İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı Türkçesi · 7.–14. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · ters sözlük

Ters sözlük

Türkçe bir anlam yazın; o anlamı karşılayan Eski Türkçe ve Karahanlı Türkçesi madde başlarını bulun. Dizin, sözlük tanımlarındaki karşılıklardan kurulur (4.105 Türkçe karşılık, 2.552 tanımlı madde); sözlük ilerledikçe kendiliğinden genişler.

En çok karşılığı olan kavramlar

Bu Türkçe kavramlar, derlemde birden çok sözcükle karşılanıyor: eş ve yakın anlamlılar, dönemlere ya da eserlere göre değişen sözcükler.

“g” ile başlayan 192 Türkçe karşılık

gafil
ġafil
gaflet
ġaflet
gafur
ġafur
galebe
ġalebe
galip
ġalib
gam
ġam
ganimet
ġanimet
ganimet almak
bulna-
ganj ırmağı
gaŋ
garip
ġarib
gariplik
ġariblıḳ
gautama
gautam
gavāṃpati
ġavanpati
gayb
ġayb
gayret
himmet, hamiyet
gayretli
irig
gayrimüslimlerden alınan baş vergisi
gezid
gayy
ġayy
gazap
ġazab
gazi
ġazi
gazilik
ġazilıḳ
gebe
agruklug
gebe kalmak
aḍaḳ, aġarlag
gecikme
dereŋ
gecikmek
dereŋ
geçici
anityat, bėḳasız, berksiz
geçici hayat
dünya
geçici mal
ᶜaraz
geçilmez
ertinçsiz
geçimlik
inçrüt-, irinçlik
geçindirmek
igiḍ-
geçirmek
indür-, ertür-
geçit
art
geçmek
ert-, aş-, erd-
geçmiş budalardan biri
artadarşi, dipankar
geçmişte
ilki
gedik
irük
geğirmek
aḫsumla-
gelince
amma
gelip durmak
aḳ-
gelip geçici
ertimlig
gelişigüzel
ėŋleyü
gelişmek
beḍü-
geliştirmek
igiḍ-
genel olarak topluluk
cema‘at
geniş
alḳıġ
genişliğinde
énlig
genişlik
ėn
geometri
hendese
gerçek
çın, haḳ, çınkėrtü, ḫaḳiḳat, dürüst
gerçek abhidharma
çınlayu
gerçek anlamda
çınlayu
gerçek dışı
ezüg
gerçek olan
çın
gerçek olmayan
çınsız
gerçekleşme
büdüg
gerçekleşmek
büt-, büd-
gerçekleştirmek
büdür-
gerçekliği bulunmayan
çınsız
gerçekliğini onaylamak
çınġar-
gerçeklik
çın, çınlıḳ
gerçekten
bütünlükin, çın-oḳ, ḫaḳiḳat, çınġaru, çınla
gereçsiz
edsiz
gereklilik
bol-
geri
ewre, art
geri çevrilmez
evrilinçsiz
geride
arḳara
geride bırakmak
aş-
geride kalan iz
iz
gerilemek
iril-
germek
çek-
gevşek
azaḳ, alaŋ
gevşek davranmak
ermegür-
gevşemek
arın-
gevşemeyen
çökmeksiz
geyik
elik
gezegen
graḫ
gezinme
çankirmit
gezinmek
ilinçüle-
gezinti
ėlinçü
gıla
gile
gırtlak
boġuz
gıybet
ġıybet
gider
çıḳış
gidip gelme
barış
gidip gelmek
barış-
gidiş
barış
girdap yapmak
egrikşel-
gitmek
bar-, amrıl-
gizlemek
bat-, batur-
gizli
badutluġ, batut, ġayib
gizli olan
ġayb
gizli olanı açığa vurmak
aç-
gizlinin karşıtı
açuḳ, aşkara, açuḳluḳ, açuḳluġ
göç
hicret
göçer
barḳın
göçmek
bar-
göğüs
baġır
gök cismi
graḫ
gök katı
felek
göklerin en yükseği
‘arş
göksel çalgıcı varlıklar
gantarv
gökteki ay
ay
gönle almak
alın-
gönlü alçak
alçaḳ
gönlü alınmalı
awıt-
gönlü yatışmak
amrul-
gönlünü almak
awıt-
gönül
iç, dil
gönül eğilimi
aşay
gönül huzuru
amrul-
gönül söyleyen
aymaḳlıġ
gönül üçlüsü
et’öz
gönül vermek
bėr-, awın-, isin-, amran-
gönülden atmak
çıḳar-
gönülden davranmak
açın-
görevlendirmek
gümarla-
görevli
işle-, işçi
görgü
edeb
görkem
çoġ
görünen
açuḳluġ
görünen âlem
açuḳluḳ
görünmek
belgür-
görünmeyen
ġayb, ġayib
görünmez
belgüsüz
görünüş
et’öz
görüş
baḳış
görüşmek
iltiş-
görüşü
abipiray
görüşüp kaynaşmak
barış-
gösterme
belgürtme
göstermek
belgürt-, bildür-, adırt-, ‘arza
götürmek
ėlt-, ėlet-
gövde
boḍ, buta
gövdesiz
bodsuz
göz atmak
baḳ-
göz dikmek
arsıḳ-
göz yanılsaması
ḫayal
gözcü yeri
arḳuy
gözetilmek
eḍlen-
gözetme
baḳ
gözetmek
baḳ-, bekle-, eḍle-
gözlerini dikip öfkeyle bakmak
alar-
gözü doymaz
aç
grup
bölük
guṇamati
gunamati
guṇaprabha
ġunaprabi
gurbet
ġariblıḳ
gücenmek
ilen-, irin-, iriglen-
gücü yetmek
erked-
gücü yetmeyen
‘aciz
güç
alp, berk, erk, artuḳluḳ, erkliglik, ‘izz, barlıḳ, düşvar
güç saymak
emgeksin-
güçlü
erklig, erdemlig, azıġlıġ, berklig, bileklig
güçlük
emgek, düşvarlıḳ
güçlük çıkarmak
düşvar
güçsüz
erksiz, alaŋ
güçsüz düşürmek
alŋatdur-
güçsüzlük
‘acizlıḳ, erksizlik
gül
gül
gül şekeri
cülengbin
gülden yapılan şekerli macun
cülengbin
güler yüzlü
açuḳ
gün
adırt
gün batısı
batsık
günah
irinçü, fısḳ
günahımı bağışla
hirza
günahkâr
fasıḳ, irinçülüg, bibakler
günahlı
buyansız, irinçülüg
günahsız
arıġ
güneşin battığı yer
batar
güney
biriye
güneyde
biriye
gürüldeyerek akmak
eŋreş-
gürültü
çoġ
gürültüyle saldırmak
çoġıla-
gürz
çomaḳ
güvence vermek
aman
güvende
esen, imin, inçlig
güvenilir
bütün, imin, emin
güvenilirlik
bütünlük, emanet
güvenilmez
bütünsüz
güvenle bırakılan şey
emanet
güvenli
eseŋülüg
güvenlik
iminlik, aman
güvenmek
büt-, işen-
güz
hazan
güzel
eḍgü, ḫoş
güzel göstermek
beze-
güzel kokulu sandal
çıntan
güzelce
edgüti
güzellik
edgülüg, cėmal

Karşılıklar, derlem bağlamlarından yazılmış tanımlardan alınır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Aynı Türkçe karşılığı paylaşan sözcüklerin anlamları çoğunlukla ayrıntıda ayrılır; madde sayfasındaki tanıkları okuyun.