İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · ters sözlük

Ters sözlük

Türkçe bir anlam yazın; o anlamı karşılayan Eski Türkçe ve Karahanlı Türkçesi madde başlarını bulun. Dizin, sözlük tanımlarındaki karşılıklardan kurulur (4.105 Türkçe karşılık, 2.552 tanımlı madde); sözlük ilerledikçe kendiliğinden genişler.

En çok karşılığı olan kavramlar

Bu Türkçe kavramlar, derlemde birden çok sözcükle karşılanıyor: eş ve yakın anlamlılar, dönemlere ya da eserlere göre değişen sözcükler.

“i” ile başlayan 232 Türkçe karşılık

ibadet
‘ibadet
ibare
‘ibaret
iblis
iblis
ibrahim peygamber
ibrahim
ibranice
‘ibri
ibret
‘ibret
icabet
icabet
icra etmek
etiz-
iç
iç
iç halk
içreki
iç içe geçmek
arḳaş-
iç organlar
içegü
iç yanması
hasrėt
içecek
içgü
içen
içgüçi
içeri
iç
içeri almak
içger-
içeride
içre
içerideki
içreki
içilecek şey
içim
içim dışım
içim
içinde
içinde, ara, iç, içre
içindeki
içinde
içinden
iç
içine
iç
içine almak
içger-
içine batılan
badġuluḳ
içine girmek
içik-
içirmek
içür-
içki içen
içgüçi
içli dışlı
içrek
içmek
iç-
içre
içre
içten
bütün, isig, açın-, açuḳ
içtenliksiz
bütünsüz
iddet
‘iddet
iddia
da‘vi
idol
but
idris peygamber
idris
ifade
‘ibaret
iffet
arıġlıḳ
iffetli
arıġ
iftira
çasut, aġançu
ihlaslı
ḫalis
ihmal etmek
ermegür-, egsüt-
ihsan
açıġ, fazl, artuḳluḳ, ‘ata, ihsan
ihtişam
çoġ
ihtişamlı
çoġluġ
ihtiyaç
hacet
ihtiyar
awıç
ihtiyarlık
awuçġalıḳ
iki
iki, ėki, ekin
iki birlikte
ikegü
iki dünya
ajun
iki kat
ança
iki kat yapmak
ikidür-
iki yüzlü
ala
ikinci
ikinti, ėkinti, ikinçi, ikinç
ikinci kez
ikileyü, ikile
ikinci olarak
ėkinti
ikinci türk kağanlığı’nın kurucusu
ėltėriş
ikincisi olmayan
ikintisiz
ikircimsiz
ėkişiksiz
ikisi
ikigü, ekin, ikegü
ikisi arasında
iki, ekin
ikişer
ikirer
ikişer ikişer
iki
iktidar
devlet
il
ėl
il sahibi olmak
ėlle-
ilaç
em, daru, dėrman
ilaç veren
emçi
ilaçsız
emsiz
ilah
ilah
ilahi elçi
burḫan
ilbilge hatun
ėlbilge
ileri
ilgerü
iletmek
ėlt-
ili olan
ėllig
ilim
‘ilm
ilişiksiz
iliksiz
ilişki kesme
bizarlıḳ
ilişkisini kesmiş
bizar
ilişmek
il-, bal-
ilk
ilki, aŋ’başlayu, başdınḳı, evvel, ilk
ilk kadın
ḫava
ilk olarak
aşnu, aŋ’başlayu, ilkin
ilk önce
aşnu
ilsiz bırakmak
ėlsiret-
iltiriş kağan
ėltėriş
ilyas peygamber
ilyas
ilyas ve ona uyanlar
ilyaslıġ
iman
din, iman
iman etmek
bit-
imkân
artuḳluḳ, barlıḳ
imran
‘imran
in
in
inanç
iman, i‘tiḳad
inanç yolu
din
inanmak
bit-, büt-
inatçı
arḳuḳ, da‘viçi
inayet
‘inayet
ince
inçge
ince dal
çıbıḳ
ince ipek
çuz
incelenmek
adırtlan-
inci
gevher
incil
incil
incinmek
iril-, aġrı-
incitme
azar
incitmek
cefa, açıt-, bert-, aġrıt-, azarla-
incitmeyen
cefasız
indirilmek
indrül-
indirmek
indür-, ildür-
inek
iŋėk
inel kağan
inel
infak
hezine
infak etmek
hezine
iniş
batıḳ, iniş
inkâr
inkar
inlemek
eŋir-
inmek
in-, ėn-, il-
insaf
insaf
insan
ademi
insan olmayan varlık
amanuji
insan olmayan varlıklar
ermezli
insanlar
at, ḫalḳ, ḫalayıḳ
insanların yaşadığı güney kıtası
çambudvip
insanların yaşadığı yer
ajun
inziva yeri
aran
ip
baġ
ipek
aġı, aġış, ḫarir
ipek kumaş
atlas
ipekli kumaş
barçın, ḫarir, işgiti
iradesiz
erksiz
iradi egemenlik
erk
iran efsanevi hükümdarı
feridun
irin
iriŋ
irkilerek
beliriklep, belirtlep
irkilme
beliŋ
irkilmek
beliŋle-
irkin
irkin
irtiş ırmağı
ertiş
isa peygamber
‘isa
ise
amma
ishak peygamber
ishaḳ
isim
at, ad
islam
islam
islam öncesi bilgisizlik çağı
cahiliyyet
ismail peygamber
isma‘il
israfil
israfil
israil
isra’il
israiloğulları
isra’il
istek
arzu, almır
istemek
arzu, ayıd-, arzula-, isde-
istemeyerek
erksiz
isteyerek ya da istemeyerek
erklig
iśvara
işvarė
isyan
boynaġuluḳ
isyankâr
‘asi
iş
iş, ‘amel, fi‘l
iş gördürmek
işlet-
iş gören
işlig, işçi
iş görmek
işle-
iş yöneten
ayġuçı
işaret
belgü, işaret, beçkem
işaret etmek
imle-
işe tutma
işlik
işe yaramaz
işsiz, bolumsuz
işi olan
işlig
işi yoluna koyabilmek
itü-
işi yolunda gitmek
edik-
işitilmek
eşidil-
işitmek
eşit-
işittirmek
eşittür-
işkenceci
emgetgüçi
işlemek
işle-
işleri yürüten görevli
‘amil
işletmek
işlet-
işlev
işle-
işlevli
işlig
işlevsiz
işsiz
işsiz
işsiz
işte
emdi, ha
işte böyle
andaġuḳ
iştemi kağan
iştemi
itaat etmek
boyun, eg-
itaatsiz
‘asi
itibar
ayaġ, aġırlıḳ, cah
itibarı artmak
aġ-
itibarlı
ayaġlıġ, aġarlag, agırlıg
itikat
i‘tiḳad
itil ırmağı
etil
itilip kakılmak
çertil-
itiraf etmek
aç-, bilin-, açın-
itiraz eden
çodakė
itiraz sözleri
çodakė
ivmek
iw-
iye
iḍi, ėge
iyi
eḍgü
iyi ad kazanmak
atan-
iyi alametli
irülüg
iyi bakmak
eḍle-
iyi çağ’a ait
bdraklpiki
iyi dostlarım
iglilerim
iyi eylem
eḍgü
iyi geçinmek
eḍgüleş-
iyi iş
eḍgülük
iyi niyetli
aşaylıg
iyi olan şey
eḍgü
iyice
edgüti, aşru
iyice düşünmek
bışur-
iyice düşünüp taşınmak
bögün-
iyidir
eḍgü
iyileşmek
büt-, edik-
iyileştirmek
ėt-, emle-
iyilik
eḍgü, eḍgülük, edgülüg, ḫayr, birr, ihsan
iyilik eden
işlig
iyilik etmek
eḍgülük
iyilik kökü
eḍgülük
iyilikçi dost
eḍgü
iyilikli
edgülüg
iyilikseverlik
baġırsaḳlıḳ
iz
belgü, iz, eser
iz sürmek
izle-
izgil
izgil
izin
boş, destur, boşuş
izin istemek
destur
izin vermek
bėr-, destur
izinden gitmek
izle-
izlemek
eḍer-, ir-
izzet
‘izzet

Karşılıklar, derlem bağlamlarından yazılmış tanımlardan alınır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Aynı Türkçe karşılığı paylaşan sözcüklerin anlamları çoğunlukla ayrıntıda ayrılır; madde sayfasındaki tanıkları okuyun.