İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözlük

Derlem sözlüğü

12.750 madde başı, 2.698.344 sözcükten çıkarıldı. Her madde çekimli biçimlerini, yazım değişkelerini, eserlere göre dağılımını ve bağlamlarını gösterir.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

158 madde · “h” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

ha ünlem 3

(Kur’an çevirisinde, Arapça hā) işte, hey: “ha sizler ha bular tartıştıŋız olardın” işte siz, onları savundunuz.

2 biçim · 2 eser KuT TT
hac isim 2

Hac, Kâbe’yi ziyaret ibadeti: “hac erse tilekiŋ kerek neŋ tawar” dileğin hac ise mal gerekir; “çıġaylar hacı ḳıl aḍına namaz” yoksulların haccını, cuma namazını kıl.

2 biçim · 1 eser KB
hacet isim 9

Hacet, ihtiyaç, dilek: “saŋa hacetim bu körü bir munı” sana dileğim şudur; “ıdur men sini kör bu hacet üçün” seni bu iş için gönderiyorum; “maŋa anıŋ içinde hacetler öŋ…

7 biçim · 2 eser KB KuT
hacı isim 1

Hacı, hac ibadetini yapan: “ḳıldıŋız mu hacilarḳa suw içürmekni” hacılara su içirmeyi mi (Tanrı’ya inananın işi gibi) saydınız.

1 biçim · 1 eser KuT
haciblıḳ isim 4

Haciplik, saray kapısını yönetme görevi: “ULUĠ ḪACİBLIḲḲA NEGÜ TEG ER KEREKİN AYUR” büyük hacipliğe nasıl bir adam gerektiğini söyler; “tapuġlarda artuḳ bu yinçke tapuġ…

3 biçim · 1 eser KB
hadis isim 1

Söz, konuşma, sohbet: “oḳımaḳ yoḳ sizke hiç hadis” (yemekten sonra) söze dalmak için oturmayın.

1 biçim · 1 eser KuT

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, beyin nitelikleri sayılırken; heybet ‘korku uyandıran saygınlık’ olmalı): “ikinçi ha‘ifet kerek çın bütün / boḍun bulsa inçlik” ikincisi g…

1 biçim · 1 eser KB
hakim isim 9

Hekim, bilge, filozof: “ḫaḳimlerke hikmet asıġ ḳılmadı” bilgelere hikmet fayda vermedi; “yime yaḳşı aymış otaçı ḫakim” hekim, bilge de güzel söylemiş; “anın tezginür kö…

5 biçim · 2 eser KB KuT
haḳ isim 72

Hak, gerçek, doğru: “keldi saŋa haḳdın” sana gelen haktan; “biligsizke haḳ söz tatıġsız erür” bilgisize doğru söz tatsızdır; “bil ol haḳ rėsul” bil ki (o) hak peygamber.

19 biçim · 3 eser KB KuT AH
haḳsız sıfat 1

Haksız, haksızca: “boynaġuluḳ ḳıldı ol hem anıŋ süleri yer içinde haḳsızın” o ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklendiler.

1 biçim · 1 eser KuT
halim sıfat 1

Halim, yumuşak huylu: “rė‘iyyėtḳa müşfiḳ sėlim til halim” halka şefkatli, dili yumuşak, halim.

1 biçim · 1 eser AH
halimlıḳ isim 1

Halimlik, yumuşaklık, sabır: “yalınlansa tutnup ġazab hiḳd otı / halimlıḳ suvın saç ol otnı öçür” öfke, kin ateşi alevlenirse yumuşaklık suyunu serp, o ateşi söndür.

1 biçim · 1 eser AH
halva isim 2

Helva, tatlı: “ḳarın toḍsa arpa ya halva bir ol” karın doyduktan sonra arpa ya da helva birdir; “şeker halva yigli ya arpa üyür” şeker, helva yiyen de arpa darısı (yiye…

1 biçim · 1 eser KB
haman özel ad 5

Haman, Firavun’un veziri: “körkitgey-miz firʿavnḳa hamannı” Firavun’a, Haman’a göstereceğiz; “ey haman balçıḳ üze … ḳılġıl maŋa … köşk” ey Haman, çamur üzerine … bana b…

3 biçim · 1 eser KuT
hamd isim 4

Hamt, Tanrı’ya övgü: “tesbih ayurlar iḍileriŋe hamd aytu” Rablerini hamd ile tesbih ederler; “ilahi üküş hamd ayur men saŋa” Tanrım, sana çok hamd ederim.

1 biçim · 2 eser KuT AH
hamiyet isim 2

Hamiyet, gayret, tutkulu öfke: “ḳıldı anlar kim tandılar köŋülleri içre hamiyet / öwke” kâfirler gönüllerine hamiyet, öfke koydular; “uluġ tutsa hamyet kör arslanlayu” …

2 biçim · 2 eser KuT KB
haram sıfat 42

Haram, dinen yasak: “haram ḳıldımız olar üze arıġlar” onlara temiz şeyleri haram kıldık; “helal ḳılurlar anı bir yıl haram ḳılurlar anı bir yıl” onu bir yıl helal, bir …

9 biçim · 3 eser KuT KB AH
harem isim 1

(Kur’an çevirisinde) harem, dokunulmaz kutsal bölge: “ornatmadımız mu olarnı harem yeriŋe ḳorḳunçsuz” onları güvenli bir harem yerine yerleştirmedik mi.

1 biçim · 1 eser KuT
harif isim 1

Rakip, oyun eşi: “yana nerd-ü şatranc bilir erse keḍ / harifleri andın ulır erse keḍ” tavla, satranç bilirse iyi; rakipleri ondan inlerse iyi.

1 biçim · 1 eser KB
haris sıfat 3

Hırslı, açgözlü: “haris toḍmaz ajun neŋini tirip” hırslı, dünya malını toplayarak doymaz; “harislıḳnı ḳoḍur haris er ḳaçan ölüp yatsa” hırslı kişi ancak ölüp yatınca hı…

1 biçim · 1 eser AH
harislıḳ isim 11

Hırs, açgözlülük; aşırı istek: “harislıḳ ma erke yavuz ḫaslėt ol” hırs da insan için kötü huydur; “harislıḳ soŋı ġam ökünç hasrėt ol” hırsın sonu gam, pişmanlık, hasret…

4 biçim · 3 eser AH KB KuT
hariş isim 1

(Kur’an çevirisinde) teşvik, kışkırtma; “hariş ḳıl-” teşvik etmek: “hariş ḳılġıl müʾminlerni” müminleri (savaşa) teşvik et.

1 biçim · 1 eser KuT
harun özel ad 12

Harun peygamber, Musa’nın kardeşi: “aydı musa ḳadaşı harunḳa: ḫalife bolġıl maŋa” Musa kardeşi Harun’a ‘yerime geç’ dedi; “bėrdimiz aŋar … ḳarındaşı harunnı yalawaç” on…

3 biçim · 1 eser KuT
hased isim 2

Haset, kıskançlık: “azu hased mü ḳılurlar boḍunḳa” yoksa insanlara haset mi ediyorlar; “kendü hased ḳılur siz bizke” siz bizi kıskanıyorsunuz.

1 biçim · 1 eser KuT
hasrėt isim 2

Hasret, iç yanması, pişmanlık: “harislıḳ soŋı ġam ökünç hasrėt ol” hırsın sonu gam, pişmanlık, hasrettir; “saŋa hasrėt ol tek tutup turduḳuŋ” saklayıp tuttuğun sana has…

1 biçim · 1 eser AH
haşmet isim 3

Haşmet, heybet, azamet: “isizlerke haşmet siyaset kerek” kötülere heybet ve ceza gerekir; “yülüg ersig erniŋ bolur haşmeti” yiğit, cesur kişinin heybeti olur; “bu haşme…

2 biçim · 1 eser KB
hava isim 52

Heva, nefsin isteği, tutku: “kereksizni ḳıldım havaḳa uḍup” hevaya uyup gereksizi yaptım; “uḳuşsuz kişiler ol … hava arzularḳa özin ḳılsa baş” akılsız kişi hevayı, arzu…

14 biçim · 2 eser KB KuT
havadarlıḳ isim 1

Hayırhahlık, bağlılık, sevgi: “bölek ıḍdım anı şahımḳa men ök / havadarlıḳımnı tükel bilsü tip” bağlılığımı tam bilsin diye onu şahıma armağan gönderdim.

1 biçim · 1 eser AH
hay 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, ölümün yıktığı şeyler sayılırken): “ölüm buzdı barça turu ḳaldı hay” ölüm hepsini yıktı, (geriye) ‘vah’ kaldı (acınma ünlemi olabilir).

1 biçim · 1 eser KB
hayat isim 1

Hayat, yaşam: “hayatla şükür ḳılġu emdi üküş” hayat (verdiği) için şimdi çok şükretmeli.

1 biçim · 1 eser KB
hayz isim 1

Aybaşı: “bolsam hayz çöpreki unutulmış” unutulmuş bir aybaşı bezi olsaydım.

1 biçim · 1 eser KuT
hazan isim 1

Hazan, güz, yaprak dökümü: “yaruḳ yaz teg erdim tümen tü çiçeklig / hazanmu tüşüttüm ḳamuġnı ḳurıttım” binlerce türlü çiçekli aydınlık bahar gibiydim; hazan mı düşürdüm…

1 biçim · 1 eser KB
hazer isim 1

Sakınma; (ünlem) sakın: “bor içme zinaḳa ḳatılma hazer” şarap içme, zinaya karışma, sakın.

1 biçim · 1 eser KB
hazır sıfat 12

Hazır, orada bulunan: “ançada bolmadım olar birle hazır” onlarla birlikte (savaşta) hazır bulunmadım; “uluġ kün hazır bolmaḳdın” büyük günde hazır bulunmaktan; “ermez e…

2 biçim · 2 eser KuT KB
helak isim 21

Helak, yok olma; “helak ḳıl-” helak etmek, “helak bol-” helak olmak: “helak ḳılmaḳ üçün kafirlerni” kâfirleri yok etmek için; “bu ögür helak bolmışlar ol” bunlar helak …

1 biçim · 1 eser KuT
helaklik isim 3

Helak, yıkım: “ermez firʿavnnıŋ keydi meger helaḳliḳ içinde” Firavun’un hilesi yıkımdan başka bir şey değildi; “anlar kim tandılar helaklik olarḳa” kâfirlere yıkım olsu…

2 biçim · 1 eser KuT
helal sıfat 41

Helal, dinen serbest: “helal ḳıldı sizke ol kim anda aḍın” bunların dışındakileri size helal kıldı; “sorarlar saŋa: nė neŋ helal ḳılındı olarḳa” onlara nelerin helal kı…

6 biçim · 3 eser KB KuT AH
hem bağlaç 737

Ve, hem, da: “boyun suŋlar taŋrıḳa hem yalavaçḳa” Tanrı’ya ve peygambere itaat edin; “sınadımız olarnı eḍgülükler birle hem yawuzluḳlar birle” onları iyiliklerle ve köt…

3 biçim · 3 eser KuT KB AH
heme 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (Kur’an çevirisi, Mümin 5, hemmet ‘niyetlendi’ karşılığında): “ögürler olarda kiḍin oġradı heme ḳamuġ ümmet yalavaçlarıḳa tutsalar anı” onlarda…

1 biçim · 1 eser KuT
hemişe zarf 6

Daima, hep, her zaman: “hemişe köz tutar sen ḫiyanetleri üze” onların hainliklerini hep göreceksin; “kerekmez kim nikah ḳılsa siz anıŋ cüftlerini anda kiḍin hemişe yaʿn…

1 biçim · 1 eser KuT
hendese isim 5

Hendese, geometri, ölçme bilimi: “bilir erse saḳış yime hendese” hesap ve geometri bilirse; “kerek hendese saḳışı tutsa sen” geometri hesabını tutman gerekir; “körü bar…

1 biçim · 1 eser KB
her sıfat 4

Her: “ėgėr bilse kaşġar tilin hėr kişi” Kaşgar dilini her kişi bilse; “bilip tutsa her kim ėdibniŋ sözin” her kim Edip’in sözünü bilip tutarsa; (KuT’ta “her ayine”) şüp…

2 biçim · 2 eser KuT AH
her-ayine zarf 61

(Kur’an çevirisinde, Farsça) elbette, şüphesiz, mutlaka (inne karşılığı): “her-ayine yanut bėrür taŋrı şükr ḳılġanlarḳa” Tanrı şükredenleri mutlaka ödüllendirir; “her-a…

1 biçim · 1 eser KuT
hergiz zarf 15

Asla, hiçbir zaman (olumsuzla): “kimni kim yıratsa taŋrı hergiz bulmaġay sen aŋa yariçi” Tanrı’nın lanetlediğine asla yardımcı bulamazsın; “hergiz bolmaġam yariçi yazuḳ…

1 biçim · 2 eser KuT KB
hezine isim 27

Hazine; (Kur’an çevirisinde) harcama, infak; “hezine ḳıl-” (Tanrı yolunda) harcamak, infak etmek: “anlar kim hezine ḳılurlar kėŋlik halde hem tarlıḳ halde” bollukta da …

2 biçim · 1 eser KuT
hėdye isim 4

Hediye, armağan: “bulıt hėdye ḳılsa uşaḳ ḳatreni” bulut ufacık damlayı hediye etse; “ḳabul ḳılsa taŋ yoḳ bu az hėdyeni” bu küçük hediyeyi kabul etse şaşılmaz; “saŋa hėd…

2 biçim · 1 eser AH
hėzl isim 1

Şaka, hafif söz, değersiz söz: “nėvadir süzük az bolur hėzl üküş” nadir, arı söz az olur, boş söz çok.

1 biçim · 1 eser AH
hırs isim 1

Hırs, açgözlülük: “aya hırs idisi harislıḳ nerek” ey hırs sahibi, hırs neye gerek.

1 biçim · 1 eser AH
hicab isim 1

Perde, örtü: “tileŋ olardın hicab arḳasında” onlardan perde arkasından isteyin.

1 biçim · 1 eser KuT
hicret isim 1

Hicret, göç: “kim kim çıḳsa öz ėwindin hicret ḳılġanın taŋrıḳa yalavaçıŋa” kim Tanrı’ya ve peygambere hicret ederek evinden çıkarsa.

1 biçim · 1 eser KuT
hiç zarf 62

Hiç, hiçbir (olumsuzla): “hiç ziyan ḳılmaġay taŋrıḳa nerse” Tanrı’ya hiçbir zarar veremez; “yėtmiş yolı hiç yarlıḳamaz taŋrı olarḳa” yetmiş kez (istesen de) Tanrı onlar…

1 biçim · 3 eser KuT KB AH
hikmet isim 6

Hikmet, bilgelik: “bėrdimiz ibrahim boḍnıḳa bitigni hikmetni” İbrahim soyuna kitabı ve hikmeti verdik; “bėrdimiz aŋar hikmetni kesmek ḫitabnı” ona hikmet ve kesin söz v…

2 biçim · 2 eser KuT KB
hiḳd isim 1

Kin: “yalınlansa tutnup ġazab hiḳd otı” öfke ve kin ateşi tutuşup alevlenirse.

1 biçim · 1 eser AH
hile isim 11

Hile, düzen, çare: “ḳamuġ neŋke hile itig çare bar” her şeyin bir çaresi, düzeni vardır; “bu törtünç kerek alçı hile bilir” dördüncüsü, hileli ve düzen bilen olmalı; “e…

4 biçim · 2 eser KB KuT
hilm isim 2

Hilim, yumuşaklık, sabır: “kėrėm bir bina teg aŋar hilm ul ol” cömertlik bir yapı gibidir, yumuşaklık onun temelidir; “ya bustan teg ol hilm kėrėm al gül ol” ya da yumu…

1 biçim · 1 eser AH
himavant özel ad 1

(Maitrisimit’te) Himavat, Himalaya dağları: “himavanti tagnıŋ yıŋaḳınta bagirati atlıg ögüz kıdıġınta” Himalaya dağlarının yanında, Bhāgīrathī adlı ırmağın kıyısında.

1 biçim · 1 eser Mait
himmet isim 17

Himmet, yüksek gaye, gayret: “siyaset ḳılur erdi himmet bile” himmetle siyaset yapardı; “kerek erke himmet mürüvvet teŋi” insana himmet ve mürüvvet bir arada gerekir; “…

4 biçim · 2 eser KB AH
hindi sıfat 1

Hintli, Hint (hükümdarı): “ḳayu ray-i hindi ḳayu ḳaysarı” kimi Hint racası, kimi Kayser.

1 biçim · 1 eser KB
hindu isim 1

Hintli (köle ?) (KB, tek tanık): “kerek hindu bolsun kümüş yuluġı” gümüş fidyesi Hintli bile olsa (verilmeli ?).

1 biçim · 1 eser KB
hirza 13

(Maniheist tövbe kalıbında, Orta Farsça) bağışla; hep “manastar hirza” günahımı bağışla: “man astar hiza baştın berü adakka tegi okıdım” ‘günahımı bağışla’ (duasını) ba…

6 biçim · 2 eser Huast Man
hisab isim 11

Hesap; (ahirette) hesap görme: “ol taŋrı terk hisab ḳılġan” Tanrı hesabı çabuk görendir; “terkletgil bizke hisabımıznı hisab künide burun” hesap gününden önce payımızı …

2 biçim · 2 eser KuT AH
hisar isim 2

Hisar, kale: “olarnıŋ hisarları taŋrıdın” kaleleri (onları) Tanrı’dan (koruyacak); “ḫisarḳa yaḳın turma ay köŋli tüz” ey gönlü doğru, kaleye yakın oturma.

2 biçim · 2 eser KuT KB
hoca isim 1

Hoca, unvan: “Büyük Emir Arslan Hoca Tarhan” (AH ek beyitlerinin başlığı).

1 biçim · 1 eser AH
huneyn özel ad 1

Huneyn (savaşı): “huneyn kün bu ne-erse ançada ḫoş keldi sizke üküşlüküŋüz” Huneyn gününde çokluğunuz hoşunuza gitmişti.

1 biçim · 1 eser KuT
huruf isim 1

(Kur’an çevirisinde) harfler (sure başı harfleri): “bu huruflar haḳḳı” bu harfler hakkı için.

1 biçim · 1 eser KuT
huş isim 2

Akıl, zihin, şuur; hep “uḳuş huş”: “uḳuş huş yititip sözümni aŋa” aklını, şuurunu bileyip sözümü an; “ol ol ‘aḳl uḳuş huş ḫirėdḳa mėkan” o, akla, anlayışa, şuura, zekây…

1 biçim · 1 eser AH
hüccet isim 19

Hüccet, kanıt, delil: “ḳıldımız sizke olar üze hüccet belgülüg” size onlara karşı açık bir delil verdik; “ey boḍun çın-oḳ keldi sizke hüccet iḍiŋizdin” ey insanlar, siz…

5 biçim · 2 eser KuT KB
hüccetsiz sıfat 2

Delilsiz, kanıtsız: “tartışurlar allahnıŋ ayatları içinde hüccetsizin” Tanrı’nın ayetleri hakkında delilsiz tartışırlar.

1 biçim · 1 eser KuT
hükm isim 68

Hüküm, yargı; buyruk: “ḳaçan hükm ḳılsa siz boḍun ara kim hükm ḳılsa siz könilik birle” insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmedin; “anıŋ içinde taŋrınıŋ hükmi…

12 biçim · 3 eser KuT KB AH
hünėr isim 2

Hüner, erdem, beceri: “hünėr birle dėvlėt birikmekliki bulunmaz” hüner ile devletin birleşmesi bulunmaz; “ne yazdı ajunḳa bu sahib hünėr” bu hüner sahibi dünyaya ne suç…

1 biçim · 1 eser AH
hünėrlig sıfat 2

Hünerli, erdemli: “hünėrlıġḳa ajun vėfasızraḳ ol” dünya hünerliye karşı daha vefasızdır; “neçe pür hünėrlıġda bir ‘ayb bolur” nice hünerlide bir kusur olur.

2 biçim · 1 eser AH
hünėrsiz sıfat 1

Hünersiz, beceriksiz: “hünėrsızḳa mundın cėfa azraḳ ol” hünersize bundan (gelen) eziyet daha azdır.

1 biçim · 1 eser AH
hürmet isim 9

Hürmet, saygı: “yana eḍgüke tutçı hurmet kerek” iyiye ise daima saygı gerek; “aŋar ḳılġu ḫurmet aġırlıḳ ḳamuġ” ona herkesin saygı ve ikram göstermesi gerekir; “bu haşme…

4 biçim · 1 eser KB

Anlamı kesinleşmeyen söz (Maniheist metin, Farsça kökenli olmalı): “bitigeçi oglan eŋ ilki üküş emgek körür ken hweşte bolur” yazı öğrenen çocuk önce çok zahmet çeker, …

1 biçim · 1 eser Man
hymavati özel ad 4

(Maitrisimit’te) Haimavata, bir yakşa (cin) beyinin adı: “sadaġari hymavati purnaḳi bular üçegü kök kalıḳdaḳı yolça uça kelip” Sātāgira, Haimavata, Pūrṇaka, bu üçü göky…

2 biçim · 1 eser Mait
ḫab 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (KB, ayrılık şiirinde): “közümkemü kömür özüm ḫab içeyi” gözüme mi (uyku) … kendim … içeyim (uyku ya da hap anlamı düşünülebilir).

1 biçim · 1 eser KB
ḫaber isim 20

Haber: “oḳıġıl olar üze ademnüŋ iki oġlı ḫaberini sezaça” onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğiyle oku; “kelmez mü olarḳa anlarnıŋ ḫaberi olarda burun” onlara, ke…

9 biçim · 3 eser KuT KB AH
ḫaberli sıfat 1

(Kur’an çevirisinde, Tanrı’nın sıfatı) Habîr, her şeyden haberdar: “ol taŋrı erür bilgen ḫaberli” Tanrı bilen, haberdar olandır.

1 biçim · 1 eser KuT
ḫabeş özel ad 2

Habeş, Habeşistanlı (kara tenin benzetmesinde): “ajun boldı zengi ḫabeş ḳırtışı” dünya Zenci, Habeş derisi (gibi kara) oldu; “ajun meŋzi boldı ḫabeş ḳırtışı” dünyanın y…

1 biçim · 1 eser KB
ḫabib isim 4

Habib, sevgili; Hz. Muhammed’in sanı: “ḫabib sawçı yolı mini yetteçi” Sevgili peygamberin yolu beni götürür; “bular ehl-i beyt ol ḫabibḳa ḳadaş” bunlar Sevgili’nin ehl-…

3 biçim · 2 eser KB AH
ḫacib isim 47

Hacip, saray kapısını ve teşrifatı yöneten görevli (KB’de Küsemiş): “iligke yaḳın has ḫacib erdi bir” hükümdara yakın bir has hacip vardı; “körü aldı ḫacib orun birdi t…

8 biçim · 1 eser KB
ḫad isim 13

Had, sınır, ölçü; “haddin keç-” haddi aşmak: “kim kim ḳılsa ol haddin keçmek küçün” kim bunu haddi aşarak, zorbalıkla yaparsa; “üküş olardın … yer içinde haddin keçgenl…

2 biçim · 2 eser KuT KB
ḫaḳan isim 8

Hakan, hükümdar (KB’de Buğra Han için): “ayur körmediŋmü bu ḫaḳan yüzin” der: bu hakanın yüzünü görmedin mi; “ajun tındı ornap bu ḫaḳan üze” dünya bu hakanın (tahta) ye…

1 biçim · 1 eser KB
ḫaḳiḳat isim 13

Hakikat, gerçek; gerçekten: “ḫaḳiḳat munı bil ay ay toldı sen” ey Aytoldı, bunu gerçekten bil; “hakikat körü barsa tıldaġ turur” gerçek bakılırsa sebep budur; “mėcaz bo…

3 biçim · 3 eser KB KuT AH

Hakku’l-yakîn, kesin gerçek (Tanrı’ya hitap): “ay iç taş biligli ay ḫaḳḳu'l-yaḳin / közümde yıraḳ sen köŋülke yaḳın” ey içi dışı bilen, ey kesin gerçek; gözümden uzaksı…

1 biçim · 1 eser KB
ḫal isim 39

Hâl, durum: “bu ay toldı halin eşitti ilig” hükümdar Aytoldı’nın hâlini işitti; “negü ḳaḍġu tegdi ne erki ḫalıŋ” ne dert dokundu, hâlin nedir; “negü erki ḫalim ölümde k…

19 biçim · 4 eser KB KuT U AH
ḫalayıḳ isim 7

Halayık, yaratıklar, insanlar: “törütti ḫalayıḳ öḍ öḍlek bu kün” yaratıkları, zamanı, bugünü yarattı; “bir ança yarutmış ḫalayıḳḳa ol” (yıldızlar) bir kısmı yaratıklara…

3 biçim · 2 eser KB AH
ḫalf isim 2

(Kur’an çevirisinde) sonradan gelen nesil; yerine konan şey: “soŋ ḳaldı olarda kiḍin yawuz ḫalf” onlardan sonra kötü bir nesil geldi; “ol taŋrı ḫalf yanut bėrür aŋa” Ta…

1 biçim · 1 eser KuT

Anlamı kesinleşmeyen söz (U II, kötü ruhlar listesi): “ḫalınçu aslıġlar” … yiyenler (artık ?).

1 biçim · 1 eser U
ḫali sıfat 10

Boş, ıssız; yalnız: “ewin ḳıldı ḫali irikti özün” evini boşalttı, yalnız kaldı; “ḳaçan ḫali bolsalar ısrurlar siziŋ üze ernekleri uçını” yalnız kaldıklarında size parma…

1 biçim · 3 eser KB AH KuT
ḫalife isim 4

Halife, birinin yerine geçen: “ḫalife bolġıl maŋa boḍnum içinde” kavmim içinde benim yerime geç; “nėme yawuz ḫalife bolduŋuzlar maŋa mėnde kidin” benden sonra yerime ne…

2 biçim · 1 eser KuT
ḫaliḳ isim 2

Halik, Yaratan: “törütügli ḫaliḳ ne ḳolsa ḳılur” yaratıcı Halik ne dilerse yapar; “anı ne ḫalayıḳ sever ne ḫaliḳ” onu ne halk sever ne Yaratan.

1 biçim · 2 eser KB AH
ḫalis sıfat 4

Halis, arı, ihlaslı: “meger taŋrınıŋ ḫalis ḳulları” Tanrı’nın ihlaslı kulları hariç; “biz ḫalis ḳıldımız olarnı ḫalislıḳı birle” onları halis bir niteliğe ayırdık.

2 biçim · 1 eser KuT
ḫalḳ isim 60

Halk, insanlar; yaratıklar: “yula erdi halḳḳa ḳaraŋḳu tüni” halka karanlık gecesinde kandil idi; “neçe bolmasa ḫalḳḳa mindin asıġ” benden halka fayda olmasa da; “ol ol …

20 biçim · 3 eser KB AH KuT
ḫamr isim 1

(Kur’an çevirisinde) şarap: “arıḳlar ḫamrdın tatlıġ içgenlerke” içenlere lezzet veren şarap ırmakları.

1 biçim · 1 eser KuT
ḫan isim 68

Han, hükümdar, kral: “d(a)rmaruçi atlġ ilig ḫan erken” Dharmaruci adlı hükümdar iken; “upaşati ilig ḫannıŋ töpüsinte” Upoṣadha kralın başında; “béş yıŋaqlartaqı luu ḫan…

20 biçim · 8 eser Mait ShoR U Abh

(U II’de) nerede, hangi yerde (ḳanyu yazımı olmalı): “ḫanyuda törüyür tėp … titrü saġınıp” nerede doğar diye iyice düşünüp.

1 biçim · 1 eser U
ḫap 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (TT, fal kitabı): “altunluġ yinçülüg ḫap yėrte yatıp yürür erki sn” altınlı, incili … yerde yatıp yürüyorsun.

1 biçim · 1 eser TT
ḫ˅ar sıfat 8

(Kur’an çevirisinde, Farsça) hor, aşağılanmış, zelil: “kigrülgeyler tamuġḳa ḫ˅ar bolup” zelil olarak cehenneme girecekler; “aḫiret ʿazabı ḫ˅ar ḳılġanraḳ” ahiret azabı d…

4 biçim · 1 eser KuT
ḫarab sıfat 2

Harap, yıkık: “ḳamuġ abadannıŋ ḫarab ol soŋı” her mamurun sonu harabeliktir; “abadan ḫarab boldı mėscid” mamur mescit harap oldu.

1 biçim · 1 eser AH