İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı Türkçesi · 7.–14. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · ters sözlük

Ters sözlük

Türkçe bir anlam yazın; o anlamı karşılayan Eski Türkçe ve Karahanlı Türkçesi madde başlarını bulun. Dizin, sözlük tanımlarındaki karşılıklardan kurulur (4.105 Türkçe karşılık, 2.552 tanımlı madde); sözlük ilerledikçe kendiliğinden genişler.

En çok karşılığı olan kavramlar

Bu Türkçe kavramlar, derlemde birden çok sözcükle karşılanıyor: eş ve yakın anlamlılar, dönemlere ya da eserlere göre değişen sözcükler.

“e” ile başlayan 222 Türkçe karşılık

ebedî
cavidane, bengü, abamuluġ
ebedîlik
cavidanelıḳ, ḫulud
ebedîlik günü
ḫulud
ebediyen
apamu
ecdat
ata, apa
ecel
ecel
eceli gelmeden
ecelsiz
edebiyatçı
ėdib
edep
edeb
edep yeri
ferc
edinmek
al-, anun-, alın-
edip
ėdib
ediz boyu
eḍiz
efendi
beg, erklig, ėge
efendilik
iḍilik
efrasiyab
efrasiyab
efsun
arvış
efsuncu
afsunçı
efsunlu
arvıslıġ
egemen
erklig
egemen koşul
erksin-
egemen olmak
erksin-, erklen-
egemenlik
erksinmek, erkliglik
egemenlik altına almak
egirt-
eğer
birök, eger, apaŋ
eğer jñānaprasthāna’ya dayanırsa
inyanaparasdan
eğilim
erig
eğilimli
aşaylıg
eğilmek
emit-, egil-, bükül-, eŋid-
eğip yere indirmek
ildür-
eğirmek
egir-, eŋir-
eğlence
erej, awınç, ėlinçü, badram
eğlence konusu
füsus
eğlenmeden
dirėngsiz
eğlenmek
awın-, dereŋ, ilinçüle-, ėlükle-
eğmek
eg-, eŋit-
eğri
egri, evrik
eğrilik
egrilik
eğrilmek
egril-
eğrilmiş iplik
egirik
ehil
ehl
ek-fiil
er-
ekilmiş ürün
ekin
ekin
ekin
eklenmek
asıl-
ekmek
etmek, ek-
ekottara
ėka’udar
ekottarāgama
ėka’udar
eksik
egsük, eksük, bıçuḳ
eksik bırakmak
egsüt-
eksikli
egsüklüg
eksiklik
egsük, ‘ayb, buŋ, irük, baça, irüklük
eksiksiz
bütün, büdürü, egsüksüz, baçasız, eksüksüz, irüksüz
eksilmek
eksü-, iril-, egsü-
eksiltilmek
eksütül-
eksiltmek
eksüt-, azud-, egsüd-, egsüt-
el
elig, adnaġu
el açıklığı
cud
el altındakiler
asraḳı
el ayası
aya
el koymak
basın-
el sıkışmak
eligleş-
el tutuşmak
alış-
el üstünde tutmak
aya
el yazısı
ḫat
elāpattra
ilaptri
elbette
bütünlükin, her-ayine, ayine
elçi
ėlçi
elde edilen şey
bulunç
elde etmek
bul-
elden çıkarmadan
idtür-
ele geçirmek
al-, aç-, bulna-, elikle-
ele geçmek
bulul-
eli açık
aḳı
eli olan
ėliglig
eli sıkı
baḫıl, çırġuy
elinde olmayan
erksiz
elinden bir şey gelmeyen
‘aciz
elinden kaçıp kurtulmak
‘aciz
ellerinizin sahip olduğu
elig
elli
ėliglig, elig
elteber
ėlteber
emanet
emanet
emaneti senden soracak
ayıt-
emek
iş, emgek
emek vermek
emge-
emel
ėmėl
emin
imin, emin
emir
buyruḳ, ferman, emr, emir
emmek
em-
emniyet
iminlik, aman
emretmek
fermanla-, buyur-
emrolunmak
fermanlan-
emzikli kadın
emüzgen
emzirmek
emüz-
en
eŋ, aŋ, en, ėn
en alt
astınraḳ
en aşağı sınıftan kişi
çantal
en azından
aŋmıntın
en başta
aşnu, aŋ’başlayu
en baştaki
aŋ’başlayu
en değerli şey
erdini
en düşkün
aşaġaraḳ
en ilk
aŋ’ilki
en iyisi
eḍgürek
en önce
ilki
en parlak altın
çambunat
en saf
çambunat
en son
aŋkėn
en sonra
aŋkėn
en sonunda
aḫır
engel
ada
engin
alḳıġ
enli
énlig
er
er
erdem
eḍgü, erdem, buyan, fazl, hünėr, fazilėt
erdemlerin biri
çaḫşapat
erdemli
buyanlıġ, edgülüg, erdemlig, hünėrlig
erdemli kişi
fazıl
erdemsiz
buyansız, erdemsiz
erguvan
erġuvan
erguvan rengi
erġuvan
erimek
erüş-
erişmek
bul-
eriştirmek
buldur-, ėrgür-
eritmek
ėrgür-
erk
erk, erkliglik
erkeç
erkeç
erkek
er, erkek
erkek deve
buġra
erkek keçi
erkeç
erkek ve dişi takımı
cüft
erkeklik
erlik
erken
erte
erler
eren
erlik
erlik
ermiş
arhant, arji, erji
ermiş rahibe
arġantanç
erzak
aşlıḳ
esef etmek
esirke-
esen
inç, esen, adasız, ênçgülüg, eseŋülüg, inçlig
esenleşmek
esenleş-
esenlik
inç, énç, esenlik, inçlik, iminlik, eseŋü, ėnçgü, inçkü
esenlik dileği
esenlik, eseŋü
esenlik içinde
adasız
esenlik içinde olma
esenlik
esenlikli
inçkülüg
eser
eser
eser adının parçası
ḫarday
esinti
esin
esir
bulun, esir
esirgemek
aya-, esirke-
esirgemeyen
esirgençsiz
esirgeyen
esir
esirgeyici
baġırsaḳ
eski
evvelḳı, aşnuḳı, eski
eski bez parçası
çöprek
eskiden
ilki
eskiler
evvelḳı
eskimek
eskir-
esmek
es-
esnemek
esne-
esrik
esrük
esrimek
esür-
esritmek
esürt-
eş
cüft, ėş, işi, ewlik, abınçu, ataşıḳ
eş olacak
eşilik
eş olarak vermek
cüftlendür-
eşek
eşek
eşik
işik
eşit
adırtsız, beraber, adruḳsuz
eşlik eden
birleki
eşsiz
aġlaḳ, bulunçsuz, eşsiz, anopami, atuli, bedi‘, ikintisiz
eşya
ed
et
et
et yiyen
adavaki
etek
etek
etken neden
erksin-
etkinlik
işle-
etlenmek
etlen-
etli
etlig
etmek
ėt-
etrafını sarmak
egre-
etsiz
etsiz
ev
ev, barḳ
ev bark
ev, barḳ
ev bark sahibi etmek
eble-
ev halkı
‘ayal, beyt
ev sahibi
evçi, evinlig
ev sahibi olan
evlig
ev sahibi tüccar
bayaġut
ev’ sahibi
ewlik
eve
barḳlıġ
eve doğru
ebġarü
evet
ari
evini barkını
barḳın
evlat
‘ayal
evlendirmek
baġla-, cüftlendür-, eble-
evlenmiş
ewlik
evli
ewlik, begli, evinlig, evlig
evren
‘alem
ey
ay, ey, aya
ey tanrı
ḫudaya
ey tanrım
ilahi
ey yavrum
botu
eyerlemek
eḍerle-
eyersiz
eḍersiz
eylem
iş, ‘amel
eyüp peygamber
eyyub
eyvah
diriġa, auu
ezel
ezel
ezelî
ilkisiz, başlaġsız
ezelî takdir
ezel
ezgenti kadız
ezgenti
ezilmek
basıḳ-, basın-
eziyet
cefa, cėvr, azar, eza
eziyet eden
cefaçı, cefalıġ, emgetgüçi
eziyet etmek
cefa, emget-, emged-, irintür-, azarla-
eziyet etmeyen
emget-, cefasız
eziyet görmek
emgetil-
ezmek
basıt-
ezrua
ezrua

Karşılıklar, derlem bağlamlarından yazılmış tanımlardan alınır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Aynı Türkçe karşılığı paylaşan sözcüklerin anlamları çoğunlukla ayrıntıda ayrılır; madde sayfasındaki tanıkları okuyun.