 biçim · 1 eser DLT
bar isim 641

Var, mevcut: “til asġı telim bar, yası ma üküş” dilin yararı çoktur, zararı da çok; “ol ėki kişi bar erser” o iki kişi var oldukça; “birök antaġ edgü öglisi bar erip” e…

14 biçim · 21 eser Abh KB KuT ShoR
bar- fiil 659

Gitmek; bir yere varmak, ulaşmak: “anta kėrü barıp” oradan geri gidip; “yaġru barıp, üküş kişi ölt(ü)g” yaklaşıp çok kişi öldün; “teŋri yėrinte barġu yolug aç” tanrı yu…

87 biçim · 23 eser KB Mait BK KuT
baradvaçi özel ad 2

(Çince 婆羅婆 karşılığı) Bharadvāja: bir kişi adı.

2 biçim · 2 eser U ShoR

Anlamı kesinleşmeyen söz: “baranḳa ḳatılma yime ḳılma küç” … karışma, zorbalık da etme.

1 biçim · 1 eser KB
barça zamir 413

Hep, hepsi, bütün: “ḳamuġ barça muŋluġ törütülmişi” bütün yaratılmışlar muhtaçtır; “tınlıġlarıġ barça atalarım ol tėp körüp” canlıların hepsini ‘babalarımdır’ diye görü…

7 biçim · 12 eser KB Abh ShoR U
barçın isim 5

İpekli kumaş, brokar: “keḍerler yuwḳa barçındın hem ḳalın barçındın” ince ve kalın ipekliden giyerler; “barçın yaḍım kerildi” ipek yaygı gerildi; “biliglig sözi körse b…

2 biçim · 3 eser KuT DLT KB
barçuq özel ad 2

Bir kişi adı: “men barçuq yaŋa tutuŋ” ben Barçuk Yanga Tutung.

1 biçim · 1 eser ShoR
bardaḳlar isim 1

(Kuran çevirisinde) bardak, sapsız testi: “saġraḳlar altundın, sapsuz bardaḳlar” altından kâseler, kulpsuz bardaklar.

1 biçim · 1 eser KuT
barım isim 26

Mal, servet, varlık (çoğunlukla “aġı barım” hazine ve mal): “alku aġı barım iliksiz tutuḳsuz köŋülin buşı bėrdim” bütün malımı mülkümü bağlanmadan, esirgemeden sadaka v…

11 biçim · 11 eser KP BK Huast Mait
barımlıġ sıfat 7

Mallı, varlıklı, zengin (çoğunlukla “bay” ile): “bay barımlıg bayaġutlar” zengin, varlıklı tüccarlar; “üküş bay barımlġ tınlıġlar az yoḳ” zengin varlıklı canlılar az de…

5 biçim · 3 eser Sek Mait ShoR
barımlık isim 1

Hazine, mal deposu: “meŋülüg barımlık agılıkıŋızka” sonsuz hazinenize, mal deponuza.

1 biçim · 1 eser Man

Anlamı kesinleşmeyen biçim: “kan yiriŋ söl … aḳar barınur” kan, irin, sıvı akar, …

1 biçim · 1 eser Mait
barış isim 4

Gidiş, varış; “keliş barış” gidip gelme: “yalawaç keliş ya barış” elçinin gelişi ya da gidişi; “olarḳa ḳatılġıl keliş hem barış” onlara karış, gidip gel.

1 biçim · 2 eser KB KuT
barış- fiil 3

Gidip gelmek, görüşüp kaynaşmak: “barışġu kerek ḳa ḳadaşlar bile” akraba ile gidip gelmeli; “ḳatılġu kelişgü barışġu kerek” karışmalı, gidip gelmeli.

1 biçim · 1 eser KB
bari zarf 4

Bari, hiç olmazsa: “bu künki künüŋde yarınḳı künüŋ bari eḍgü bolsun” bugünkü gününden yarınki günün hiç olmazsa iyi olsun; “cefa cevri bari maŋa tegmesüni” hiç olmazsa …

1 biçim · 1 eser KB
barik 1

Parçalı bağlamda anlamı kesinleşmeyen biçim: “barik erür aşnu tügmiş”.

1 biçim · 1 eser Abh
barḳ isim 67

Ev, yapı; çoğunlukla “ev bark” ev bark, yurt: “evig barkag kodup toyın bolsar” evini barkını bırakıp rahip olursa; “ev barḳdın kesildiler” evlerinden barklarından ayrıl…

23 biçim · 12 eser Mait Sek BK KB
barḳın isim 6

(KB) Yolcu, göçer: “kerek barḳın erse keçigli ḳonuḳ” ister yolcu olsun ister geçici konuk; “yorıyu turuġlı bu barḳın kişi” gezip duran bu yolcu kişi.

1 biçim · 4 eser KB ŞU Mait DLT
barḳlıġ sıfat 1

Eve, barka ilişkin: “evlig barḳlıġ vasdu” ev barkla ilgili nesne.

1 biçim · 1 eser Abh
barla- fiil 1

Var saymak, varlığını tanımak: “yigrentürdi silerke taŋrını barlamamaḳnı” Tanrı’yı tanımamayı (inkârı) size çirkin gösterdi.

1 biçim · 1 eser KuT

Parçalı bağlamda geçen biçim (baġlıġ için yanlış yazım olabilir): “pradikabud uġuşluġ barlıġ”.

1 biçim · 1 eser Abh
barlıḳ isim 2

Varlık: “seniŋ barlıḳıŋḳa tanuḳluḳ birür” senin varlığına tanıklık eder.

2 biçim · 2 eser KuT AH
barnas özel ad 5

Benares (Vārāṇasī) kenti: “barnas kentde” Benares kentinde; “barnas kent uluşta” Benares kent ülkesinde; “barns uluşta arşivadan saŋramda nomlug tilgen tevirdi” Benares…

4 biçim · 2 eser Mait ShoR
barnaslıg sıfat 1

Benaresli: “barnaslıg bay bedük kişiler oglanı” Benaresli zengin, ulu kişilerin oğulları.

1 biçim · 1 eser Mait